Bayram, harçlık demek; cebinizde akrep yok!
Bayram demek harçlık demek!

Öyle elinizi korkak alıştırmayın!

Cebinizde akrep yok...

Çocuklar, elinizi öperken araya laf katmayın...

Başınızdan savmayın!

Sakın atar yapmayın!

Yanınızdan kovmayın!

Harçlık olayını atlatmaya çalışmayın!

Harçlığını vermeden, odasına postalamayın!

Çikolatayla, şekerle “yemleyip” harçlıktan sıyırmaya çalışmayın.


Çocuklar cimriyi gözünden tanır!

Öyle çocuktur, anlamaz diye kendinizi avutmayın!

Çocukların gözünden hiçbir şey kaçmaz ona göre!

“Ayyyyy cüzdanımı almamışıııım...” hikâyeleri okumayın!

“Yaz duvara, kalsın öteki ramazana...” diye kahkaha atmayın!

 “Şimdilik bozuğum yok ama borcum olsun...” edebiyatı yapmayın!

“Daha bankaya uğramadım... Para çekmedim...” diye çamura yatmayın!


“Haaanııııım!, Beee eeeeey!” diye ölümü komşuluğa atmayın!

“Amcan harçlık verdi diii miii?, Teyzen harçlığını verdi di mii?” diye el kesesinden cömertlik yapmayın!

“E bayramda harçlık topladın ya...” diye çocuğun harçlığını okul harçlığına saymayın!

“Sen de benim harçlığımı ver” şakaları yapmayın!

Çocukların harçlıklarına göz koymayın!

Büyük çocukların, miniklerin harçlıklarını yağmalamasına izin vermeyin!


Ve en önemlisi...

Her birey, kendi vereceği harçlıktan sorumludur ilkesini unutmayın!

Bozuğun yoksa paşa paşa “bozulmamış” harçlığı terlersin arkadaşım!

Cüzdanını almadan “bayramlaşmaya” çıkmazsın!

Bayram gelmeden, “harçlık” sorumluluğu duyup, bankaya uğrarsın!

Öyle İslami meselelerde mangalda kül koymayanlar...

Her şeyi, herkesten iyi bilenler...

Her biri allame-i cihan olan, üst akıllar...

Akıllı Bıdık’lar...


“Çap”lılar, medeniyet tasavvurcuları, artistik hitabet pozları veren yazarlar, yazamayanlar, büyük başlar, kıymetli insanlar...

Namazlılar, niyazlılar, ağzı Kur’an’lılar, oruçlular...

Cüppeliler, cüppesizler, çınarlar, kaideler, bel kemikleri, olmazsa olmazlar...

Hiiiç arazi olayım demeyin!

Çocuklara kuru kuru dua etmek, başını sıvazlamakla durumu kurtaramazsınız!

El öptürmekle yetinmeyin!

Biraz da vermeyi deneyin!


“El bahilu aduvvullah velev kâne salihan...”

Benden size söylemesi!

Allah cimrileri sevmez!

Ben de sevmem!

Hele bayramda el öpmeye gelen gençler, çocuklar hiç sevmez!

Gelin bu Ramazan Bayramı’nı fırsat bilip, “kötü alışkanlığınızdan” kurtulmaya çalışın!

“Bir verene, Allah bin verir”, unutmayın!

Bu yüzden eli titreyenler, “verme” engelliler, el kesesinden cömertlik edenler...

Bu bayram kendinize ve ailenize bir iyilik yapın.

Cimrilikten sakının!

Hatta kendinize “harçlık” terapisi yapın!


Vermeye çalışın...

Kendinizi “vermeye” zorlayın...

Cebinizde akrep yok!

Etinizden, et kopmayacak...

Canınız çıkmayacak!

Ölmeyeceksiniz inanın!

Verdiğiniz küçük harçlıkları toplayarak “fakirlik korkusuyla” bunalım takılmayın!

Hem “veren el, alan elden üstündür” değil mi biriktirici dedeler, eli sıkı nineler, hesapçı amcalar, babaneci teyzeler, yengeler...

Hadiiii...

Deneyiiiin...

Yapabilirsiniiiz...

Bir şeycik olmaaaz...


Az yiyin, el öpenlerinizi harçlıksız koymayın!

Bu arada çocuklar!

Ha bu iyiliğimi unutmayın!

Eli sıkılara önce yazımı okutturup, fırsattan yararlanın!

Ramazan Bayramı’nın İslam âlemine ve insanlığa barış, huzur, mutluluk ve hayırlar getirmesi dileğiyle...

...diye yazdım.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol