Muhalefet insanın zekası ile alay ediyor!
Sünbül der ki ben alâyım.
 
Evet, anketleri, kamuoyu araştırmalarını unutun.
 
CHP %30’la geliyor. Ama 1. Parti... MHP, BDP zaten barajı aşıyor. AK Parti %50’lerde. SP, BBP ile birlikte % 15’i bekliyor.. Bağımsızlar %5 deseniz, diğerlerine de %20 verelim. Bu arada BTP’yi unutmayın.. Onlar da iktidara hazırlanıyorlar ama hadi barajı aşıyorlar diyelim.
 
20 parti katılıyor seçimlere.. 13 partiye de versek nasıl olur. Yetmez ama, verelim gitsin.. Toplam 5.. 
 
İki ay sonra seçim var. Sonuçlar açıklandığında kimin ne oy alacağı belli olacak.. Bir sonraki seçimlerde yine aynı yalanlar tekrarlanacak.
 
Bunlar bu gerçeği görmüyor olamazlar. Ama yine de insanlara aynı şeyleri söyleme konusunda tereddüt etmezler.. Bu sözleri işitenler de bunun gerçek olmadığını söylemezler nedense..
 
Sonuçta insanları kandırıyorsunuz, yalan söylüyorsunuz ve bunu yüzünüz kızarmadan yapıyorsunuz..
 
Bugün size basit bir propaganda malzemesi olarak bu yalanları söyleyenler, yarın iktidara gelseler neler söylemez, neler yapmazlar ki.
 
Yoksa siyasilere yalan söylemek mübah mı?
 
Birileri bu kadar rahat yalan söylememeli. Bunu yapanlar sokaktaki insanın zekası ile alay ediyormuş gibi geliyor bana. İnsanlar bu tür yalanları her ne sebeble söylerlerse söylesinler bu sözleri dinleyenler tepkisiz kalmamalı.
 
Başkasının gözünde çöp arayanlar, kendi gözündeki merteği çıkarmalı önce..
 
Al sana Sarıgül-İnönü kavgası. İnönü taraftarları, Sarıgül için demediğini bırakmadı, şimdi bir başkası çıktı, bu defa da o İnönü için demediğini bırakmadı. Ya hu! Bu ikisi kanka değil mi idi. Bugüne kadar bu işleri birlikte yapmadılar mı?
 
Keşke, Arınç bey söyleyeceklerini, yapacaklarını, birileri kendine sataşmadan yapsaydı, mesela.. Başkasına öğütlediğimiz şeyleri, sözkonusu kendimiz ve yakınlarımız olduğunda nasıl da susuyoruz..
 
Tekrar seçmen listesindeki 20 partiye dönecek olursak, bunların bazıları 20 yıldır listede yer alıyor. Kim bunlar, ne yapmak istiyorlar.. 20 yıldır oyları da aynı; %1 bile değiller. Hatta binde bir seviyesinde bir tabanları var.. Bunlara bu parayı kim, niçin veriyor. Bu teşkilatlar ne bekliyorlar.. Eğer bu işlere bir ciddiyet kazandırılmayacak olursa, yüz tane daha parti kurulabilir. Hepsinin logosunu seçim pusulasına basacak mıyız?
 
Bu konuda Siyasal Bilgiler Fakülteleri, ya da YSK bir çalışma yapma gereği duymazlar mı? Bir kamuoyu araştırma şirketi, strateji kuruluşu da bu konuya el atamaz mı?
 
Dünyada benzer başka bir durum var mı? Anayasa değişikliğinden sonra siyasi partiler ve seçim yasası yeniden ele alınırken bu komediye son verecek düzenlemeler gündeme alınmalıdır. Niye bağımsız aday göstermezler. Ya da neden seçim ittifaklarına gitmezler. Bu garipliklerin arkasındaki derin gerçek ne? Bunların alameti farikaları ne? Paralel yapı bile siyasi bir örgütlenme gerçekleştiremezken bunlar bu işi nasıl yapıyor. Prof. Bal’ın ve partisinin başına gelenleri biliyorsunuz..
 
Siyasetin ciddiyeti siyasilerin olduğu gibi, halkın da sorunudur. Siyasetin saygınlığını korumak hepimizin sorunudur. 
 
Selâm ve dua ile.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.