Müftü Akpınar: Yorgunlar bu makamda durmasın!
*Merkezi ezan ve vaaz sisteminin kaldırılmasından sonra en radikal çıkışlardan birini siz yaptınız. Konya'da olduğu gibi ülke genelinde de bu sistem kaldırıldı. Bu konu hakkında başka söylemek istedikleriniz var mı? Konya'da son durum nedir?

Bizim sloganımız şuydu göreve geldiğimizde.  Bir ezan sustu üç bin ezan başladı. Radikal bir karar alarak bu uygulamaya başladık. Bir 28 Şubat uygulaması olan tek vaaz, tek ezan, tek ses uygulamasını böylece sonlandırdık. Bunun olumsuzlukları da olmadı değil. Vatandaşımız çok güzel ezan sesleri dinlemiş on yıldan fazla ezanı bir müzik dinler gibi dinleme noktasına gelmiş ve mahallesindeki imanın okuyuşunu beğenmeyenler oldu. İlginç şikâyetler aldık Bimerden. Gördük ki insanımız ezanın bir çağrı ve davet olduğunu unutup rehavete kapılıp bir müzikal zevkle ona kulak vermiş. Namaza icabet edilmedikçe ezanın güzelliğinin bir faydası yoktur. Bu sisteme geçtikten sonra güzel ezan okuma ve güzel kuran okuma kurslarına ağırlık vererek bir mesafe kat ettiğimizi düşünüyorum.  Bizi en çok zorlayan hususlardan biri hocalarımızın izin günleridir. Haftada bir gün izin kullanan imamlar yerine elbette cami cemaatinden birinin, bir gencin ezan okuması durumu ortaya çıkıyor. Şikâyetler de ağırlıklı olarak bu günde geliyor oysa ben bunun da bir çeşitlilik ve zenginlik olduğunu düşünüyorum.  Ahir ömründe dedelerimizin ezan okuması yahut gençlerin ezan okumaya heves etmesi berekettir diyorum.

Biz bu konuda kararlı durduk ve artık şikâyetler ciddi oranda azaldı. Bu arada şunu da gördük. Merkezi ezan ile 30 imamızın dönüşümlü olarak ezan okurken camilerde cemaat sayısının artmadığını bilakis azaldığını tespit ettik. Bu anlamda hem merkezi ezan hem de merkezi vaaz sistemi ile hocalarımız kendi görev mahallerinin şartlarına ihtiyaçlarına göre hazırlık yaparak cemaat karşısına çıkıyorlar. Elbette her uygulamanın artıları ve eksileri vardır ama bize göre bu uygulamanın artıları önceki uygulamanın artılarından çok daha fazladır. 




Müftülerimizle de şöyle bir uygulama başlattık aşağı yukarı bir yıldır. Yakın bölgelerde olan imamlarımızı haftalık olarak sabah namazından sonra bir araya gelmelerini sağladık. Böylece hem kaynaşma hem metot fikir ve taktik teatisi imkânı doğdu meslektaşlar arasında. O gün ilahiyattan bir hocamız yahut bir müftümüz ya da vaizimiz hocalarımıza kısaca ders verdi böyle gruplarla da önemli mesafe kat ettik.


Yeni projelerimiz de var inşallah onları da uygulamaya geçtiklerinde konuşalım

*Mevlana Türbesi önündeki alanın yeniden tanzimi ile şehir merkezinde büyük bir alan açıldı ve ramazan ayında Enderun Usulü Teravih namazları kılınmaya başlandı. Büyük bir coşku ve katılım gözlemleniyor. Olumlu tepkiler kadar ağaçların kesilmesinden dolayı olumsuz tepkiler de var mı bu uygulamaya yönelik? 

Tepkiler büyük oranda olumlu. Ağaçların kesilmesi belediyenin yaptığı bir şeydi ve orada eksik bilgilendirme var. Şöyle bir örnek vereyim trafiğe çıkan aracın çiziği de olur hatası da olur. Eğer siz atıl duruyorsanız eleştirilecek bir yanınız olmaz, lakin sahadaysanız ve hizmet ediyorsanız elbette birileri sizi eleştirecektir.


Bu usulü beğenmeyenler illaki oluyor ama büyük oranda teveccüh kazandık. Bize ulaşan şikâyetleri değerlendiriyoruz ama rahatsız olanlar için farklı alternatifler var ve bu usulü beğenen de çok büyük bir kitle var.


Ağaçlara gelince orada zeminde ciddi çatlaklar oluşmuştu ve ağaçların sulama suyu bu çatlakları artırıyordu. Belediyecilik açısından bakınca bu kadar ağaç diken bir belediyenin birkaç ağaç kesmesiyle doğa düşmanı ilan edilemeyeceği ortadadır. Kamunun maslahatı göz önüne alınınca elbette tedbir alınıp birkaç ağacın kesilmesi normaldir. Haşr Suresi’nde bunun örneği vardır. 42 bin kişilik stadyumu olan 10 bin kişilik Kültür Merkezi -Spor Salonu olan, 3 bin kişilik Sema Salonu olan bir şehrin neden on bin kişilik bir namaz alanı olmasın. Binlerce insanın aynı anda namaz kılmasının huşu ve huzuru bambaşka değil midir? Binlerce insan için manevi bir terapi oluyor bu namazlar. Elbette açılması gereken meydan açılmıştır. Bir ağaç kesilir bin ağaç dikilir olaya bütüncül bakmak bizi doğru neticeye ulaştırır.30 günlük bir program yapılıyor orada. 90 dakikalık bir maç için ne kadar büyük tedbirler alınıyor biz neredeyse 2 saati aşan bir teravih ifa ediyoruz orada ve elhamdülillah sorunsuz atlatıyoruz bunları. Bu sene için inşallah daha da güzel fikirlerimiz var. 



Bu güzelliklerden inşallah herkes faydalanır. Alanımızın en hoş tarafı budur, bir kişinin yararına değil toplumun yararına olur hizmetlerimiz. Biz de bunun için elimizden geleni yapacağız.

*Cami mekânlarının kadınların kullanımına uygun hale getirilmesi son yıllarda sıkça gündeme gelen konulardan biri? Özellikle Konya merkezdeki bazı camilerde kadınların avludaki dış mekânlarda namaz kılması istenmektedir? Yeni düzenlemeler nasıl bu konuda?

Daha önce de bu konuda çalışmalar vardı bizim dönemimizde bu çalışmalar artırıldı. Şu anda her ilçede kendisine yakın bir bölgede isteyen hanım kardeşlerimiz Cuma namazlarına katılabilirler. Bu listeyi sitemizde de yayınladık. 3 merkez ilçede 60 camide hanımlar rahatlıkla Cuma namazlarını eda edebilirler. 


Talepler doğrultusunda Hacıveyiszade Cami’nde hanımlar mahfilini genişlettik. Ama şuna da dikkat çekmek gerekiyor erkeklerin dışarda Cuma namazı kıldıkları camilerde hanımları bir miktar frenleyerek Cuma namazlarına katılımlarını belli camilere yönlendirmek zorunda kalıyoruz.


Diğer vakit namazlarında hanımların camileri kullanması noktasında da büyük oranda sıkıntıları aştık. Lokal olarak bazı sıkıntılar yaşanabilir ama biz görevli kardeşlerimizle her bir araya gelişimizde şunu hatırlatıyoruz ki peygamber efendimizin mescidinin kapılarından birinin adı Babü’n-Nisa’dır. Bu bize işaret eder ki peygamber aleyhisselam zamanında hanımlar mescide geliyorlardı. İmkânlar nispetinde kimse hanımları camilerden uzak tutamaz. 


Aziziye camisi gibi şu anki kapasitenin 3 katına çıkabileceği kimi camilerde kadınlara tahsis edilmiş bölümleri muhafaza ederek hanımların rahat etmesini sağlamaya çalışıyoruz. Bu ciddi bir gayrettir. Daha müreffeh mekânlarda hanım kardeşlerimizin namaz kılması elbette arzumuzdur.

* Konya İl Müftülüğünün başlattığı en mühim projelerden biri Diyanet Akademiydi. Yaz Kuran Kurslarında genellikle es geçtiğimiz üniversite öğrencilerine yönelik bu yaz kursu hakkında bize biraz bilgi verebilir misiniz? 


Gençlerimizin Temel İslami Bilimlerdeki eksiklerini tamamlamak ve onlara hayat rehberliği edebilmek amacıyla Diyanet Akademi projemiz devam etmekte.  İki yıl önce başlamıştık bu projeye. Bu proje kapsamında hem yaz hem de kış döneminde gençlerimize eğitimler veriyoruz. Örnek şahsiyetlerin hayatlarının anlatıldığı, kuranı kerim ilmihal ve siyer derslerinin de bulunduğu bir program bu. Bu programa katılım çok yoğun oluyor. 

*Hafızlara yönelik büyük bir adım atıldı Hafızu’l- Kur’an Vakıfı Anlam projesi ile. Proje nasıl ortaya çıktı, şu an kaç hafızımız devam ediyor bu eğitime?


