Yaratılmışların en üstünü ve en düzgünü olan insan sorumsuz değildir. O, canlılar alemine başıboş ve gelişi güzel bir şekilde terk edilmemiştir. Mes'uliyetini idrak edebilecek üstün meziyetlerle donatılan yegane canlının insan olduğunu görmekteyiz. İlahi mesajlar ve nebevi tavsiyeler inanın sorumluluğunu belirgin müeyyidelerle ortaya koymaktadır. Her insan reşitlik çağından vefat edinceye dek bütün davranışlarının hesabını sonsuz kudret sahibi olan Allah Teala'ya vermek zorundadır. Sorumlu bireyin çevresinde bulunan varlıklardan öncelikli olarak korunması gereken suyu, toprağı, havayı ve enerjiyi izah etmeye çalışalım.
        
İlahi nizamın en temel unsuru, varlık aleminin cevheri ve canlıların hayat kaynağı olan sudur. Kur'an-ı Kerim'de yüce Allah: "Biz her canlıyı sudan yarattık." (Enbiya 30) buyurmaktadır. O halde ekolojik dengenin korunması için suyun çok iyi muhafaza edilmesi gerekir. Akarsuların, derelerin, nehirlerin ve denizlerin kirlenmesi aynı zamanda tüm canlılara yönelik bir kirlenmedir.
      
Yüce Rabbimiz her şeyi insanın hizmetine sunmuştur. "Yeryüzünü size boyun eğdiren O'dur. Şu halde yerin omuzlarında dolaşın ve Allah'ın rızkından yiyin. Dönüş ancak O'nadır." (Mülk 15) "O,geceyi, gündüzü,güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi.Yeryüzünde rengarenk şeyleri de sizin için yaratmıştır." (Nahl 12-13) "Doğrusu biz sizi yeryüzüne yerleştirdik ve orada size geçim vasıtaları verdik.Ne kadar da az şükrediyorsunuz." (A'raf 10) Şayet daha sağlıklı, daha rahat ve daha huzurlu bir ortamda yaşamak istiyorsak, geçimimizi sağladığımız toprağı korumamız lazımdır. Üzerinde gezindiğimiz toprağın halk dilinde 'toprak ana' diye isimlendirilmesi, toprağı muhafazaya yönelik güzel ve yerinde söylenmiş bir deyimdir.
     
Kainatta ilahi bir denge vardır. Nihayetsiz feza boşluğunda, makro alemden mikro aleme kadar akıllara durgunluk veren bu tabii dengeyi görmemek mümkün değildir. Yaratılan her şeyin ölçülü, hikmetli ve zevk-i selime uyumlu olduğunu  rahatlıkla müşahede edebilmekteyiz. Bu husus, Kur'an ayetleri ile veciz bir şekilde ifade edilmektedir. "Rabbimiz, sen bunları boşuna yaratmadın." (Al-i İmran 191) "Yeri de yaydık, ona sabit dağlar yerleştirdik ve orada ölçülü (bir biçimde) her şeyi bitirdik." (Hicr 19) Yüce Allah, biz inanan insanları sorumlu tutarak fıtri, tabii ve kevni dengeyi bozmamamızı istemektedir. "Göğü Allah yükseltti ve mizanı (dengeyi) O koydu.Sakın dengeyi bozmayın." (Rahman 7-8) "Biz her şeyi bir ölçüye göre yarattık." (Kamer 49) "Şüphesiz Allah emrini yerine getirendir. Allah her şey için bir ölçü koymuştur." (Talak 3) Şu halde asrımızın ekoloji bilginleri, Kur'an-ı Kerim'in çevre ile alakalı ölümsüz mesajlarını dikkate almadan asla faydalı ve kalıcı neticelere ulaşamazlar. Zira Kur'anın, şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da ilmi gelişmelere daima ışık tutarak yol gösterici olduğu muhakkaktır. Mukaddes kitabımızın muhtevasında, sayısız sorunların kalıcı çözümleri vardır. Böylesine ilmi gerçeklerin, ayetlerleri doğrulaması elbette inanan insanları daha çok mutlu etmektedir.
     
Muasır bilim adamlarının, çevresel konularda ciddi araştırmalar yaptığına şahit oluyoruz. Çağdaş ekoloji uzmanları da, Kur'anın ortaya koyduğu ilmi gerçeklere daha fazla yabancı kalmadan, ayetler ışığında ekolojik meselelere çözüm arama ihtiyacını hissetmelidirler.Kur'an-ı Kerim bilhassa fiziki ve biyolojik çevreden bahsederken, insanın manen, fikren ve ahlaken de temiz kalması konusunu ihmal etmez. Yüce Kitabımız bozguncuları, ifsatçıları, zalimleri ve tahripkarları yermekte; bunun yanında ıslahçıyı, imar edeni, ve hakkaniyet sahibi kimseleri  övmektedir. "Halkları salih ve ıslah edici kimseler oldukları takdirde, Rabbin zulm ile memleketleri helak etmez." (Hûd, 117) Ancak zalimlikleri sebebi ile birçok memleketin ve kavmin nasıl helak edildiğini kutsal kitabımızdan öğreniyoruz. "Andolsun ki sizden önce, peygamberler kendilerine mucizeler getirdiği halde (yalanlayıp) zulmettiklerinden dolayı nice milletleri helak ettik; zaten onlar iman edecek değillerdi. İşte biz, suçlu kavimleri böyle cezalandırırız." (Yunus, 13) "Biz nimetler içinde refahından şımarmış birçok memleketi helak etmişiz. Zaten biz, halkları zalim olmadıkça milletleri helak etmeyiz." (Kasas, 58-59) İman ve takva çerçevesindeki olumlu davranışlar, rahmetin ve bereketin çoğalmasına vesiledir. Kuran-ı Kerim bu konuya da açıklık getirmektedir. "O (peygamberlerin gönderildiği) ülkelerin halkı iman etseler ve (haramlardan) sakınsalardı, elbette onların üstüne gökten ve yerden bereket kapıları açardık." (A'raf, 96)
               
Kuran-ı Kerim'e inanan insan savurgan olamaz, çevresini kirletemez, bozgunculuk yapamaz ve asla başkalarına zarar veremez. Çünkü bütün bu olumsuz davranışları mukaddes kitabımız yasaklamaktadır. Müslümanlar adına şu gerçeği söyleyebiliriz. "İslam dininin ahlak kurallarına göre yaşamlarını sürdüren toplumların, bozulmaya ve kokuşmaya yol açan çevresel hiçbir meselesi kalmayacak ve zamanla çevresel sorunların ortadan kalkmış olduğu görülecektir. Böylece gelecek kuşaklara her yönü ile daha temiz ve daha yaşanabilir bir dünyayı teslim etmiş olacaklardır."
               
Çevreyi kirletenlerin, varoluş dengesini bozmaya çalışanların, küresel ısınmaya sebep olanların ve çıkarları uğruna dünyamıza kastedenlerin mazur görülecek tarafı olamaz. Er veya geç, yeryüzü onları sırtında rahat gezdirmeyecek ve gökyüzü de onları şefkat kanatları altında barındırmayacaktır. İşte Yüce kitabımızın bozguncular hakkındaki hükmü; "İnsanların kendi işledikleri kötülükler sebebi ile karada ve denizde bozulma ortaya çıkar. Belki dönerler diye Allah yaptıklarının bazı (kötü) sonuçlarını (dünyada) onlara tattırır." (Rum, 41)
               
Tüm insanlık aleminin ortak arzusu kirlilikten arınmış bir dünyada hayat sürmektir. Temiz çevre, temiz hava, temiz su ve temiz enerji en tabii hakkımızdır. Müreffeh ve huzur dolu bir dünyada yaşamak için sorumluluklarımızı unutmamamız gerekir.
               
Yüce kitabımız Kuran, daima en iyi, en tabii ve insan fıtratına en uyumlu çözümleri teklif eder. Kur'an kültürünü benimsemiş olan kişi, aynı zamanda gönüllü bir çevre korumacısıdır. Felaket sinyalleri veren dünya için kuvvetli bir emniyet sigortası, Kur'an ahlakı ile yaşayan insandır diyebiliriz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
hadi işbilen 7 ay önce

bu makale 5 haziran dünya çevre günü dolayısı ile yeniden manşete taşınabilecek ilmi bir yazıdır..selam ve dua ile...