Diyanet'ten Kimler Neden Rahatsız?
Son günlerde Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kaldırılması, siyaset meydanlarında ve Televizyon ekranlarından söylenen değil; haykırılan bir vaad, Ülkede yapılması gereken en önemli icraat olarak dillendiriliyor.
 
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kaldırılması fikri nerde üretildi? Nasıl üretildi? Kim tarafından üretildi? Kime yönelik üretildi? Ve nihai amaçları nedir?
 
Bu sorulara cevap verebilmek için Diyanet İşleri Başkanlığı'nın son yıllarda yaptığı hizmetleri şöyle bir sıralayalım hangi hizmetin kime nasıl dokunduğunu hep beraber görelim.
 
Güneydoğu Anadolu Bölgesinde herkesin sevip saydığı medrese hocalarımız var. Cumhuriyet tarihi boyunca bu Seydalarımıza ne Devlet ne de Diyanet tarafından hak ettikleri değer verilmemiş, onlara iyi gözle bakılmamış, aksine farklı etiket ve yaftalarla suçlayarak onları toplumun gözünde düşürmeye çalışmışlardır.  Hatta bütün eksikliklerine rağmen, ders verdikleri medreseler kapatılma tehdidi ile karşı karşıya kalmıştı. Diyanet işleri Başkanı Mehmet Görmez, bu hocalarımızla birkaç defa toplantı gerçekleştirmiş ve onların şikayet ve önerilerini dikkate alarak bazılarını da hayata geçirmiştir. Bunlardan en önemlisi Medreselere yönelik tehditler ortadan kaldırılarak, medreselerde ders veren hocalara da ayrıca kadro verildi. 1.000 kadar kişi bu kadrolarda istihdam edilerek hem medreselerdeki görevlerine devam ediyor, hem de cami görevlerini yerine getirerek, yaptıkları çalışmalarda da yasal bir zemine kavuşmuş oldular. 2014 yılında Mardin'de yapılan İl Müftüleri toplantısında Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Bölgenin bu önemli isimleri ile Ulu Cami'de sabah kahvaltısında buluşmuş ve yaklaşık üç saat boyunca onları dinlemiş ve görüşlerini tek tek not etmişti. Daha önce varlıklarına bile tahammül edilmeyen Âlimlerimize sadece Diyanet'te değil Devletin bütün kademelerinde hak ettikleri itibar verilmeye başlandı.
 
Diyanet İşleri Başkanlığı, bölge halkının kendi dilinden ilahi mesajı okuyup anlaması için, dini hayata önemli bir katkı sunacak olan Kürtçe Kur'an-ı Kerim Meali bastırdı. Camilerde hutbeler Kürtçe okunmaya başlandı. Yine camilerde tek tip hutbe yerine İllerde belirlenen hutbelerin okunmasına müsaade edildi. Yine Bölge halkı için büyük bir eksiklik kabul edilen Şafii İlmihali, bu dönmede bastırıldı. TRT Kurdi'de Kürtçe vaaz ve ilmihal dersleri bölgede eksikliği duyulan bir başka ihtiyacı giderdi.
 
Diyanet İşleri Başkanlığı Türkiye genelinde ne yaptı?
 
Yaz Kur'an Kurslarına katılacak olan öğrencilerden yaş sınırı kaldırıldı. Camilerin resmi daire gibi açılıp kapanmasının önüne geçildi. Camilerimiz artık 24 saat açık vatandaşın hizmetinde. Dini yayın konusunda büyük bir eksiklik olan televizyon ve radyo yayını, Diyanet TV ve Radyosu kurularak halkın din konusunda sağlıklı bilgi alabileceği bir platform oluşturuldu. Nitelikli personel sayısı artırıldı. İmam Hatip Lisesi mezunu İmam ve müezzin sayısı azalarak yerine en az ilahiyat ön lisans veya ilahiyat fakültesi lisans mezunu imam hatip ve müezzinler camilerde görev yapmaya başladı. 
 
2003 yılında Türkiye genelinde Personel sayısı 74.114 iken bu sayı 2013 yılında 121.845'e yükseldi. Yine cami sayısı 75.941'den 85,412'ye, Kur'an Kurslarında 2013 yılında 14.543 daimi kursta 1.094.024 öğrenci eğitim görmüş. Yine yaz Kur'an Kurslarında katılan öğrenci sayısı 3.148.784. Mardin özelinde ise Yaz Kur'an Kurslarında 37,962 öğrenci bu kurslarda Kur'an ve dini bilgiler eğitimi aldı. İstatistiklerdeki bu artış, Diyanet'in iş yükünün arttığının da bir göstergesi olarak dikkat çekmektedir. Ayrıca Diyanet okullarda verilen seçmeli dersler olan Kur'an ve Siyer-i Nebi derslerine de kendi personelini görevlendirerek Milli Eğitimdeki bu açığı da kapatmaya çalışıyor. 
 
