Kertenkele Din görevlilerini  aptal yerine koydu

Kestenkele müdafaası!

Bizim oralarda “kestenkele” derler, kertenkeleye…Yazları günlük hayatınızın parçasıdır âdeta. Zamane şehirlerinde pek görülmez. Asfalt, beton, trafik… Hayat hakkı vermez bu küçük ve sevimli “sürüngen”e…Biraz kırlara açıldığınızda, evinizin duvarlarından akarcasına geçtiğini görebilirsiniz. 

İnce uzun gövdeli, uzun  kuyruklu, çatal dilli bir cins kelerdir, kertenkele. Kuzey gökküresinde küçük bir takımyıldıza da bu ad verilmiştir. Argodaki anlamı: Pezevenk! “Kırım kertenkelesi” denilen bir türü de varmış. 

Kertenkelenin kuyruğunu koparırsanız ne olur? Yaklaşık bir ayda yeni bir kuyruğu olur!

Elbette kertenkele konusunda mufassal ansiklopedik bilgi vermek niyetinde değiliz. Zaten bahsi geçen de bu kertenkele değil.

Televizyonlarımız yeni mevsimde bir hayli dizi ile seyircilerin karşısına çıktılar. Yıllardır devam eden diziler var, bir yolunu bulup uzatıyorlar. Yeni bir dizinin tanınması, seyirci toplaması kolay olmuyor. Dört haftada, on iki haftada biten/bitirilen diziler var. Nitekim, bazı yeni diziler yayından kaldırılmış. 

Bir dizi yayına koymanın büyük maliyeti var…Tutarsa sizden iyisi yok, tutmazsa gitti paracıklar! İşin sonunda iflas bile var…

Dizi seyretmeye pek vaktimiz olmuyor. Bu yüzden “Kertenkele” dizisinden çok değerli köşe yazarlarımızın delaleti ile haberdar oldum. Onları kıraat edince “bu çok övülen bulunmaz Hind kumaşı diziye bir bakayım” dedim. İlk bölümü gördükten sonra “böyle bir şey için lehte veya aleyhte yazmaya değmez” diye düşündüm. 

Baştan Kertenkele müdafaası “paralelcilik” üzerinden kurgulanmıştı. Sonra Diyanet İşleri dizinin çekiminde camilerin kullanılmasını men etti, bu sefer de Diyanet’e yönelik eleştiriler arttı.

Meğer yerli ve orijinal de değilmiş dizi… Bir İran filminden aparmaymış. (Haklarını yemeyelim, telifini ödemişler!) On yıl önce çekilen Marmulek filmi İran rejimi ile, hani imamlar rejimi ya, alay eden bir film imiş. (Gördünüz mü perişan halimi, bu filmi de seyredememişim.) Film İran’da kapalı gişe oynamış. Sadece bir ay kadar. Zaten gişeleri kapatmış, yani filmi vizyondan kaldırmış İran yönetimi, çünkü din adamlarıyla dalga geçildiği zehabına kapılmışlar!

İran’da yapılan böyle bir filmin başka bir gerekçesi olabilir mi? Mollalar rejiminden rahatsızsınız ve bunu mizahî bir üslupla sinemalaştırıyorsunuz. Sıkıştı mı, “bu gerçek molla veya imam değil” diyorsunuz!

İran’dan adapte film, Türkiye zeminine nasıl oturtulur. Muhterem yazar arkadaşlarımız bunun da çok mükemmel sağlandığını ifade buyuruyorlar. Elbette onlar haklıdır, bizim gibi sinemayla, televizyonla alâkası olmayan birinin bu konuda haklı çıkmak iddiası olamaz. 

Yine de bildiklerimizi söyleyelim. 

Eğer İran’a giderseniz, sokakta göreceğiniz: Hanımlarda başörtüsü beylerde molla sarığıdır…

Yani, İran’da dinî kisve ile dolaşmak hayatın bir parçasıdır. Ya Türkiye’de? Bugün sokağa çıktığınızda dikkat edin, akşama kadar sokakta, caddede, alışveriş merkezinde…Bir tek dinî kisveli şahıs görürseniz, bana haber verin, o hocanın alnından öpeyim. Yahu resmen cevaz verildiği halde Diyanet reisleri bile bu ülkede dinî kisve ile dolaşmazlar!

E, bizim yerli kestenkele uluorta, destursuz bağa gider gibi nasıl oluyor da, cübbe ile sarıkla sokaklarda cevelan ediyor? Bizim oralara da gelse de gözümüz gönlümüz açılsa! Mübarekleri camide bile sarıklı görmeyebilirsiniz, fakat illa ki kravatlıdırlar!

Sokakta dini kisve giyilmeyince, dizinin bütün havası kaçıyor. Sokağımızda ithal imam gibi bir şey bu!

Hadi imam malum, peki müezzinin o safderunluğunu ne yapalım? Cemaatin saflığı aşan hamakatini nereye koyalım? Yahu bu düpedüz cemaati, din görevlilerini –afedersiniz- aptal yerine koymaktır. Türkiye’de dinî kisveden mizah çıkarmak, topluma mesaj vermek asla bu şekilde yapılamaz. 

Bu diziye Diyanet mi karşı çıkmalı, cemaat mi? 

Bence cemaat! Hemen cemaat lafından “paralel” yorumlara varmayın, camilere devam eden sıradan vatandaşları kastediyorum. 

Neyse, sermaye kendini savunacak yazarlar bulmakta eskiden zorlanmadığı gibi, şimdi de fazla sıkıntı çekmiyor! Eh dizinin yayınlandığı TV’nin gazetesi de ilan etti: Tartışma bitmiştir, reyting birincisi olduk!”

Daha ne öyleyse? Müdafaaya ihtiyaç kalmadı. Hadi bakalım, hayırlı uğurlu olsun!

Önümüzdeki ay görüşürüz…


Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol