Müftü Bektaş'dan Berat Gecesi mesajı
Yolların akışını ve yolcunun dikkatini çeken levhalar gibi hayatta aldığımız yolculuk serüveninde de bazı işaret levhaları yerine geçen önemli gün ve geceler vardır. Berat gecesi başka bir ifade ile Şaban Ayının 15. Gecesi de bu gecelerden ya da bu işaret levhalarından birisidir.

Berat kelimesi, Arapça’da “berâet” kelimesinin Türkçeleşmiş halidir. Allah’ın affı ve bağışlaması, günah, borç ve cezadan kurtulmak gibi anlamlara gelen berat, özünde günahlardan arınma ve Yüce Allah’ın rahmet ve mağfiretine ulaşma amacı vardır. Bu gecede Allâh'ın affı ve bağışlamasının çok olacağı müjdelendiğinden, bu geceye “Berat Gecesi” denilmiştir.
 
Rahmet gecesi de denen bu gece vesilesiyle, iman, ibadet ve düşünce hayatımız bakımından kendimizi yenilememiz, geçmişimizi muhasebe etmemiz, geleceğimizi planlama ve ümitlerimizi tazelememiz için büyük bir fırsattır. Bu gece münasebetiyle, içimizdeki manevi duyguların sesine kulak vererek günahlarımıza tövbe etmeli, tüm Müslümanlar ve insanlık için Allah’a dua ve niyazda bulunmalıyız.

Yüce Allah, bu gecede ilahi rahmetini bol bol indirmekte, rızık ve şifâ kapılarını sonuna kadar açarak, bizleri sonsuz ikramlarına davet etmektedir.
 
Beratı elimize almamız için bir nefeslik verilen saltanatımızın yıllık değerlendirmesini yapıp hayat defterinden bir yıllık defteri kapatıp yeni bir yılın defterini açarken geçmişin muhasebesini iyi yapıp, geleceğin planını da ona göre planlamamız gerekmektedir.
 
Yüce dinimiz İslam, dünya ve ahiret, madde ve mana dengesine; akıl, düşünce, duygu ve bilginin ahenkli şekilde buluşturulmasına dayanır. Günümüzde ferdi ve toplumsal hayatımızdaki maddi ve manevi değerlerin dengesi bozulmuşsa eğer, dünyevîleşme esareti başlamışsa eğer, bencillik gibi olumsuzluklar ruh sağlığımızı bozmaya başlamışsa, o takdirde yeni sayfamızı açarken kalbimizi avuçlarımızın arasına alıp, ilahi huzurda durarak Allah’a verdiğimiz sözü tekraren yenilememiz gerekmektedir.
        
Berat gecesini idrak ettiğimiz bu gecede ve gündüzünde Allah’ımızı sevdiğimiz ve imanımızdan cesaret alarak ümitle Er- Rahmanın kapısında, istek makamında, edebi hürmetle istemeliyiz. Buna mukabil Cehennemin azabından ve nefsin ve Şeytanın aldatmalarından dolayı da yüce makamda bulunduğumuz bilinciyle, korku ile yalvarmalıyız. Yani Kulluk makamı olan havf ve reca makamından Erhamurrahimin’e (En merhametli olana) yalvarmalıyız, ondan istemeliyiz, o’na nazlanmalıyız. O kapıda boyun bükmeliyiz.

Bu vesileyle özelde tüm Ayancıklı kardeşlerimizin, genelde ise tüm din kardeşlerimizin beratını yüce Allah’tan niyaz ediyor, herkes için sıhhat afiyet ve huzur diliyorum.
                                                                   

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.