Sosyal projeler
 
İslami Araştırmalar Merkezi (İSAM), özellikle islami ilimler alnında bilimsel çalışmalar sürdürmekte, Ortadoğu, Orta Asya, Balkanlar ve Kuzey Afrika'yı kapsayan çalışmalarıyla islami araştırmalarda katkıda bulunmaktadır.
 
İslam Ansiklopedisi 25 yıllık bir emek, 2 Bin yazar, 16 Bin 855 Madde… İlim Kültür sanat ve Yayın Kurulu, Peygamber Efendimizin hikmet ve rahmet dolu dünyasını keşfetmeye davet eden Hadislerle İslam eseri, Kitap Kültür fuarı ve yayın faaliyetleri, Kutlu Doğum haftası Etkinlikleri, Kadın Aile ve Gençlik Merkezi (KAGEM), kimsesiz çocukları sıcak aile ortamına kavuşturan Koruyucu Aile Projesi, Türkiye Diyanet Vakfı 'nın üniversite öğrencileri inşa ettiği öğrenci yurtları 7.500 öğrenciye ulaşma hedefi ve buraya sığdıramadığımız onlarca faaliyet… Diyanet'in Ülkenin kültürel ve sosyal hayata sunduğu katkıyı görmek isteyenler için yeter de artar bile… peki bu faaliyetler kimi rahatsız ediyor.
 
DİYANET'İN YURT DIŞI FAALİYETLERİ
 
Türkiye Diyanet Vakfı 2013 Türkiye Kalkınma yardımları raporuna göre, 2013 yılında 35,74 Milyon dolar dış yardım yaparak bir kez daha yurt dışına "En Çok Yardım Yapan Sivil Toplum Kuruluşu" unvanını aldı. Kriz bölgelerine son 4 yılda 292 Milyon lira yardım, Ramazan Ayında "hiç kimse kimsesiz kalmasın" 47 Ülkenin 232 bölgesinde çeşitli yardımlar, 7 kıtada Kurban kesimi, dünyanın her yerinde her kesimine yapılan yardımlar. En önemlisi ise Uluslararası İmam Hatip Liseleri ve İlahiyat fakültelerinin öğrenci sayısındaki artış bazı kesimleri özellikle rahatsız etti.
 
Daha yazacak çok şey var ama şimdilik bunlarla yetinelim. Görüldüğü gibi Diyanet üzerine düşen görevi layıkıyla yapmaya başlayınca içerden ve dışardan diş gösteren, homurdananlar ortaya çıktı. Mesela 10 Şubat 2015 tarihinde İsrail'in en radikal düşünce kuruluşlarından Moshe Dayan'da "Türk Diyanet'inin yeniden canlanması" başlıklı yazı çıktı. Milliyet Gazetesi yazarı Kadri Gürsel'de 15 Mart 2015 tarihinde Al Monitor'de, "Yeni Türkiye'nin kültür emperyalizmi aygıtı: Diyanet" başlıklı bir yazı yazdı. Bu iki yazıyı okuyunca Diyanetin önemini daha da fazla fark ediyorsunuz. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez geçen hafta Kudüs'te verdiği hutbede Mescidi Aksa'nın Müslümanlar için önemini Arapça anlatırken, gözyaş-larına boğulan kardeşlerimizin duygularına da tercüman oluyordu. Gazze'de yıkıntılar arasında dolaşırken, İsrail zulmüne verdiği tepki bütün Ortadoğu televizyon-larında canlı yayınlanıyordu.
 
Moshe Dayan'ın rahatsızlığını paylaşan Türkiye'deki temsilcileri, herkese özgürlük teraneleri sıralarken, Din Konusunda yasakçı ve tehditkar bir dil kullanmaları onların gerçek amaçlarını da ortaya koymaktadır.
 
Ama şunu bilmeleri gerekir. "İsteseler de istemeseler de Allah Nurunu tamamlayacak ve korktukları şey başlarına gelecektir."
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ramazan hoca 2 yıl önce

Kım ne derse desın diyanet asıl bir kurumdur ve bende bu asıl kurumda çalışmakdan şeref duyuyorum.Reis seninlede gurum duyuyorum sadece TÜRKİYE NİN degil İSLAM aleminin sizlere ihtiyacı var RABBİM sizlere güc versin sizleri başimızdan eksik etmesin.

Avatar
abdullah 2 yıl önce

anlayamadığım herkes geçmişte söylediğini unutup kim diyanet kaldırılsın diyor... bugün iktirda olanlar geçmişte koro halinde diyanet kalksın diyordu ne çabuk unuttunuz yada unutmuş gibi yaptınız...

Avatar
diyanet göz nuru 2 yıl önce

Diyaneti dolayısıyla Başkanımızi çekemeyenler siysete sarıldı çamur at tutmazsa izi kalır hesabından