Türkiye'deki solcuları kim besliyor!

FETÖ'den sonra şimdi de solcular vatan hainliğine soyundu. Kimlerin besledi alenen ortada iken bazı kanı bozuk partilerin bunlara destek vermesi akıllara durgunluk verdi. CHP ve HDP ise bu değirmene su taşıdı.  İşte o yazı...


Ortadoğu'da yaptığı ayak oyunlarıyla milleti birbirine kırdıran, iktidarları yerle bir eden, sınırları değiştiren, yerli halkı köle edip tüm gelirlerini sömüren İngiliz için meşhur olmuş bir söz var.

“Bir İngiliz binmeyeceği eşeğin önüne ot koymaz.”

Çağlayan Adliyesi'nde bir İngiliz Başkonsolosu'nu görünce “İngilizler kime ot getirdi ki…” demeden edemiyor insan.

CHP ve HDP vekiller ile etrafını sarmış direnişçiler arasında devlete meydan okuyan Can Dündar'ın yanına gidip verdiği pozları görünce otların kime getirildiği anlaşılıyor.

İngiltere Başkonsolosu Leigh Turner, ABD, Fransa, Hollanda, Norveç, Almanya, Avusturya gibi pek çok batılı başkonsolos ve delegasyon ile 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde Can Dündar ve Erdem Gül'e siyasi desteklerini verdiler. 

Aldığı siyasi desteğin rehavetiyle Dündar, adliyede epey bir keyifliydi.

Adliye önünde “Yargılanmaya değil, yargılamaya geldik” nutukları atarken kendisine destek için gelen devrimciler de, "Özgür basın susturulamaz", "Direne direne kazanacağız", "Baskılar bizi yıldıramaz" sloganları arasında savaşa hazırlanmış gibiydiler.

Ortam pek hoşuna gitmiş olmalı ki Dündar, “Umarım bize 1 Nisan şakası yapmazlar” esprisi yapmayı da ihmal etmedi.

Ulusal Güvenlik nedeniyle alınan gizlilik kararına, "Ne kadar gizleseniz boş. Gördük göreceğimizi…" derken savcıya, “MiT tırları ile ilgili haberi duyum üzerine yaptığını ve her hangi bir delile sahip olmadığı…” içerikli ifadesini dahi hatırlamadı. 

Ot kokusuna rağmen duruşma, CHP ve HDP'li vekillerin gizlilik kararı sonrası mahkeme salonunu terketmemesi üzerine 1 Nisan'a ertelendi.

Onlarca diplomat, dış elçi, basın örgütleri, vekiller ve direne direne kazanmaya gelmiş militanlara rağmen restini çeken mahkeme, ilk golünü böylece atmış oldu. 

“Yargılanmaya değil Türkiye Cumhuriyeti'ni yargılamaya gelenleri” zikretmeden geçmek olmaz.

“Yargılama heyeti” arasında CHP Milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu, Mahmut Tanal, Barış Yarkadaş, Ali Şeker, Gamze Akkuş İlgezdi, HDP Milletvekilleri Garo Paylan, Meral Danış Beştaş ve Filiz Kerestecioğlu ve dışarda bir grup PKK militanı ile CHP sevdalısı vardı.

Yargılamanın uluslararası desteği de eksik bırakılmamış, on kadar başkonsolos, üç-beş elçi ve basın örgütleri ile mahkeme önüne yığınak yapılmıştı.

Duruşma yapılmasa da Can Dündar, MİT tırları ile ilgili yapmış olduğu haberin masumiyetinden öte devleti suçlar bir şekilde hazırladığı savunmayı peşinen basın mensuplarına dağıttı.

Savunma, Lahey Adalet Divanı'nda sanık sandalyesine oturtulmuş Türkiye ve Türkiye'yi suçlayan savcının hazırladığı iddianameyi andırıyordu.

Savunmayı görünce Dündar'ın duruşma öncesi “Yargılanmaya değil yargılamaya geldik” sözünün anlamını daha iyi anlaşılıyor.

Onlarca Başkonsolos ve basın örgütüyle duruşma salonu önüne neden yığınak yapıldığını da…

Basın özgürlüğünün çok ötesinde devleti suçlar hala dönüştürülmüş savunma sonrası İngilizlerin siyasi dehalarını takdir etmemek imkansız.

Adamlar harbiden ot verecekleri eşeği iyi biliyor. Eşek seçmenin ötesinde anıracak eşeği de iyi seçiyorlar.

Suriye'ye binlerce kilometre öteden gelmekle kalmayıp ellerinde avuçlarında ne varsa meşru, gayri meşru demeden silah yığan ülkelere tek kelime etmeyip kendi ülkesini suçlayan eşeği bulmak kolay olmasa gerek.

Karar ne çıkar bilinmez ama Dündar ve Gül'ün halkın vicdanında kaybettiğine şüphe yok.

Mahkeme sürecinde atılan manşetler ile mahkeme önünde alınan PKK ve dış destek, halka yeterince bir şeyler anlattı.

Dündar ve Gül, “özgür basın” ayağına hava atarken kendi elleriyle kendilerini “hain ve casus” ilan ettiklerinin farkında bile değiller.

“Gol yerken”; “gol attığını zannetmek” İngilizlerin kullandığı insanların değişmez kaderi galiba…

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.