Bilecik’te Kur’an Kursu Öğreticilerine seminer verildi
20 Eylül Cumartesi günü Şeyh Edebali Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen seminere İlçe Gölpazarı İlçe Müftüsünün yanı sıra çok sayıda Kur’an Kursu Öğreticisi katıldı.
 
Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan seminerde, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Kur'an Kurslarının açılışı münasebetiyle yayımladığı mesajı okundu.
Bismillahirrahmanirrahim
“Bizleri yoktan var eden, varlığından haberdar eden, Kerim bir Kitab lütfederek hidayet yolunu gösteren ve din-i mübin-i İslâm’a hizmet etme şerefini bahşeden Yüce Rabbimize sonsuz hamd ü senalar olsun. Hz. Âdem’den Hz. Muhammed Mustafa’ya (sas) kadar insanlığı aydınlatan bütün kutlu rehberlere sonsuz salat ve selâm olsun.

Kıymetli Kur’an Öğrencileri,
Sevgili Peygamberimiz (sas) bir hutbesinde şöyle demişti: “Sözlerin en doğrusu, Allah’ın kelâmı; rehberliğin en güzeli ise Muhammed’in rehberliğidir.” Sizler, Başkanlığımıza bağlı Kur’an kurslarımıza Allah’ın kelâmı olan Kur’an’ı öğrenmek, okumak ve anlamak, ayrıca O’nun Son Elçisi Hz. Muhammed’in (sas) rehberliğinde daha bilgili, bilinçli ve huzurlu birer Müslüman olmak amacıyla teşrif ediyorsunuz. Bu değerli amacı gerçekleştirebilmek için Kur’an eğitiminin yanı sıra iman ve ibadet dünyamıza dair temel dinî bilgiler, insanî ve ahlâkî erdemler, Sevgili Peygamberimizin örnek hayatı gibi dersler görecek, dinî danışmanlık ve manevî rehberlik hizmetlerimizden faydalanacaksınız. Zira Diyanet İşleri Başkanlığı olarak Kur’an kurslarında yürüttüğümüz çalışmaların gayesi hem çocuk, genç, yaşlı demeden beşikten mezara kadar ilim öğrenme arzusunda olan vatandaşlarımızın din hakkında doğru ve sağlıklı bilgi edinmelerini temin etmek hem de yanlış telkinlere maruz kalmadan toplumla barışık iyi birer insan olmaları için ihtiyaç duydukları dinî rehberliği sunmaktır.
Değerli Öğrenciler,
Bizler de sizlerle birlikte Kur’an kurslarımızın açılış heyecanını yaşıyoruz. Bu heyecan, âlemlere rahmet olarak gönderilen Sevgili Peygamberimizin (sas) “Sizin en hayırlınız Kur’an’ı öğrenen ve öğreteninizdir.” müjdesine nail olmayı ümit etmekten kaynaklanıyor. Kur’an öğretimi, din eğitiminin en temel unsurlarından olup, hem öğreten hem de öğrenen için mukaddes bir yolculuktur. Zira Kur’an-ı Kerim bize, her şeyden önce Rabbimizi öğreten, var oluş sebebimizi, nereden gelip nereye gideceğimizi bildiren, Rabbimizle, kendimizle, diğer insanlarla ve içinde yaşadığımız kâinatla ilişkilerimizi düzenleyen, tabiatta var olan her varlığı anlamlı kılan, hayatın boş ve anlamsız olmadığını ortaya koyan bir kitaptır. Kur’an’ı öğrenmek, ezberlemek, anlamak ve hayatınızı anlamlandırmak için çıkmış olduğunuz ilim yolculuğunuzun hayırlarla sonuçlanmasını diliyor, sizleri bu ulvî tercihinizden dolayı tebrik ediyorum. Dünya ve ahiret mutluluğunu kazanmayı yegâne amaç edinen kimseler olarak, din görevlilerimizden ve Kur’an kursu öğreticilerimizden azami istifade edeceğinizi, hayatınızın en anlamlı zamanlarını kurslarımızda geçireceğinizi ümit ediyorum.
Değerli Meslektaşlarım,
Bizler Kur’an’ın hadimleri olma yolunda Resûl-i Ekrem’in (sas) mirasçılarıyız. Bu mirası, ona talip olan gönüllülere ulaştırma görevi sizlerindir. Böyle bir görev, değeri ölçüsünde büyük bir azim, gayret ve sabır beklemektedir. Unutmayınız ki, sizler kursunuza adım atan herkes için manevi bir rehbersiniz. Temsil ettiğiniz makam ve yüklendiğiniz misyon ile tutarlılık içinde olmalısınız. Zorlandığınız ve yorulduğunuz zamanlarda nebevî usul sizlere ışık tutacak, ümit olacaktır. İslam’ın hikmet ve hakikat dünyasını öğretmekle mükellef olan sizler, değişen ve gelişen şartları da dikkate alarak önce kendinizi geliştirmeli, dilinizi ve üslubunuzu yeniden gözden geçirmeli, gönül dilini ihmal etmeden ve hakikat çizgisinden ayrılmadan görevinize sarılmalısınız. Eğitim-öğretim dönemlerinin başlangıcı, sizler için tekrarın değil, yenilenmenin ilk adımı olmalıdır.
Kur’an kurslarımızın açılışı vesilesiyle bütün öğrencilerimize ve öğreticilerimize Allah’tan muvaffakıyetler diliyor, yeni eğitim-öğretim yılının hayırlara vesile olmasını niyaz ediyorum.”
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Kur'an Kurslarının açılışı münasebetiyle yayımladığı mesajın okunmasından sonra Başkanlık Vaizi Süleyman Duman kürsüde yerini aldı.
 
Eğitim öğretim yılımız hayırlı olsun. Hayırlı ve mübarek geçsin diyerek konuşmasına başlayan Başkanlık Vaizi Duman, Bilecik’te yapılan çalışmalarla ilgili bilgi edindiğini bildirerek;Her alanda olduğu gibi Bilecik’te hanımlara yönelik faaliyetlerin çok önde olduğunu, çok ileri gittiğini, en küçük beldelerimizde bile Kur’an kursu açıldığını gördük. Din öğretimine hanımlarımızın ne kadar hassas olduğunu gördük. Darısı erkek öğretmenlerimizin, erkek cemaatimizin, erkek kurslarımızın başına. O konuda da önemli sinyaller aldık, önümüzdeki günlerde güzel gelişmeler olacağını öğrendik
 
Konuşmasında eğitime vurgu yapan Duman;Eğitimde geç kalmak diye bir şey yok. Ama bulunduğumuz yerden devraldığımız sorumluluğu gereğince yerine getirebiliyorsak, onu olması gerektiği gibi yapmaya çalışıyorsak, bu konuda samimiyetle, çağdaş eğitim yöntemlerini de kullanarak, samimiyetle halis niyetlerle bu işi yürüttüğümüz takdirde başarılı olmamak diye bir durum söz konusu değil. Başarı arkasından gelecektir inşallah. Bizler şu anda gördüğümüz tabloyu; birbirimize destek olarak, tecrübelerimizi paylaşarak, sıkıntıya düştüğümüz yerlerde daha tecrübeli arkadaşlarımızla istişare ederek, yetkililerle istişare ederek daha iyiyi daha güzeli elde etmek durumundayız.
Bunun için de hiçbir engelimiz yok diye düşünüyorum. Ben hepinizin kendi alanında seçilerek bu işi üstlendiğiniz için bu işin ehli olduğunuzu düşünüyorum. Sizler de böyle düşünün. Her gün mükemmeli yapmak, kendimizi geliştirmek için iki türlü çaba sarfedececeğiz. Bir taraftan öğrencilerimizi mükemmel bir şekilde yetiştirirken, kendimizi de yeterli görmeyerek sürekli yenilemek, sürekli kendimizi daha güzel vasıflarla, bilgilerle donatmak durumundayız. Dinimiz bize bunu söylüyor. Eğitim beşikten mezara kadar. Eğitimin yaşı, çağı yok. Tabiki eğitimin kalıcı olması için ilkokul, ortaokul eğitim dönemleri çok önemli ama bize gelen her insana aynı gayreti göstermek, onların ihtiyaçlarına cevap vermek görevimiz. " şeklinde konuştu

Toplumda her kesimin, her meslek erbabının üzerine düşen görevlerin olduğuna vurgu yapan Duman; "Herkesin kendine göre hizmeti önemlidir. Onu iyi yapmak durumundadır. Ama bizimki Kur'an hizmetidir. Allah yoluna insanları davet hizmetidir. İşin manevi yönü uhdevi yönü olmayan birşey. Herşey maddi yönü ile birlikte manevi yönü ile ele alındığında Allah rızası, insana saygı boyutuyla ele alındığında zannediyorum bizim yaptığımız işin ötekilerden daha ayrıcalıklı bir iş olduğunu hepiniz takdir edersiniz. " ifadelerini kullandı.
        
