Aydın Doğan'ın köşk adayı Ekmeleddin İhsanoğlu
İşte Ergün Diler'in bugün Takvim Gazetesi'nde "Aydın Bey ve Zemzem Tower" başlıklı yazısısında söz konusu bölüm:
 
...Bir dostum telefon ederek "İşin yoksa 5 dakika uğramak istiyorum" dedi. Aradan 10 dakika geçmeden çıkıp geldi. Tam "Ne içersin?" diye soracakken "bir şey anlatıp gideceğim" dedi. Merak etmiştim. Şaşkınlığımı görünce söze girdi... 
 
"Aydın Doğan ve Cem Boyner Hac'ca gidiyor. Bilgin olsun" dedi... 
Haber güzeldi.
Hemen CHECK etmek için çalışmaya başladık... 
 
O koşuşturma sürerken, aklıma 4-5 yıl önce Moskova'da gördüğüm Aydın Bey geldi...
Koç Holding'in Moskova'da bir beyaz eşya fabrikasının açılışı vardı.
Birkaç gazeteciyle birlikte ben de davetliydim. Özel uçakla Rusya'ya uçtuk. Şehrin en güzel otelinde en güzel odalar biz misafirler için ayrılmıştı. Geziye katılan tüm misafirlerin rahatı için her şey düşünülmüştü.
 
Holding'in çalışanları çok hassas ve düşünceliydi.
 
SEFERİ olmamıza rağmen birkaç kişi orucu bırakmamıştık.
Herhangi bir talebimiz olmamasına rağmen gece kapımız çalınıp sahur için yemek geliyordu. İkinci gün grup olarak erken kalktık.
 
Çünkü açılışı yapılacak olan tesisler Moskova'nın yüz kilometre dışındaydı. Otobüslere doluşup eğlenceli bir yolculuktan sonra orta halli bir Rus kasabasına geldik. Yöre halkı kendilerine iş imkanı sağlanacağı için çok sevinçliydi.
Kasabada bayram vardı.
 
Neyse...
 
Otobüslerden inip misafirler için ayrılan bölümlere geçtik. Açılıştan önce çok havalı bir KOKTEYL düşünülmüştü. Her masa harika bir şekilde donatılmıştı. Bir süre sonra otelde görmediğim Rahmi Bey ile Aydın Bey belirdi. Rahmi Koç yine her zamanki gibi şıktı. Aydın Bey de onunla yarışır bir haldeydi!
 
Fondaki tatlı klasik müzikle birlikte her masada sohbetler başladı.
Onlarca küçük grup oluşmuş, Rahmi Bey, Aydın Bey ile birlikte misafirlere "Hoş geldin" diyordu...
Her masadaki olup bitene dikkat kesilen BEN, Aydın Bey'in şarabı elinden hiç düşürmediğini orada görmüştüm. Hatırı sayılır bir şekilde içtiğini orada geçirdiğim birkaç saat içinde izlemiştim. Bunun benim için bir önemi de yoktu.
Ramazan'da Aydın Bey'in içmesinin benim için sürpriz bir tarafı yoktu.
Sadece tanık olduğum bir olaydı...
 
Ancak daha sonraki tarihlerde Aydın Bey bazı yayınlara "Ramazan'da kesinlik içmem" diyecekti... Aydın Bey'in bileceği iş olduğundan hiçbir zaman Moskova'da gördüğüm Aydın Bey'i yazmak istemedim.
 
Zaten üstüme vazife değildi. Hatta bazı önemli muhafazakar yazarlar "Aydın Bey muhafazakardır.
Ramazan'da ağzına içki sürmez" diye yazdıklarında bile sadece gülümsediğimi hatırlıyorum...
Dediğim gibi kimse kimseye karışamazdı. Ayrıca kimse kimsenin bekçisi de değildi...
 
Ben de Hürriyet'in sahibi Aydın Bey'in HAC'CA gideceğini duyuncaya kadar bunu yazmayı hiç düşünmedim. Demek ki Aydın Bey de yukarıdaki HANIMEFENDİ gibi bir başka SEÇENEĞİ HAYATINA sokmuştu...
 
Ne benim, ne de bir başkasının HAC gibi KUTSAL bir ibadeti yapan birine söz söyleme hakkı yok.
Ancak HÜRRİYET okurları açısından durumun ne olacağını merak etmiyor değilim...
 
Yıllarca ŞERİAT geliyor diye bağırıp çağıran bir gazetenin patronunu İHRAMLA gördüklerinde ne diyecekler?
Ya da Aydın Bey onlara ne söyleyecek?
 
Kafam karışık...
 
Değişim böyle bir şey işte!
Ama geride bıraktıkları MANŞETLER hala GOOGLE'da...
 
Onlar ne olacak?
Silmekle bitecek gibi değil!
Eğer, 28 Şubat soruşturmasından sonra çark etmediyseler, bize sadece "Allah kabul etsin" demek kalıyor...
 
* * *
NOT 1: Beni takip edenler bilir.
 
2011 yılının Ağustos ayında Aydın Bey'in bir adamını yanına alarak CİDDE'ye gidip Ekmeleddin İhsanoğlu ile görüştüğünü yazmıştım. Aydın Bey, İhsanoğlu'na "Abdullah Bey'den sonra KÖŞK adayı siz olun.
Desteğimiz tam" demişti...
 
Aradaki dostluk hiç bitmemiş olacak ki Aydın Bey, Mekke'de Ekmeleddin Bey'in misafiri olacak...
NOT 2: Moskova'da o gün gördüğüm en etkileyici sahne Aydın Bey'in, Rahmi Bey'e paltosunu giyerken yardım etmesiydi!
 
 
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
kadir molla 2 yıl önce

aydın doğanın olduğu yerde ot bitmez