Bu dinsiz alevinin 'Türkürün Yüzüne'
Azdıkça azıyor, kaşıdıkça kaşıyorlar ve sonunda iş "yüze tükürtüp masa yıkmaya kadar" getirecek kadar edepsiz, terbiyesiz ve aşağılık hal haline geliyorlar.

Odatv adıyla yayın yapan neye hizmet ettiği pek bilinmese de malum din düşmanı yayınlarla açık ve seçik inançlı kesimlerin düşmanı gibi hareket eden karakutulu bir haber sitesinde terbiye sınırları aşan aşağılık bir yazı Murtaza Demir imzasıyla yayınlanmış ve söz de yazı adeta insanları kin ve öfkeye davetiye çıkartır şekilde..

Utanmaz yazı "Bu Diyanet'i kabul etmeyin, yüzlerine tükürün masayı devirin çıkın" başlığı ile yazılmış.

Yazı Diyanetin bütçesinden yola çıkarak adeta devlet büyüklerinin ettiği yemine atıfta bulunarak "şeref ve namus" sözlerine değinerek devam ediyor.

Şeref ve namusdan yoksun bu yaratık kendi kara yüzüne bakmaksızın alevi - sünni çatışması çıkartmak istercesine karalıyor da karalıyor.

Hatta haddini öylesine aşıyor ki bir çok Alevi dedesini ve alevi inançlı kimseleri dahi neredeyse hain olarak nitelendiriyor.

Alevileri tanımayacak kadar cehalet sahibi olduğu ve hatta onları dahi kızdıracak cümleleri asıl amacını net bir şekilde ortaya koymaktadır.

edepsiz, terbiyesiz ve aşağılık

Yazının sonunda ise başlığa koyduğu rezil cümlelerle "Sonra da bir kez olsun İmam Hüseyin, Nesimi, Hallac, Pir Sultan, Şah İsmail, Seyit Rıza gibi davranın; yüzlerine tükürün, masayı devirin çıkın!" demektedir.

Adını andığı kimselerin tırnağının pisliği olmayacak bu katip müsveddesi bir dini lidere , Diyanet İşleri başkanına ve kuruma söylediği sözle değerini göstermiş ve bu tür kimsenin milliyetçi, vatansever ve bir karıncayı dahi incitmeyecek kadar insan sevgisi ile dolu binlerce Alevi vatandaşımızın, kardeşimizin dahi arasında yer almayacak alamayacak onların dahi nefretini kazanacak yazısından dolayı kendisini okurları dahi kınamış terbiye yoksunu bu adam tükürülmeye layık biri durumunda...

 

Hatta kendisini takip eden okurların dahi "şaşkolozlukla" ve " alevilerin adına konuşma hakkı olmadığını" söyleyecek yorumları da aynı sayfada "tükürerek ve salyalarını akıtarak yazdığı yazının altında yer almıştır.

Sözde yazar bozuntusu unutmamalı ki milyonların tükürüğü onun salyasından daha fazladır ve onu kendi tükürüğünde boğabilir.

Bu adam ne Cumhurbaşkanına, ne Başbakana ne de Diyanet İşleri Başkanına ve Kurumuna söz söyleyecek durumda olamaz hatta abdestsiz ağzıyla dahi dile getiremez.

Hatta Alevi kardeşlerimizin adına dahi konuşamayacak biri olan bu yazar bozuntusuna Rahmetli Vatan Şairimiz Mehmet Akif Ersoy'un meşhur bir dizesini biraz değiştirerek ithaf ediyoruz.





Murtaza Demir imzasıyla yayınlanan o rezil ahlasız ve omurgasız yazı... (*)

Anayasamızda devletin; "demokratik, laik, sosyal hukuk devleti" olduğu, "hiçbir aileye, zümreye ayrıcalık tanınamayacağı" yazıyor. Ve bu devletin cumhurbaşkanı, başbakanı bu ilkelere uyacaklarına dair namusları, şerefleri üzerine yemin ediyor.

İşte bu "namusuna- şerefine çok düşkün olan büyüklerimiz" öz kızına şehvet duyan; uygulama ve söylemleriyle ahlaksızlık simgesi haline gelen, yüzü, başı, kolu açık olan kadınlara tecavüzü meşru gören ve bu rezaleti fetva haline getiren Diyanet'e, 2016 yılı bütçesinden tam 6,5 milyar lira vererek ödüllendiriyor...

Anımsayalım Diyanet, Suud Selefliliğiyle özdeşleşmiş, IŞİD'e sempatiyle bakmış, Sivas ve benzeri Alevi katliamları sonrasında yakanları değil yananları suçlamış, cemevine ibadethane statüsü verilmesini "kırmızıçizgi" ilan etmişti.

Salt Sünni kadro çalıştıran ve sadece Sünni cemaate hizmet veren Diyanet'e verilen bütçenin büyüklüğü, nasıl bir rejime evrildiğimizin de göstergesi… Önceki hükümetler Alevilere ilkesel anlamda Diyanet’te çalışmayı ‘yasaklamışken’ bu hükümet; başbakanlık, cumhurbaşkanlığı, MİT, dışişleri, savcılık-hâkimlik gibi mesleklere de ‘mülakat’ benzeri bariyerler koyarak, mezhep ayrımcılığı fitnesini tetikliyor, besliyor, büyütüyor.

