Fikret Karaman Dekanlığa Atandı

Hac'dan sorumlu Diyanet İşleri Eski Başkan Yardımcısı Prof.Dr. Dr.Fikret Karaman,  Malatya İnönü Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanlığı’na atandı.
 
 
Yükseköğretim Genel Kurulu (YÖK), devlet üniversitelerine 47 dekan ataması yaptı. Bu kapsamda Malatya İnönü Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde 2 yıldır vekaleten Dekanlık görevini yürüten Prof. Dr. Fikret Karaman’da asaleten Dekanlık görevine atanmış oldu.


Prof. Dr. Fikret KARAMAN Kimdir?

 
Prof. Dr. Fikret KARAMAN 30 Ağustos 1954 yılında Elazığ Baskil ilçesi Altunuşağı Köyü Horik mezrasında doğdu. Babasının adı Arif, annesinin adı Besi’dir. Altı kardeş olan KARAMAN ailesinin ikinci çocuğudur
 
Dönemin ve çevrenin özelliği gereğince diğer komşular gibi KARAMAN ailesi de geçimini, çiftçilik ve ziraatla sağlamaktadır. O dönemde, şehir hayatı ön planda değildir. Köylüler hayatlarından memnundur. Kendi imkân ve alın terleriyle ihtiyaçlarını karşılamaktadırlar. Yılda bir-iki defa harman mevsiminden sonra il ve ilçe merkezine uğrayarak evin zaruri masraflarını temin etmektedirler. Bu tarihlerde köy hayatı oldukça sakin, sade ve huzurludur. Komşuluk ilişkileri, yardımlaşma ve paylaşma duyguları ileri derecededir. Belki köyler çok zengin değildi. Yol, okul, sağlık ocağı, su ve elektrik gibi alt yapı eksikti. Fakat insanlar daha mutluydu. Özellikle kış mevsiminde camide veya komşularda toplanarak akşamları mevlit, ilmihal, Ahmediyye ve Muhammediyye gibi kitaplar okunurdu. Herkes zevkle dinliyordu. Yaşlılar hikâye ve hatıralarını anlatırlardı. Şehre veya başka bir köye gidip gelenler yeni haberler getirilerdi. Hastalar ve yaşlılar sıkça ziyaret edilirdi. Küçükler, büyüklere saygı ve hürmet gösterirlerdi. Aynı hareketlilik kadınlar arasında da yaşanırdı. Onlar, gelen misafirlere güzel ve doğal yemekler hazırlardı. Kışın herkesin evinde adeta küçük bir halı atölyesi kurulurdu. Bayanlar ve genç kızlar halı ve kilim dokurlardı.
 
Artık 1950-1960 yıllarında il ve ilçe merkezlerinden başlanarak nüfusu yoğun olan köylerde ilkokullar ve sağlık ocakları açılmaya başlandı. Bu hizmet, o dönem için önemli bir gelişmedir. Çocuklarını şehir okullarına gönderebilen aile sayısı çok azdı. Dolayısıyla diğer aileler için köylerde açılmaya başlanan bu okullar önemli bir fırsattı. Bu fırsatın farkında olanlar çocuklarını, okullara gönderiyordu. Bu bağlamda KARAMAN ailesi de 1963 yılında komşu köyleri olan Konalga’da ilkokul açıldığı haberini almıştı. Burası kendi köylerine 8-10 km kadar uzaktadır. Bu mesafe günün şartlarına göre kabul edilebilir bir uzaklıktı. Babası Eylül 1963 yılında okula kaydetmek üzere KARAMAN’ı Konalga Köyü’ne götürür. Öğretmenle tanışma ve konuşma faslı tamamlandı. Kayıt için gerekli işlemler yapıldı. Artık okul hayatı başlamıştı. Sabah akşam aynı köye gidip gelmek gerekiyordu. Atalarımız demiş ya; “Üzüm üzüme baka baka kararır.” Bu düşünceden hareketle diğer komşular da çocuklarını okula göndermeye başladı. Yeterince yol arkadaşı da olmuştu. Birkaç gün sonra öğretmen bu öğrencileri daha yakından tanıdı. İlkokul alfabesinden bazı parçalar okutarak kabiliyetlerini ölçtü. Çarpım tablosunu sordu. Sonuçta yetkisini kullandı ve KARAMAN’ı doğrudan ikinci sınıfa kaydetti. İlkokul hayatı dolu ve güzel hatıralarla tamamlanmıştır. Okul öğretmeni; KARAMAN’ı dönemin öğretmen okullarına hazırlamaya çalışıyordu. En yakın yer Malatya Akçadağ Öğretmen Okulu olabilirdi. Fakat KARAMAN’ın babası öğretmen okullarındaki ideolojik yapılaşmadan endişe ettiği için temkinli davranıyordu. Bu sebeple Malatya’da, Kur’ân kursuna gitmesine karar vermişti. Bu sürede il vaizi Bahaaddin BİLHAN hem velisi olacak hem de özel Arapça dersleri verecekti. KARAMAN aynı yılın devamında kısa bir süre için Diyarbakır’a gitti. Beş ay bir medresede özel dersler aldı. Daha sonra hocası ve aynı zamanda velisi BİLHAN 1968 eğitim yılı başında, KARAMAN’ın tekrar Malatya’ya gelmesini sağlamış ve İmam- Hatip okuluna kaydetmiştir.
 
 Orta Öğrenimi
 
Prof. Dr. Fikret KARAMAN, Malatya İmam-Hatip Lisesi’nde kendi imkânlarıyla gündüzlü olarak okumaya başladı. Okulda yatılı bölüm yoktu. Yıl sonunda; okul öğrencileri arasında parasız yatılı sınavı açılmıştı. KARAMAN bu sınavı birincilikle kazanmış ve bölgede yatılı pansiyonu olan Kahramanmaraş İmam-Hatip Okulu’na yerleştirilmiştir. Okulun birinci devresini başarıyla tamamlamıştır. İkinci devre üç yıl olmasına rağmen sadece bir yıl okumuştur. Çünkü aynı yıl; ders notları sekiz ve daha yukarı olduğu için İmam-Hatip okullarına ait bir yönetmelik hükmünden yararlanarak, beşinci sınıfta iken altıncı ve yedinci sınıfların derslerini de vererek 1972 yılında mezun olmuştur. Aynı yıl Yüksek İslam Enstitüsü yazılı sınavlarına girmiş ve bu sınavı Türkiye birincisi olarak kazanmıştır. Bu arada mecburi hizmetle yükümlü olduğu için Malatya Doğanşehir Sürgü beldesine imam-hatip olarak atanmıştır. Aynı yıl Erzurum Yüksek İslam Enstitüsü mülakatını kazandı. Ya mevcut göreve devam edecek veya yüksek öğrenime gitmeye karar verecekti. Yapılan istişare sonucunda ikincisine karar verildi. Fakat hayatı ve toplumu tanımak açısından bu kısa süredeki imam-hatiplik tecrübesi; KARAMAN’IN geleceğine önemli katkılar sağlamıştır.
 
Yüksek Öğrenimi
 
Prof. Dr. Fikret KARAMAN 1972-1973 eğitim yılında Erzurum Yüksek İslam Enstitüsü’ndeki öğrenimine başlamıştır. Doğal olarak imam-hatiplik görevinden istifa etmek zorunda kaldı. Ancak buna karşılık olarak okulun burs sınavını kazandı. Erzurum’un soğuk iklimini ve coğrafi şartlarını saymazsanız burası yüksek dini öğrenim için uygun ve bereketli bir şehirdir. Zira resmi program dışında mesleki alanda Erzurum medrese hocalarından ders almak mümkündür. KARAMAN da bu fırsatı değerlendirmiş, mesai dışı ve tatil günlerinde özel dersler almıştır. Bir gerçeği daha ifade etmek gerekirse enstitü programı da yeterince zengindi. Çok gayretli ve başarılı hizmetleri vardı. Burada; o yıllarda bütün öğrencilerin yetişmesinde emeği olan ancak bugün için vefat eden iki değerli bilim adamını anmadan geçmek doğru olmaz. Bunlardan biri naklen İzmir Yüksek İslam Enstitüsü’ne giden ve orada vefat eden tefsir hocası Prof. Dr. Abdullah AYDEMİR diğeri de Konya Yüksek İslam Enstitüsü’ne naklen atanan ve orada vefat eden Özgü ARAS’tır.
 