Bayanlara yönelik hizmetlerde Saliha Bilgiç gibi bir hocamızın müftü yardımcılığı görevinde olması bizim için avantajdır bunu özellikle belirtmeliyim. Bilginin eyleme dönüşmesi ve harekete geçmesi için attığımız adımlardan biridir bu proje. Kuranı ezberleyen kardeşlerimizin manadan da istifade edebilmeleri için bu projeyi başlattık. Şu an 160 bayan hafız öğrencimiz Hacıveyiszade caminin bayanlar bölümünde hem hafızlık tekrarı hem Arapça eğitimi alıyor. Kelime mealiyle Kuranı Kerim’in anlamını öğrenmeye dair eğitimleri devam ediyor. 

*Bir akademisyen olarak sosyal medyada, tv ekranlarında din adımlarının yaptıkları tartışmalar hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu tartışmaların halka faydası olur mu?  

Ben dini söylemde samimiyet ve ihlası önemserim. Yine dini söylemde benmerkezcilik olmamalıdır. İmam Şafi’nin dediği gibi isabet edenler Allah'tan hatalı olanlar bizdendir. Benliği öne çıkarmadan İslam adına konuşulmalıdır. En büyük emelimiz bu olmalıdır. Benim haklılığım, benim güzel sunumum ortaya çıksın diye niyetlenilen çalışmalardan hayır gelmez.

Reyting uğruna bir takım tavizlerin verildiği ilmi tartışma usullerinin çiğnendiğine şahit oluyoruz. Düşünün mesela canlı yayın bir program 5 saat sürebiliyor 3 saat sürebiliyor. Bu neyin ispatıdır?

İlim meclislerinde bu tartışmalar günlerce sürebilir ama ekran karşısında namaz vakitlerini geçirecek şekilde yapılan tartışmalar canlı yayınlar samimiyetsizliktir.
Dini bir program yapılıyor reklam arasında tılsımlı dualar adında bir kitap reklamı yapılıyor. Şimdi o programa katılan hocamız da adeta bunu onaylıyor. Kehanetle savaşmak için gelmiş olan bir kitabı anlatırken Kuran’ın kehanetleri derseniz, tılsımlı dualar derseniz Dini Mübin’i, Kitabı Mübin’i, Resulü Mübin’i yani herkesin apaçık anlayabileceği hakikatleri nereye koyarız? Bunları kurban mı edeceğiz bu sözlerle?


Giyim kuşamı duruşu konuşma tarzı ile İslam’a yakışmayan kişilerin programlarının yada taviz verilerek yapılan programların faydası kime olur? 


Elbette çağın imkânlarından faydalanılmalıdır ama samimiyet, ihlas ve hakikatin ortaya çıkması niyeti gözden kaçırılmadan olmalıdır bu tarz faaliyetler. 

   *Aynı anda çocuklara, gençlere, hanımlara ve beylere hitap edebilecek camilerimizin olması Türkiye şartlarında zor mudur? Kadının çalışma hayatına aktif katılımı düşünüldüğünde cami mekanlarının yeniden tasarlanması, yurt dışında olduğu gibi tek bir bina yerine camilerin bir kompleks olarak düşünülmesi gerekmez mi? Bu minvalde tasarlanmış camiler Konya’da var mı?


Şu anda 60’dan fazla büyük cami inşaatımız devam ediyor. Bunlar bu bahsettiğiniz özelliklere haiz olacaklar inşallah büyük oranda. Konya’da son yıllarda çok lüks diyebileceğimiz yüzme havuzlu toplantı salonlu kurslarımız açıldı. Yeterli mi elbette değil. Avrupa’da camiler dernekler bünyesinde olduğu için oradaki sistemin uygulanması her şartta mümkün olmuyor ama elden geldiğince daha güzel ve daha fonksiyonel mekânların tasarlanması arzumuzdur.


Bu arada mesela yöreye bölgeye camiye göre hutbe konuları tespit edeceğiz. Sanayi camisi ile köy camisindeki hutbenin farklı olması gerekmektedir. İnsanların ihtiyaçlarına yönelik özel hizmetlerin götürülmesi de planlarımız arasındadır. 

*Hem akademisyen hem de bir il müftüsü olarak Din Gönüllülerine bir mesaj vermek ister misiniz? Mesajınız nedir? 

Müftüsünden imamına hatta diyanette çalışan hizmetlisine kadar bu kurumda çalışan herkesin kendini atanmış değil adanmış din gönüllüsü olarak görmesini ben kendi nefsime de arkadaşlarıma da hep hatırlatıyorum. Bizler atanmış olmanın gereklerini yetiren getireceğiz elbette ama adanmışlık ruhu ile çalışacağız. Gönlümüzü ortaya koyacağız ama gönül koymayacağız. Amire müftüye personele, kuruma gönül koymadan gönlümüzü ortaya koyarak çalışırsak yaşadığımız sıkıntılar da bertaraf olacaktır ben inanıyorum. 