Başkanlık Vaizi Süleyman Duman konuşmasını şöyle sürdürdü; "Şimdiki nesiller şanslı. İmam Hatiplerimizin her gün sayısı artıyor. Yıllarca uğraşıp yapamadığımız şeyler son zamanlarda yapılıyor. Ben Diyanet İşleri Başkanlığı'nda Hukuk Müşaviri olduğumuz zamanlarda aylarca yıllarca kanun yazdık. Normal liselerimizde de peygamberimizin hayatı okunsun, Kur'an-ı Kerim dersleri okutulsun, isteyenlere takviye din dersleri verilsin, biz bunları defalarca yazdık. Yönetmeliklerini hazırladık bugünlere nasipmiş. Madem ki velilerimiz çocuklarını bizlere teslim ediyorlarsa onları iyi eğitmemiz lazım. Onları ilahi mesajın eğitim anlayışıyla, peygamberimizin terbiye ve eğitim anlayışıyla yetiştirmek durumundayız. Hep empati yapmamız lazım. Ben veliyim, çocuğumu alıp öğretmene teslim ediyorum. Ondan nasıl bir eğitim vermesini istiyorsam, öyle bir eğitim vermeliyim. Şiddete dayalı bir eğitim vermesini ister miyim? Hayır istemem. Azarlamasını, kötü söz söylemesini istemem. O halde biz eğitimciler olarak çocuklarımıza da bize teslim edilen yavrularımıza da nasıl eğitmenlik yapılması gerekiyorsa, nasıl öğretmenlik yapılması gerekiyorsa öyle yapmalıyız. Çünkü onlar bizim çocuklarımız. Empati çok önemli
        
Hem eğitim hem ahlak bakımından düşünmemiz lazım. Günümüzde eğitimin ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Daha anasınıflarına veriliyor, daha öncesi dönemlerde veriliyor. Özel dersler aldırılıyor. Daha sonra da öğretmeni soruşturuyor veliler. Okullarda kameralar var, veliler oradan görüyor. Öğretmen öğrenciye nasıl davranıyor? Öğrenciler ne yapıyor? Bu kadar önemli bir husus. Eğitim ne kadar önemli olduğunu vurgulamak için bunları söylüyoruz. Bize teslim edilen çocuklarımızı çok iyi hazırlayalım. Madem insan diyoruz, peygamberimiz diyoruz, onların şahsiyetlerini kimliklerini, doğru dürüst tek yüzlü güzel insanlar olarak yetiştirelim istiyoruz. Bu konuda hassasiyet göstermemiz gerekiyor. " dedi
        
KUR'AN-I KERİM EĞİTİMCİLERİN İLKESİNİ SÖYLÜYOR
        

Konuşmalarını Ayet ve hadislerle süsleyen Başkanlık Vaizi Süleyman Duman, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez'in Kur'an Kursu eğiticilerine mesajları olduğunu belirterek, eğiticilerin mesajları tekrar tekrar okumasını istedi. "Bu mesajları tekrar tekrar okuyalım. Kendimize ilke haline getirelim. Bu mesaj sürekli önümüzde dursun." dedi
        
Başkanlık Vaizi Durmaz, kendisini de öğretmenlik yaptığını, eğitimci olduğunu söylerken; "Yaptığımız işe çok önem vereceğiz. Alelade bir meslek değil, eğitim çok önemli bir meslek. Kendimizi sürekli yenileyeceğiz. Öğrenciler hiç unutmuyorlar. Nasıl bir öğretmen gördüklerini sürekli hatırlıyorlar. Onun için sözlerimizle, davranışlarımızla sevecenliğimizle, şefkatimizle Kur'an-ı Kerim eğitimcilerin ilkesini söylüyor. 'Allah'ın rahmeti sayesinde sen ashabına, arkadaşlarına, o insanlara çok güzel davrandın. Çok yumuşak, sevecen davrandın. Eğer sen katı kalpli olsaydın, sert olsaydın, onları etrafında tutamazdın, dağılır giderlerdi. Sana güvenmezler, söylediklerine değer vermezlerdi.' ilkeniz sürekli bu olmalı
        
EN ÖNEMLİ PRENSİP KOLAYLAŞTIRICI
        

Eğitimle ilgili en önemli konulardan birinin kolaylaştırıcı olmak olduğunu söyleyen Duman; "İşin kolayını bulalım, zorlaştırmayalım. Aferin demekle dilimiz aşınmaz. Ama ben kendi öğretmenliğimde de gördüm. Sanki 'aferin yavrum' dese, bir not fazla verse fakirleşecek. Aferin diyelim, maşallah diyelim, ödüllendirelim, kolaylaştıralım. Modern eğitimin bundan kolay şartı yok. Modern eğitimde ileri gitmiş ülkeler bunu uyguladığı için ileri gidiyorlar. Nedir? Öğretmek. Kaidesince öğretmek. Ama kolaylaştırarak öğretmek, sevecen öğretmek. Nefret ettirmeyin." İfadelerinden sonra "Ben sizlere güveniyorum. Hepinizin içinde azim var. Gözlerinizden bu konudaki çabanızı, gayretinizi hissediyorum. Hergün daha büyük bir aşkla, çaba göstererek çalışarak bu işi başaracağız. Toplum bizden güzel şeyler bekliyor. Biz de toplumumuza beklediği güzel şeyleri vereceğiz. Eğitim öğretim yılımız hayırlı uğrulu olsun. Allah hepimize hem bu dünyada, hem öteki dünyada iyilikler güzellikler versin.”
Diyerek sözlerine son verdi.