İlk Görev
 
Prof. Dr. Fikret KARAMAN, İmam-Hatip okulundan mezun olduktan sonra bir süre imam-hatiplik görevi yapmıştı. Bunu az önce ifade etmiştik. Fakat onun asıl ve kesintisiz görevi yüksek öğrenimden sonra başlamıştır. KARAMAN 1976 yılında enstitüyü bitirince ilk mezuniyet yılında Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü’nce Trabzon Beşikdüzü Ticaret Lisesi din dersi öğretmenliğine atanmıştır. Fakat o, bu göreve başlamadan, Diyanet İşleri Başkanlığı’nda görev almayı tercih etmiştir. Başkanlıkla yapılan ön görüşme sonucunda ağustos 1976 yılında İstanbul stajyer müftü yardımcılığına atandı. Bu önemli bir fırsattı. Çünkü o dönemde, İstanbul’da Abdurrahman Şeref GÜZELYAZICI müftülük yapmaktadır. Burada kaldığı süre içinde merhumun bilgi ve tecrübelerinden istifade etmiştir. Daha sonra 1976 yılı sonunda Malatya Hekimhan ilçe müftülüğüne atandı. Yaklaşık bir yıl burada çalıştı. İlk yurt dışı görevine, 1977 yılı ramazan ayında Almanya’ya gitti. Küçük ve şirin bir ilçe olan Hekimhan’da din hizmetinin yürütülmesinde halkın önemli katkıları alınmıştır. KARAMAN, 1978 yılında askerlik hizmeti nedeniyle Hekimhan’dan ayrılmış ve askerlik hizmeti için tekrar İstanbul’a gitmiştir. Dört ay Tuzla piyade okulunda temel eğitimini tamamladıktan sonra yedek subay olarak Kütahya 9. Jandarma Er Eğitim Alay Komutanlığı emrine atanmıştır. Askerlik hizmetini 1979 yılı sonunda teğmen olarak tamamlayan KARAMAN terhis olmuş ve bir ay içinde Safranbolu ilçe müftülüğüne atanmıştır.
 
Yaklaşık sekiz yıl (1979-1987) bu ilçede müftü olarak görev yaptı. Safranbolu, tarihi eser ve kültürü ile önemli bir yerleşim merkezidir. Burada kaldığı süre içinde ilçenin tarihi dokusuna uygun olarak dini, sosyal ve kültürel anlamda önemli hizmetlerin yapılmasına öncülük etti. Diğer taraftan vatandaşların desteği ile müftülük hizmet binası, Kur’ân kursu ve cami gibi önemli mekânların inşasına katkı sağladı. Yine KARAMAN, aynı ilçe müftülüğü kadrosunda iken geçici olarak dokuz ay Ankara’da Fransızca dil kursuna katılmıştır. Kursun tamamlanmasından sonra beş ay süreyle Fransa’da din görevlisi olarak çalışmıştır. Daha sonra 1987 yılında Akçakoca ilçe müftülüğüne atandı. Bu ilçede de bir yıl müftülük hizmetini yürüttü. KARAMAN, bu ilçede fazla kalmadı. Ancak bu kısa süre içinde, Akçakoca halkı ile büyük bir sevgi, saygı ve huzur dolu günler yaşamıştır. Karşılıklı gayret ve anlayış sonucunda Diyanet İşleri Başkanlığı’ının hizmetleri ön plana çıkmıştır.
 