Suriye, Irak, Mısır gibi İslam ülkelerinin içişlerine birebir müdahil olan ve bütün siyasi tercihlerinde Türkiye'nin çıkarları yerine mezhepçiliği esas alan, “Suriye’yi böleceğim” derken Türkiye’nin bölünmesini gündeme getiren AKP Hükümeti, Alevileri ve seküler yaşam tercihi olan yurttaşları tedirgin ediyor, endişeye sevk ediyor, korkutuyor…

Ve kepazelikler saymakla bitmiyor!

TEK TEK ANLATIN

Organize olamaz, ‘iri-diri, bir’ olup bu gidişata ‘dur’ demeyi beceremez ve karşı karşıya olduğumuz IŞİD-AKP zihni benzerliğini önce laik-demokratik yaşam tercihi olan yurttaşlara, sonra bütün dünyaya anlatamazsak mülteci durumuna düşebilir, Suriye ve Iraklıların Ege’de, Akdeniz’de yaşadığı dramları bizler de yaşayabiliriz…

Tam da böyle bir süreçte, Alevi örgütleri ve “İmam Hüseyin postunu temsil ettiğini” iddia eden bir kısım Alevi dedesi, AKP'nin ‘strateji uzmanlarıyla’ toplantı üzerine toplantı yaparak, bu anlayıştan hak ve hukuk bekliyor. Cahil, aciz ve zavallı bir görünüm içinde olan, bilmediğini bilmeyen, sürecin ülkeyi nereye sürüklediğinin dahi farkında olmayan bu muhteremlerin tutumu Alevileri utandırıyor, demokrat çevreler içinde mahcup ediyor, yerin dibine sokuyor.

Böyle bir tehdit ve yakın tehlikeyle karşı karşıyayken, “dedeye maaş, Alevi kurumuna bütçe” talebiyle, Türkiye’yi bu hale düşürenlerin kapısında paspas olmak, bu adamları cesaretlendirmek, katiline âşık olmak, kasaba boynunu uzatmak, gülünç ve millete madara olmak değil midir?

Bu arkadaşlara bir kez daha söylüyorum; laiklik ve demokrasinin kazındığı, Tayip ve IŞİD zihniyetinin tam egemen olduğu ülkede Alevilik bir yana yaşam şansımız bile olmayacak; bu gerçeği görün, kabul edin, kafanıza sokun! Ve Hak için insanlık için bişey yapın; önce bütün bunları tek tek anlatın… Ülkeyi bölüp-parçalamakla karşı karşıya getirdiklerini, Irak’a, Suriye’ye benzettiklerini söyleyin…

Sonra da bir kez olsun İmam Hüseyin, Nesimi, Hallac, Pir Sultan, Şah İsmail, Seyit Rıza gibi davranın; yüzlerine tükürün, masayı devirin çıkın!

Kaynak: Mahihaber.com
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Yasin 11 ay önce

Bu çukur insan musveddesinin haberini yapmak bile o kişiliksize prim vermektir. Ayrıca başlıkta "Alevi" ifadesinin kullanılması Alevi kardeşlerimizi rencide edebilir bu nedenle bizleri birbirimize düşürmek için çok çeşitli entrikalarin çevrildigi şu zamanda kullandığımız dile cok dikkat etmeliyiz.

Avatar
Sarıklı Müezzin 11 ay önce

Allah belanı versin edepsi̇z ahlaksiz onursuz haysi̇yetsi̇z kafi̇r alevi̇

Avatar
TÜÜÜÜ REZİL 11 ay önce

bunlara tükürmekle kalmıcan tükürükle boğucan

Avatar
Adem 11 ay önce

Bunlar ne alevi nede Sünni. Bunların mayası farklı Aleviliği maske olarak kullanıyorlar.

Avatar
Ademoğlu 11 ay önce

ESFELE Safilin. Zavallı yaratık.

Misafir Avatar
BALIKESİRLİ ADEMOĞLU 11 ay önce @Ademoğlu

eyy türki̇yee şunu bi̇li̇n şunu öğreni̇nn türki̇ye de di̇n hi̇zmetleri̇ müslümanlarin katri̇lyonlar tutan vakif mallari vasitasiyla yürür bunu ki̇mse di̇llendi̇rmez öğreni̇n ankaranin konyanin bursanin kayseri̇nni̇n erzurumun edi̇rneni̇n çarşilarinin ana dükkanlari vakif mallaridir sünni̇ler vakfetti̇ler bütün di̇ni̇ cami̇aninn gi̇di̇rleri̇ burdandir bi̇ri̇leri̇de bi̇taraflarini siksinlar kendi̇ dedeleri̇ eveleri̇ni̇n vakiflarni kursunlar ordan karşilasinlar müslümanin malina göz di̇kmesi̇nler herze yemesi̇nler,,,,,,...

Beğenmedim! (0)
Avatar
poyraz 11 ay önce

dinsizden alevi mi olurrr

Avatar
Hasan 11 ay önce

Şu tesadüfe bakarmısını yedi düvel her yandan saldırırken içerdeki taşeronlar boş durmuyor alabildiğine kaşımaya çalışıyorlar arkadaşlar bu tuzağa düşmemeliyiz sadece bu nrsuzları suratına tükürüp geçelim.

Avatar
ALİ 11 ay önce

her zaman demişimdir bu aleviler türkiyenin sırtında kamburdur diye,işte örneği maddi manevi zarardan başka hiçbir şeyleri yoktur,artı bunlar müsliman değildir,çünkü kelime-i şahadet yok,