Arcaklıoğlu Aşure günü mesajı yayınladı
Her dinin ve her milletin kutsal veya diğer zaman dilimlerinden farklı kabul ettiği kendine özgü belirli gün ya da ayları  vardır. Mensubu olmakla şeref duyduğumuz Yüce Dinimiz İslâm dininde de bu tür gün, gece ve aylar vardır. İnsan için en değerli mefhumlardan birisi de zamandır. “Şehrullah” yani “Allah'ın Ayı” olarak nitelendirilen Muharrem ayı, ilahi bereket ve feyzin, rabbani ihsan ve keremin coştuğu ve bollaştığı bir aydır.
 
Hicri takvimin ilk ayı olan Muharrem ayının onuncu gününe “Aşure” denmesinin sebebi, Muharrem ayının onuncu gününe denk geldiği içindir. Hadis kitaplarında geçtiğine göre ise, bu güne bu ismin verilmesinin hikmeti, o günde Cenabı Hak on peygamberine on değişik ikram ve ihsan ettiği içindir.

Bu ikramları sıralamak gerekirse;

1- Allah (c.c.), Hz. Musa'ya (a.s.) Aşure Gününde bir mucize ihsan etmiş, denizi yararak Firavun ile ordusunu sulara gömmüştür,
2- Hz. Nuh (a.s.) gemisini Cudi Dağının üzerine Aşure Gününde demirlemiştir,
3-Hz. Âdem'in (a.s.) tövbesi Aşure Günü kabul edilmiştir,
4-Hz. İsa (a.s.) Aşure Günü dünyaya gelmiş ve o gün semâya yükseltilmiştir,
5- Hz. İbrahim'in (a.s.) oğlu Hz. İsmail Aşure Günü doğmuştur,
6-Hz. Yunus (a.s.) balığın karnından Aşure Günü kurtulmuştur,
7-Hz. Davud'un (a.s.) tevbesi Aşure Günü kabul edilmiştir,
8- Hz. Yusuf kardeşlerinin atmış olduğu kuyudan Aşure Günü çıkarılmıştır,
9-Hz. Eyyûb (a.s.) hastalığından Aşure Günü şifaya kavuşmuştur,
10- Hz. Yakub'un (a.s.), oğlu Hz.Yusuf'un hasretinden dolayı kapanan gözleri Aşure Günü görmeye başlamıştır.

Aşure Gününde ilk akla gelen ibadet ise oruç tutmaktır. Muharrem ayı ve Aşure Günü, Ehli Kitap olan Hıristiyan ve Yahudiler tarafından da mukaddes sayılırdı. Peygamberimiz (s.a.s.) Medine'ye hicret ettikten sonra orada yaşayan Yahudilerin oruçlu olduklarını öğrendi. "Bu ne orucudur?" diye sordu. Yahudiler, "Bugün Allah'ın Musa'yı düşmanlarından kurtardığı Firavun'u boğdurduğu gündür. Hz. Musa (a.s.) şükür olarak bugün oruç tutmuştur" dediler. Bunun üzerine

Resulullah (s.a.s.) de, “Biz, Musa'nın sünnetini ihyaya sizden daha çok yakın ve hak sahibiyiz” buyurdu ve o gün oruç tuttu, tutulmasını da emretti. Başka bir hadiste de “Ramazan ayından sonra tutulan oruçların en hayırlısı Muharrem ayında tutulan oruçtur. Farz namazlardan sonra en faziletli namaz ise gece kılınan namazdır.” buyurmuştur.
   
Bunun içindir ki Muharrem ayı, İslam kültür tarihinde önemli yeri olan bir zaman dilimini temsil etmektedir. Bu ayın önemi, içinde meydana gelmiş olan önemli olaylardan kaynaklanmaktadır.
   
İslam tarihinin en üzücü olaylarından biri olan Kerbela olayı da bu ayda gerçekleşmiştir. Bütün Müslümanları üzen bu tarihi olay, tarihin hakemliğine bırakılmalı, bu olayların ekmek ve sudan daha fazla birlik ve beraberliğe ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde müminler arasında soğukluğun ve kırgınlığın sebebi kılınmamalıdır.
    
Bütün Müslümanlara düşen görev, tarihin güzelliklerini yaşadığımız dönemin şartları içinde yeniden yaşamaya gayret göstermek, yanlış ve üzücü örneklerden ibret alarak onların tekrar yaşanmaması için ne gerekiyorsa onu yapmaktır.
   
Yapacağımız tek ve en önemli şey de bu ayda şehit edilen Hz. Hüseyin (r.a.) ve diğer şehitlerimiz için dua etmektir. Oruç tutmak için de Muharrem ayının 09-10 veya 10-11 yani önümüzdeki 02 Kasım Pazar günü ile  03 Kasım Pazartesi günlerini veya 03 Kasım Pazartesi günü ile 04 Kasım Salı  günlerini oruçlu geçirmeye gayret edelim.
   
Cenab-ı Allah bizleri birlikten beraberlikten iyilikten güzellikten ayırmasın. Muharrem ayı herkese hayırlı olsun.  İdrak edeceğimiz  Aşure Günümüzün , memleketimiz ve bütün Müslümanlar için emniyet, huzur, fedakârlık ve kardeşliğimize vesile olmasını diliyor, tüm İslam âleminin Hicri yılbaşını ve dolayısıyla Muharrem aylarını ve Aşure günlerini en kalbi duygularımla tebrik ediyorum tebrik ediyorum.

Diyanet Haberlere dair ilk haberleri grup sayfamızdan öğrenmek için

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.