KARAMAN, bu ilçede iken ortak kararname ile Erzincan il müftülüğüne atanmış ve 10 Kasım 1988 tarihinde buradaki görevine başlamıştır. Onun görev yaptığı Erzincan ilinde de devlet ve millet işbirliği çerçevesinde dini hizmetlere öncülük edilmiştir. Özellikle 13 Mart 1992 tarihinde meydana gelen depremde halkın dini, millî, manevi ve moral değerlerinin korunmasında önemli katkıları oldu. Depremin maddi ve manevi hasarlarının giderilmesi için yoğun çalışmalara katıldı. Erzincan Müftülük hizmet binası, Terzi Baba Camii, diğer camiler, Kur’ân kursu ve lojman gibi önemli dini tesislerin yeniden yapımı veya onarımı gerçekleştirilmiştir. Bu hususta da yeri gelmişken dönemin merhum Erzincan Valisi Recep YAZICIOĞLU’NUN büyük katkılarını da rahmetle anmak gerekir. KARAMAN, Erzincan ilinde müftülük hizmetini yürütürken 1989 yılında Kayseri Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Kelam Anabilim Dalında yüksek lisans programına kaydolmuş ve söz konusu programı 1991 yılında tamamlamıştır. Aynı yıl Erzurum Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi doktora öğrenimine başlamıştır. 1994 yılında doktora tezini tamamlayarak, ilahiyat doktorası unvanını almıştır.
 
Prof. Dr. Fikret KARAMAN, 1993 yılında Elazığ il müftülüğüne atandı. Elazığ, kendi vilayeti olması nedeniyle bu atamanın beraberinde getirdiği bazı zorluklar da vardı. Fakat iyi değerlendirildiğinde önemli hizmetlere katkıda bulunmak da mümkündü. Çünkü Elazığ ve onun tarihi zenginliğini oluşturan Harput’un bölgede özel bir yeri vardır. Diğer bir ifade ile Elazığ ve çevresi din hizmetleri açısından daha derin ve zengin bir birikime sahiptir. Karaman 1993-2000 yılları arasında Elazığ’da din görevlileri başta olmak üzere halkın desteği ile daha önce inşaat halinde olan Edibe Can Müftülük sitesini tamamlayarak hizmete açılmasını sağladı. Bu site, bir kültür merkezi konumundadır. Elazığ’da icra edilen birçok toplantı, panel, seminer, konferans, sempozyum ve kongrelere ev sahipliği yapmaktadır. Diğer taraftan Elazığ Kur’ân kursu ve camiler konusunda önemli ölçüde doyum noktasına ulaşmıştır. Yine bu süre içinde “Dünü ve Bugünüyle Harput Sempozyumu” zengin bir program ile icra edilmiştir. Bu programa katılan yaklaşık doksan bilim adamının tebliğleri derlenerek iki ciltlik bir eser halinde yayımlanmıştır. Bu süre içinde Türkiye Diyanet Vakfı Elazığ şubesinin de söz konusu hizmetlere aktif olarak katkısı sağlanmıştır. KARAMAN, Elazığ’daki bu hizmeti esnasında İstanbul Marmara İlahiyat Fakültesi’nde 1997 yılında yine Kelam Ana Bilim dalında doçentlik sınavına girerek ilahiyat doçenti unvanını almıştır. Bu tarihten itibaren doçentlik unvanını kullanmaktadır.
 
Yurtdışı Görevi
 
Prof. Dr. Fikret KARAMAN, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yurt dışı hizmetlerinde de önemli ölçüde görev almıştır. Çoğu kez kısa süreli ve geçici görevlerle yurt dışındaki vatandaşlarımızın din hizmetlerine rehberlik etmiştir. Yine bu maksatla 2001 yılında altı aylık bir süre ile T.C. Viyana Büyükelçiliği nezdinde geçici olarak din hizmetleri müşavirliğini yürütmek üzere tedvirle görevlendirilmiştir. Burada kaldığı süre içinde Avusturya’da çalışan Türk topluluğunun din hizmetleri başta olmak üzere diğer sosyal ve kültürel konularda yardımcı olmuştur. Tekrar Elazığ il müftülüğüne dönen KARAMAN, Temmuz 2002 tarihinde T.C. Paris Büyükelçiliği Din Hizmetleri Müşavirliğine atandı. Bir yıl süre ile bu hizmeti yürüttü. Daha sonra görülen lüzum üzerine 30 Temmuz 2003 tarihinde Diyanet İşleri Başkan Yardımcılığı’na atandı. Halen aynı görevi  yürüten KARAMAN, orta derecede Arapça ve Fransızca bilmektedir. Evli ve üç çocuk babasıdır.
 
Eserleri ve Bilimsel Makaleleri
 
Prof. Dr. Fikret KARAMAN, taşra ve başkanlık merkezindeki idari görevi ve çalışma mesaisi yanında ilmi çalışmalarda bulunmayı da ihmal etmemiştir. Bu çalışma sayesinde doktora ve doçentlik unvanlarını görevi başında iken almıştır. Diğer yandan il müftülüğü ve başkan yardımcılığı esnasında Diyanet İşler Başkanlığı adına yurt içi ve yurt dışında birçok bilimsel toplantıya katılmıştır. Bilimsel ve halka yönelik 120 kadar makalesi yayımlanmıştır. Halka yönelik makalelerin buraya alınmasına gerek görülmemiştir. Ancak basılmış kitap ve yayımlanmış bilimsel makalelerinin isimlerini hatırlatmakta yarar vardır:
 
 A-Eserler
 
1- Hz. Peygamber (S.A.V)’in Sünneti Işığında Tebliğ ve İrşad, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayını.
 
2- Tenkihu’l Kelam Fi Akaid’i Ehli’l İslam; (Abdullatif el-Harputi; Sadeleştirme) Türkiye Diyanet Vakfı, Elazığ Şubesi Yayını.
 
3- İslam’ın, İnsana Bakışı, (Tebliğ ve Seminerlerden Derleme) Türkiye Diyanet Vakfı, Elazığ Şubesi.
 
4- Münafıklığın İtikadi Boyutu ve İslami Tebliğe Etkisi; Türkiye Diyanet Vakfı Elazığ Şubesi, 1996.
 
5- Hz. Muhammed (S.A.V) ve Toplumsal Güven; Türkiye Diyanet Vakfı Elazığ Şubesi, 2002.
 
 B-Bilimsel Makaleler
 
 1- Kelam İlminin Doğuşu Ve Mütekaddimin Dönemi Problemleri; Fırat Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi; Sayı:1, 1996.
 
2- Rızık ve Kazanç Anlayışı Üzerine Bir İnceleme; Fırat Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi Dergisi; Sayı, 1, 1996.
 
3- Tevekkül İnancı Üzerine Bir İnceleme; Fırat Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi Dergisi; Sayı, 1, 1996.
 
4- Terör ve Şiddetin Önlenmesinde Dini Değerlerin Yeri ve Önemi; Diyanet İşleri Başkanlığı, Diyanet İlmi Dergi, Cilt, 36, Sayı, 3, 2000.
 
5- Çağımızdaki İtikadi Sapmalar ve Kelami Çözümler; Diyanet İşleri Başkanlığı, Diyanet İlmi Dergi, Cilt, 35, Sayı, 4, 1999.
 
6- İslam Dini Açısından Tütün ve Sigara Üzerine Bir İnceleme; Diyanet İşleri Başkanlığı, Diyanet İlmi Dergi, Cilt, 35, Sayı, 3, 1999.
 
7- Cenaze Defni ve Kabir Ziyareti Üzerine Bir İnceleme: Diyanet İşleri Başkanlığı, Diyanet İlmi Dergi, Cilt, 35, Sayı, 2, 1999.
 
8- Ma’rufu Emretme ve Münkeri Nehyetme Görevi Hakkında Bir Değerlendirme; Diyanet İşleri Başkanlığı, Diyanet İlmi Dergi, Cilt, 31, Sayı, 2, 1995.
 
9- İslami Tebliğin Evrenselliği ve Veda Hutbesi Üzerine Bir Değerlendirme;Diyanet İşleri Başkanlığı, Diyanet İlmi Dergi, Cilt, 30, Sayı, 3, 1994.
 