KUR'AN-I KERİM; BEREKETTİR, BOLLUKTUR, HUZURDUR
Diyanet İşleri Başkanlığı Vaizi Süleyman Doğan'ın konuşmasının ardından Bilecik İl Müftüsü Necati Akkuş kürsüde yerini aldı.
Müftü Akkuş sözlerine Arif Nihat Asya'nın;
Besmele, ekmeğimizin bereketiydi; 
İki dünyada aziz ümmet, 
Muhammed ümmetiydi...

Konsun – yine - pervazlara 
Güvercinler, 
“hu hu” lara karışsın 
Aminler, 
Mübarek akşamdır; 
Gelin ey fatihalar, yasinler...

 
Dizeleri ile başlarken, birbirinden önemli konulara dikkat çekti
        
“Müftü Akkuş; "Kur'an berekettir, bolluktur, huzurdur, refahtır. "derken; Kur'an eğitiminin önemine vurgu yaptı. Yüzde 99'u Müslüman olan ülkemizde Kur'an-ı Kerim okuma oranının da bu oranlarda olması gerektiğini söyleyen Müftü Akkuş; "Kur'an okuma oranı yüzde 99 olmalı. Niye? Çünkü her birimiz Müslüman evladıyız. Rabbimize ihtiyacımız var. Ancak ondan yardım istiyoruz. Ondan yardım istersek onun bize gönderdiği kelamı ile konuşmak isteriz. Kur'an okumak 'Rabbi ile konuşmak' demektir. Arzu ederiz ki her bir Müslüman kardeşimiz Rabbi ile doğrudan doğruya konuşsun. Kur'an Allah'ın kelamıdır. Bu münasebetle arzum odur ki Bilecik'te bizim misyonumuz bu olmalıdır. "
Müftü Akkuş şöyle devam etti; "Birinci derecede hedefimiz en az 100 nüfusu olan her köyde bir Kur'an kursumuz olmalı. 100 nüfusu bulunduran her köyde, her mahallede, her beldede bir Kur'an kursumuz olmalı. 50 hanımefendi varsa bir hocamızın ders vermesi gerekir. Artık çok daha iyi anlaşıldı ki şu son dönemlerde şu memlekette vefat edip Huzur-u İlahi'ye vardığında 'Besmeleden habersiz' olduğundan dolayı Rabbi karşısında mahçup olan erkek, kadın, yaşlı, genç kim varsa; her birinin sorumluluğu artık bizim üzerimizdedir. Bu vebali bizden başka taşıyan kimse yoktur
Bunun bilincine şuuruna varmalıyız. Allah-u Teala'nın huzuruna vardığında 'Besmeleden habersiz' olduğundan dolayı mahbup olacak, yüzü kızaracak, azarlanacak, cazalandırılacak her kişinin vebali bizim üzerimizedir. Bizim hedefimiz mümin kardeşlerimizin en az %99'unun Kur'an okur olmasıdır. Besmelenin içini doldurmak gerekirse; Kur'an okumanın yanında ahlaki değerlere sahip olması, milli manevi değerlere sahip olması, ibadetini, iman esaslarını bilmesi, kalbinde tereddüt olmaması, samimi, şuurlu, dosdoğru bir Müslüman olması besmeledir. Besmele bizim ekmeğimizin bereketidir. Anadolu'da bir laf var; kıran, döken, yaramaz olan çocuklara 'Besmelesiz' derler. Çünkü besmeleden haberi olan Allah'tan haberi olur, kendinden, büyüğünden, küçüğünden haberi olur. Milletinden, vatanından, devletinden, bayrağından haberi olur. Besmele'den haberi olanın hayır adına her şeyden haberi olur ve Şer'den uzaklaşır. Bizim asıl misyonumuz budur. İnsanımızı besmele ile tanıştırmak. Besmele ile bu şekilde barıştırmak, yeniden besmele ile buluşturmaktır. Bu noktada bütün kardeşlerimizin, Kur'an Kursu öğreticisi olarak burada bulunan hanımefendilerimizin misyonu böyle olacak. Rabbinin huzuruna besmelesiz giden herkesin hakkı bizim üzerimizde. 7'den 70'e her bir kişinin hakkı ve sorumluluğu var.
" diyerek sözlerine son verdi.

Soru cevap bölümü ile seminer sona erdi.
 
 
 

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
fahri kkö 2 yıl önce

Yorumunuz hocam allah razı olsun nede güzel ifade ettiniz kuran öğrenimini öğretimini çıktığımız bu yolda allah bizleri hakkıyla öğreten öğrenenlerden etsin hınıslı