Haftalık beddua senası!
Bankasına el konuldu..

Gazetelerine kayyım atandı.

Televizyonları devlet eli ile yayınlanma imkanından çıkarıldı..

İnternet sitelerinin çoğu kapandı.

Emniyet müdürleri derdest edildi...

Üniversite rektörleri tutuklandı..

İmamları, soluğu yurtdışında aldı..


Şimdi Fetullah Gülen..

2.5 yıl önce anlattığı “Akıllı Mehmet” fıkrasını, bir daha anlatıyor: “40 kişi el ele tutuşmuşlar, uçurumdan aşağıya inecekler. 39’u birbirini tutarak, birbirlerini uçuruma yuvarlamışlar, ölmüşler. Kırkıncısı da kolu başı yaralı.. Demiş ki: ‘Az kalsın bir sakatlık çıkaracaktık’. Akıllı Mehmet’in işi bu..”

Bu fıkrayı 2.5 yıllık süreçten sonra tekrar anlatıyor da..

Son durumu hâlâ görememiş.

Tayyip Erdoğan’ı devirebilmek için, alnı secdeli insanlara, CHP’ye oy verdirecek kadar büyük günahlara imza attı..

Başaramadı..

Eli kanlı katillerin uzantısı HDP’yi destekleyecek kadar gözü döndü..

Başaramadı..

Devirmek istediği Tayyip Erdoğan, her seçimde yine oylarını artırarak seçimlerden çıktı..

Ama Fetullah Gülen..

Yine de, ne alakası var ise.. Tayyip Erdoğan’ı, fıkradaki Akıllı Mehmet’e benzetiyor..

Oysa kendisi ne kadar çok benziyor, Akıllı Mehmet’e...

Gerçek ortada.

Kapanan televizyonlar, kapanan gazeteler.. El konulan şirketler ortada..

Yaralı bereli kalan Gülen, kendisi itiraf ediyor, “Aylardır ağlıyorum” diye..

Ama aynı arada, Rus gazeteciye röportaj verip, Erdoğan’a karşı, Putin’den yana tavır alıyor!


“Aylardır ağlıyorsan, hangi arada, hangi derede, Rus gazeteciye röportaj verdin, Gülen efendi?”

Samimiyetsizlik, kibir, haset.. Zirve yapmış durumda..

Beraber yürüdüğü saf insanları da, uçurumdan aşağı yuvarlatmış..

2.5 yıl önce anlattığı fıkrayı bir daha anlatıyor..

Bari bugün, “Az kalsın bir sakatlık çıkaracaktık!” fıkrasını tekrarlama, Gülen efendi!

Gerçeği gör..

“Yanlış yaptık. Masum insanların da mağduriyet yaşamalarına sebeb olduk.. Özür dileriz” de..

Yanlıştan dön..

Rus gazetesinden medet umma..


Allah’a dön, O’ndan tövbe dile..

Siyaseti bırak..

ABD’nin kuklası olmaktan çık..



Gülen’de hatadan dönme, nerdeeee?

Hâlâ bir kibir.

Hâlâ bir başkaldırış.

Halkın % 52 oyu ile cumhurbaşkanı seçilen Tayyip Erdoğan’ı..

“Bir muhtarlığı bile idare edemeyecek” kişi olarak tanıtma...

Aynen, Hürriyet gazetesinin, 28 Şubat sürecinde, alavere dalavere ile verilen mahkumiyet kararından sonra attığı manşetteki gibi..

“Muhtar bile olamaz” dediklerindeki gibi.


Kimbilir belki de..

O zaman da belki bu manşeti, Fetullah Gülen attırmıştır, Hürriyet’e..

18 sene sonra, aynı nitelemeyi yaptığına göre..

Bilinçaltına yerleşmiş olmalı..

Kendi basiretsizliğini, düştüğü tuzağı gözlerden kaçırıp....

ABD’nin oyununa gelip, Türkiye’deki halkın seçtiği insanları devirmeye kalkışmasındaki vahim hatayı unutup..

PKK’nın dağ kadrosundakilerin dediğini tekrarlıyor: “Türkiye’yi yönetilemez hale getirdiler.”




Fetullah Gülen, önceki günkü son bedduasında, bizi de işin içine katıyor.

Bedduasını ederken, “yaşananlara sessiz kalanlar” için de, “Yerin dibine batsınlar” bedduasını tekrarlıyor..

Kim olursa olsun..

Bedduadan çekinirim..

“Acaba” der, kendimi sorgularım.


“Acaba, yanlışım var mı, yanlışta ısrar mı ediyorum” der, hatayı ayıklamaya çalışırım.

Ama 2.5 yıldır.. Hemen her gün.. Günde üç-beş saatimizi meşgul eden Fetullah Gülen’in.. Bu son bedduasına..

“Acaba” bile diyemiyorum..

Gerçekler o kadar açık ki..

Karşımızda, “kafire göstermediği şiddeti, müslümana gösteren” bir Gülen portresi o kadar net duruyor ki..

Başkalarını dünya mevkilerine meyletmekle suçlayan Gülen’in..

Küçücük kamu kurumlarındaki müdür yardımcılıklarını bile başkalarına vermemek için ne kumpaslar kurdurduğunu..

“TÜBİTAK benim olsun.. TİB benim olsun. Bakan müsteşarı benim, müsteşar yardımcısı da benim olsun..”


Kısacası..

“Hepsi benim olsun” mantığı ile..

Telefon dinlemeleri. Teknik takipler.. Soruşturmalar.. Davalar.. Operasyonlar..

Yapılanları, artık o kadar net görebiliyoruz ki..

“Fetullah Gülen kadar dünyaya meyleden bir başka canlı yok” desem, acaba abartır mıyım?

Bir anlık fevri çıkışla değil..


Aylardır, yıllardır süren iftiralar silsilesini gözümün önünden geçirerek..

Fetullah Gülen’in bedduasının, kendisine döneceğini söylüyorum..

17 Aralık sonrasında yaptığı beddua, kendi başına döndü..

Şimdi son yaptığı beddua, tekrar kendi başına dönecek..

Çünkü bedduayı hak eden biri var ise..

Alnı secdeli insanlar üzerinde manevi baskı kurarak.

Bu ülkede başörtü yasağının yıllarca sürmesine sebeb olan CHP’ye oy verdirenlerdir.

Bedduayı hak eden biri var ise..

Geceyarısı kalkıp, teheccüd namazı kılan tertemiz insanlara..

Samimi Müslüman Kürt halkının çocuklarını ateistleştiren HDP’ye oy verdirtenlerdir..


Bence, Gülen’in konuşmaları engellenmemeli..

Tam aksine, ona saf duygularla inananların da gerçekleri görmesi için..

Konuşmaları, her yerde yayınlanmalı..

Özellikle de, son bedduası!


Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Cafer 9 ay önce

Fetos it soyu yine havlamissin sana hoş demek düşer bize