'Bir değil beş AKP lazım sizlere'
Şimdi moda “duyarlı” olmak..." başlığıyla yayınlanan yazısında Yılmaz Özdil'in sözlerini de sert bir dille eleştiren Erdem Abaka, Soma faciasını AK Parti'ye vurmak için kullanan ve facianın mahiyetini pek de umursamayan o zihniyete "Kendini beğenmiş, şımarık, ukala ve arsız bir güruhsunuz." diye seslendi. Abaka, yazısında, "Açıkça bir şey diyeyim mi, bir değil beş AKP daha lazım sizlere. Ve ben, sizin şerrinize maruz kalmaktansa gönül rahatlığıyla ve ellerim titremeden bir değil beş oyum daha olsa onu da veririm AKP’ye." ifadelerini kullandı.
 
İŞTE ERDEM ABAKA'NIN O YAZASI:
 
Nedir bu telaş? Ne oluyor yahu? Adet yerini bulsun diye, bir takım ukalâ ve iki yüzlü sosyal medya kanallarında “üzülme paylaşımları” prim yapıyor diye üzülüyormuş gibi yapmak zorunda hissetmeyin kendinizi. 8 aydır kapalı duran yazlığınıza gitmenin planlarını yapmaya başladığınız şu sıralarda Soma için kasılmayın hiç.
 
Daha dün, 31 Mart sabahı yakası açılmadık hakaretler saydığınız adamlardan 300'ü eksildi alt tarafı.
 
Ateşli silahlar yerine kalemlerin, sosyal medyanın, basının kullanıldığı örtülü bir iç savaş yaşıyor Türkiye.
 
90 yıllık yönetim zafiyetinin, çarpık inşa edilmiş tahakküm ve kazanç metodunun yarattığı ayrışmanın daha fazla gizlenememesinden kaynaklanan bir savaş bu. Birinci Dünya Savaşı'nı Avusturya Macaristan Veliahtını vuran bir Sırp Milliyetçisinin çıkardığına inananlardansanız, bu ayrışmayı da Recep Tayyip Erdoğan’ın başlattığına gönül rahatlığıyla inanabilirsiniz.
 
Aynı savaşta aslında yenilmediğimize, Almanya yenildiği için yenik sayıldığımıza, eğitimle her şeyin çözülebileceğine, Atatürk’ün ülkeye demokrasiyi getirdiğine, dağdaki çobanla sizin oyunuzun bir olmaması gerektiğine, Soma’daki madencinin AKP’ye oy vermiş olduğu için başına gelenleri hak etmiş olduğuna da inanabilirsiniz.
 
Bunun böyle olduğunu yüzü kızarmadan söyleyip yazanların kitaplarını yıllardır çok satanlar listesine taşımanızın, aslında tam da sizlerin yansıması olan bu zevatın imza günlerine içiniz pırpır ederek gitmenizin de hiçbir sakıncası yok. “Ayol bir sözüyle harcamayalım adamcağızı” diye kıvırtmaya da.
 
Açık açık söyleyin aslında tam da aklınızdan geçenleri ifade ettiğini. Artık hiçbir ahlaki kuralın geçerli olmadığı bir savaştayız çünkü. Dökün içinizi rahatlayın.
 
12 yıllık AKP iktidarında pozisyonlarınızı daha da sağlamlaştırmış olmanıza, sabah akşam “her yere AVM yaptılar” diye çemkirirken o AVM’lerden çıkmıyor oluşunuza, başta Bodrum koyları memleketin kıyı şeridini sevip sevip çoğaltanların başında olmanıza rağmen inanılmaz bir pişkinlikle çevreci maskesi takabilmenize, Bağdat caddesinde yıkıldı yıkılacak köhne binalarda otururken kentsel dönüşümle yine dört ayak üstüne düşmenize karşın “AKP rant peşinde koşuyor” diye söylenmenize, kazancınıza kazanç katarken “AKP memleketi fakirleştirdi” diye ağlaşmanıza devam edin.
 
Köpeksiz köyde değneksiz gezebilme ayrıcalığınız var zira. Her daim haklı, hep tepeden bakan tavrınızla en doğruyu bilenlersiniz. 90 yıllık günahların müsebbibi oluşunuzu ustalıkla gizleyerek, sisteme açık ya da kapalı verdiğiniz desteğe rağmen elde ettiğiniz kerameti kendinden menkul sorgulanamaz ahlaki üstünlükle bağırdıkça bağırıyor, kol kola girmiş hırçınlığınızla şımarıklığınızın artık tahammül edilmez saldırganlığına rağmen bir de Soma edebiyatına girmekten geri durmuyorsunuz.
 
Ondan da eksik kalmayın elbette.
 
Yanınızda, berinizde, hatta çalıştığınız işyerlerinde onlarca çizmesi kirli madenci, Berkin, Ahmet, Mehmet varken onları görmezden gelip gerçek yüzünüzü gizleyerek birer melaike gibi görünmenizi sağlayacak sosyal medya kanallarını icat edenlere birer dua etmeyi unutmayın sakın.
 
“AKP’ye oy veren s..tirsin gitsin” diye açık açık yazıp çizerken birden ne kadar da hümanist oldunuz. S..tirdiler gittiler işte, daha ne istiyorsunuz?
 
AKP’ye oy veren eşiniz dostunuzun kanundışı bir şey yapmış gibi kendisini gizlemesine yol açacak saldırganlığınıza dur denmedikçe, kendinden geçmiş bu aşağılık medyaya tuttuğunuz çanak yerle bir edilmedikçe daha da kaybettiniz kontrolünüzü.
 
Açıkça bir şey diyeyim mi, bir değil beş AKP daha lazım sizlere. Ve ben, sizin şerrinize maruz kalmaktansa gönül rahatlığıyla ve ellerim titremeden bir değil beş oyum daha olsa onu da veririm AKP’ye.
 
Kusura bakmayın da sevgili dostlarım işin bu noktaya gelmesine siz sebep oldunuz. “İktidar kendisini anlatamıyor tabi, onlar da haklı tedirginlikleri var, anlayış göstermeli” dendikçe aşka geldiniz, uydurma haberlerle beslenen, akla ziyan alaycılıkla desteklenen saldırganlıklarınıza, ezik bir tevekkülle izahat verilmeye çalışıldıkça daha da coştunuz.
 
Kendini beğenmiş, şımarık, ukala ve arsız bir güruhsunuz.
 
O sandık orada durdukça ve sırça köşklerinizden çıkmadıkça, daha çok uykusuz geceler geçireceksiniz. Daha çok bozulacak ruh haliniz. Daha çok ağlaşacaksınız.
 
Beter olunuz.
 
 

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Seyh Samil 3 yıl önce

Yılmaz Özdil ler ve onun gibiler
Duman olacaksınız duman

Avatar
Zeki 3 yıl önce

O ukala anlasaydı "hel fi cevabik" diye sormak isterdim.