10- İslam’da Ekonomi ve Çalışma Politikası; Fırat Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi Dergisi; Sayı, 3, 1998.
 
11- İslam’ı Tebliğ’de Aşırılık Problemine Karşı Müjdeleme ve Kolaylık İlkesi, Kutlu Doğum Haftası Sempozyumu Tebliği, 2002 Elazığ;
 
12- Abdullatif Harputi’nin Hayatı-Eserleri ve Kelami Görüşleri, Diyanet İşleri Başkanlığı, Diyanet İlmi Dergi, Cilt, 29, Sayı, 1, 1993.
 
13- Hz. Peygamber (S.A.V)’in Tebliğinde Metot ve Güven Faktörü: Hz. Muhammed (S.A.V) ve Toplumsal Güven; Türkiye Diyanet Vakfı Elazığ Şubesi, 2002.
 
14- Harput’un Bilim ve Kültür Hayatında Son Dönem Müftülerinin Katkıları, Dünü ve Bugünüyle Harput; Türkiye Diyanet Vakfı Elazığ Şubesi, 1999.
 
15- Kur’ân’da İlim Kavramı ve Değeri, İslam’ın İnsana Bakışı, s. 237, 2002.
 
16- ABD The Muslim World-The Status and Function of the PRA in the Turkish Repuplic (Cumhuriyet Yönetiminde Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yeri ve İşlevi),Sayı 98 Nisan-Temmuz 2008.
 
17- Fransa İslam Konseyi Üzerine Bir İnceleme; On Dokuz Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, Sayı, 16, Samsun, 2003.
 
18- Bid’at ve Bid’at Üzerine Bir İnceleme, Diyanet İlmi Dergi, 1990, cilt, 26.
 
19- Uluslararası Avrupa Birliği Şurası (3-7 Mayıs 2000), Avrupa Birliğinde Din Faktörü ve Sorumluluklarımız, Cilt I, s.19
 

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
imam 1 yıl önce

mezara kadar devam edersin artık hac dairesindeyken yaptıkların yetmemiş gibii

Avatar
Bekri Mustafa 1 yıl önce

Yahu bu dünyaya Fikret KARAMAN olarak gelmek varmış. Maşaallah her devirde borusu öten bir hocamız. Hem alim hem Başk yardımcıs, hem alim hem de iki defa müşavir, hem alim hem de kürt..
Bu hocamız Ahirette bakalım ne olacak.
Orada da muhakkak koltuğunua girecek birileri olur.
Malatya ilahiyatın makus talihi dönecektir umarım.

Avatar
Ahmet 1 yıl önce

Allah ordakilere sabır ve metanet versin

Avatar
Kemal 1 yıl önce

Ne mübarek zammın yahu!!!

Avatar
imam 1 yıl önce

vallahide billahi ve tallahi diyanetten umudumu tamamen yitirdim diyanetin ruhuna fatiha çekmek gerek diyanette geriye dönüş başldı yahu şu hkümet uyurmu ya

Avatar
s.bolu 1 yıl önce

Değerli hocam adam gibi adamdır Allah hayırlı eylesin yolunu acık eylesin hazmedemeyenler catlasın hocama saygılar

Avatar
oxfordlu 1 yıl önce

HAC dairesinde iken yediği haramlar suratına yansımış

Avatar
adil 1 yıl önce

Sayın Bardakoğlu ve Karaman hocamız hac görevlendirmelerinde yazılı puanı esas aldırarak din görevlilerinin hakkını yedirmediler.Şimdiki başkan ve hac dairesindeki yetkililer ne yapıyorlar biliyormusunuz anlatayım.Görevli yazılıdan 90 almiş, mülakatta 60 verip sınavı kaybettiriyorlar.Yazılıda 80 alan birisinede mülakatta 90 verip sınav kazandırıyorlar.Ben yapılan haksızlıklara diyecek kelime bulamıyorum.BARDAKOĞLU VE KARAMAN ŞEREFLİ VE ADALETLİ HAREKET ETTİLER.Allah onlardan razı olsun.