Şunu da tavsiye ediyorum çalışma arkadaşlarıma. Kendini yorgun hissedenler bu makamları işgal etmesinler. Bu makamların hakkını verecek daha genç daha dinamik daha gayretli insanlara yerlerini bıraksınlar. Elbette din hizmetinden emekliye ayrılmak yoktur ama vakti zamanı geldiğinde bu makamları ehline bırakmak da gerekir. Fatih’i Sultan Fatih yapan babasının belki zamanından önce bu görevi ona bırakmasıdır. Sultanlıktan vazgeçmesidir
 

Bunlar da Dikkatinizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ayse hoca 10 ay önce

Imamlari yoranlarda biraksin...

Avatar
Adalet 10 ay önce

O Görevlerin tozunu yutmadan o koltuklara tepeden gelişinizle ilgili ne demek istersiniz sayın hocam? Hem müftülükten hem üniversiteden para alma konusunda da bilgi verirseniz de iyi olur

Avatar
talebe babası 10 ay önce

hocamın ve hocam gibilerin artmasını istiyorum yorgun diyanet görevlilri bıraksınlar madem bilgililer mbst den niye puan alamıyorlar -yeni atanacaklar bilgisizler ama yüksek puan alıyorlar- yani eskilerin mbst den az puan alanları emekli edin veya emekli olsunlar olsunlar ama bazı hocalarımız var halen yaş 60 amaders derscalışıyorlar görevini adam gibi yapıyorlar ve bazıları da maaş için calışıyor cocuklarımızı emanet ettiğimiz kurslarda hacamız hocalarımız cocuklara gece gelip kursa talebesine bakıyor ve mukabeleye gönderiyor bazılarıda hiş ilgilenmiyor dört yıl geşmiş ama hiş mukabeleye göndermemişler benim cocuklarım okuyorda ondan biliyorum müfettiş geziyormuş boş kardeşim talebeye sorsunlar şikayetiniz nediye acık liseye giden talebe kursta sabah ve ögleyin acgidip geliyor kendileri dışarıdan yiyorlar ve hocaları bayan evden geliyor lar 9-10-da kahvaltı yapıyorlar yani talebedegil zaman gecirmeye geliyorlar ama görevini düzgünyapanlar Allah ikicihandarazıolsunnn

Avatar
KFM 10 ay önce

hocam sen var ya tek kelime ile adamın kralısın... Allah yar ve yardımcın olsun...

Avatar
ömer 10 ay önce

sayın hocamdan Allah ebeden razı olsun hizmetleri takdire şayan fakat benim anlamadığım dinihaberler sitesi ısrarla acaba neden hep konya müftüsünün haberini yapar.

Avatar
aksi görüş 10 ay önce

sayın müftümüzün ilmine saygım sonsuz alalh selamet versin daim kılsın .ama merkezi ezan ve vaaz sistemi ile ilgilil görüşlerine katılmıyorum kendi kendimizi kandırmayalım yaklaşık 20 yıldır vaaz etmeyen imamlarımıza haydin kürsülere demek ne derece doğru vaizlik hemen öyle ha deyince yapılacak bi ş mi Allah aşkına görüyorum duuyoyrum aramızda bu işi tam olarak beceremeyenler hala çok sayıda var. yetenekli hocalarımıza lafım yok yapsınlar onlar. aynı merkezi ezan konusundada aksi görüşteyim 20 yıldır millet çok güzel ezan dinliyordu şimdi ise aynı vakitte birbirinden farklı makamda okunan ezanlar kesinlikle kulağa hoş gelmiyor. imamlarımızher makamı biliyormu sanki bilmiyoruz.hepimiizn sesi güzelmi sanki değil kesinlikle .adamlar yıllar önce farkında olmadan islama aslında iyilik etmişler.merkezi ezan ve vaaz ne güzeldi bnce . bu konuyutekrar bida gözden geçirilmesi dileğiyle.

Avatar
imam 10 ay önce

diyanette bulunan tüm yorğunlar tümden bir bakımdan temizlikten geçirilmeli yorğunlar dersek eksik tarif etmiş oluruz 25 yıllık görevliyim diyanette temizlik nezaman ah şu diyanet istenilen bir seviyeye gelse ne güzel olur

Avatar
afyonlu 10 ay önce

yorgun ve bu işten lezzet almayan alamayan varsa hemen yakınınızda ...