İstanbul Barosu'nun ne haddine!

İstanbul Barosu haddini aşarak Diyanet'e kıl vermeye kalktı!

İstanbul Barosu'nun ne haddine!

İstanbul Barosu haddini aşarak Diyanet'e kıl vermeye kalktı!

İsmet DEMİR
İsmet DEMİR
12 Ocak 2016 Salı 19:26
İstanbul Barosu'nun ne haddine!
banner221

Kime hizmet ettiği belli olmayan, mantık dışı hereketleriyle hatta ülke gündemini boş işlerle meşgül etmeye çalışan İstanbul barosu, burnunu her işe sokmaya başladı.

Her fırsatta haddini aşan açıklamalarda bulunan İstanbul Barosu , Diyanet'e akıl vermeye kalktı.


Ortalarda pek gözükmeyen ne idüğü belirsiz baro, İslam ve din düşmalığı olunca gün yüzüne çıkıyor.

Rahmetli Hasan Karakaya,

"Ne zaman İstanbul Barosu’ndan, ne zaman Ümit Kocasakal’dan bahsedilse, birkaç kelime geliyor akla;
“Şovmen!..”
“Tehditçi!”
“Darbeci!”
“Yargısız infazcı!”
“Yasakçı!”
“Çifte standartçı!”
İnsanların, zaman zaman  “soyadı”nda tereddüt edip, “Kocasakal” mı, “Kabasakal” mı, “Karasakal” mı, yoksa “Kocaçakal” mı olduğuna bir türlü karar veremediği Ümit Kocasakal’ın; “Şovmen!.. Tehditçi!.. Darbeci!.. Yargısız infazcı!.. Çifte standartçı” özelliklerine, son zamanlarda “iki özellik” daha eklendi:
“İşgalci!”
“Zorba!” demişti...

Laf olsun diye yapılan açıklamada;

"Diyanet İşleri Başkanlığı, Cumhuriyet tarafından toplumun din hizmetleri alanındaki ihtiyaçlarını karşılamak üzere 3 Mart 1924 tarih ve 429 sayılı kanunla oluşturulmuş bir kurumdur. Bu kurumun görevi öncelikle Anayasamızın 136. maddesinde belirlenmiştir. Buna göre; 'Genel idare içinde yer alan Diyanet İşleri Başkanlığı laiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasi görüş ve düşüncelerin dışında kalarak ve milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinerek, özel kanununda gösterilen görevleri yerine getirir.' 22 Haziran 1965 tarih ve 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanun'un 1. maddesinde de Başkanlığın görevi, İslam dininin inançları, ibadet ve ahlak esasları ile ilgili işleri yürütmek, din konusunda toplumu aydınlatmak ve ibadet yerlerini yönetmek olarak belirlenmiştir. Bu açıdan altını çizmek gerekir ki, hukuk devleti kimliğine sahip laik Cumhuriyetin bir kurumu olan Diyanet İşleri Başkanlığı faaliyetlerinde, siyasi görüş ve düşüncelerin dışında kalmak ve laiklik ilkesi doğrultusunda davranmakla yükümlüdür ve bu Anayasal bir yükümlülüktür."


Bunlar da İlginizi Çekebilir

Son Güncelleme: 12.01.2016 20:10
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner261

banner260