Kadre Ermek; Kadri Bilinmek
Varlığın şifrelerini çözen bir kitap bu gecede indirilmiştir. O mukaddes kelamın kadri müminler tarafından bilinir, takdir edilir, değer verilir.

Fermana mahsus bir söz ve o sözün kıymeti bir ömür kadar değerlidir. Bir ömür versen de kadrini hakkıyla vermiş sayılmazsın.

Aranan değer bu gecededir. O takdirde aramalıyız, arayıp sormalıyız o değeri…
 Nedir o kadir gecesi? Kadri bilir misin? Tanıdın mı o yüceyi ve gecenin içinde bulunan değeri?  Buldun mu kadir gecesini? Erdin mi içinde selam olana? Tan yerinin ağarmasına kadar bir selam tenezzülünün içine düştün mü? Kısacası kadri buldun mu? Ne mutlu o gecenin kadrini bilip de kadri yüce olana!

Selam sana ey Müslüman! Bu gece kadir gecesi, bu gece senin kadre erdiğin gece…
Ramazanın her gecesinde eline bir güneş düşüyordu ama o güneşi tuttum diyemiyordun. Ya da yakaladığından emin olamıyordun. Belki bir sonraki gece yakalarım diye bir ümitle ramazanın her gecesini yokladın. Kadri bekledin. Sonra ümitle işte bu gece dedin ve Kâdir-i Mutlak’ın kapısını çalmaya başladın. İşte o gece kadir gecesidir.
Bulutlar arasına da ki yağmuru bir çiftçi nasıl ümitle bekler ise; bir sene belki de bir ömür kadir gecesini yakalamayı bekledin, çünkü o gece zaten başlı başına bir ömre değer geceydi.

Sonra anladın özel ve değerli olanlar saklanırmış. Sende “ Öyle ya!” dedin “Bin aydan hayırlı olan saklandığına göre Rabbimde ben arayayım diye bu geceyi saklamış” dedin. İşte bu ümidindir seni kul yapan. “Buldum” deseydin belki asıl o zaman kaybetmiş olacaktın.  Anladın değil mi? Seni kul yapan Allah hakkındaki güzel ümidindir. O takdirde Allah seni sever sende Allah’ı seversin.

Sen sadece hazinenin saklı olduğu koordinatları biliyorsun. Lakin henüz kesin yeri keşfetmiş değilsin. Sözün sultanı Efendiler Efendisi bile belki o geceyi kaçırırım diye Kâinatın sahibine misafir oluyor, kendisi, O Malik-i Zül Celalin evine (Camiye) misafir oluyor, İtikâfa giriyordu. Sen ona İtikâf dersin ama o aslında kendini, vaktini, mesaisini Allah’a satmanın diğer adıdır.

Kadri bildin mi? Allahın şanını tanıdın mı? “sen Âlimsin, sen Bârî’sin sen Tevvab’sın sen Afüv’sün sen Gafûr’sün diyebildin mi?

Ey Müslüman! Kadri bil ki kadrin bilinsin. Nerede duruyorsun. Baktığım ve talepte bulunduğun makam neresidir.
Gücün yetiyorsa kadri kaçırma. Kadre er. Şerefli ol. Yücelerle ol. Yücel ve yücelt.
Gelecek yılın hesabını, plan programını bu gecede meleklerden al. Bu gece meleklerden selam al. Bu gece meleklere selam ver. Sende selamette ol. Kadrin mübarek olsun.

Yeryüzünün bütün Müslümanlarının izzet elbisesi, o yüce kelama sarılmakta, Hz Resul’ün ardında saf tutmaktadır.
Ya Rabbi! Kadri, kıymeti bilinmeyen dinimizin şanını yüce eyle, zilleti, ataleti, sefaleti Müslümanlar üzerinden def eyle! Bize tekrar İzzet libasını giydir.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol