Müftü Mehmet Sönmezoğlu'ndan Bayram Mesajı
Diyanet camiasının kalbi Dinihaberler.com da Atıyor...

Yüce Allah’ın biz mü’minlere bahşettiği iki hayırlı günden biri olan Kurban Bayramı’na bir kere daha ulaşmış bulunuyoruz. Bugün, tüm dünya Müslümanları olarak Kurban Bayramı’nın sevinç ve mutluluğunu hep birlikte yaşıyoruz. Hz. Peygamber (s.a.s.)’in ifadesiyle “Allah katında günlerin en büyüğü olan Kurban Bayramı”na (Ebu Davûd, Menâsik, 19) bizleri ulaştıran Yüce Mevlamıza binlerce hamdü senalar olsun.

Dinî bayramlarımızın fert ve toplum hayatımızda çok önemli yeri vardır. Bayramlar, dinî şuur ve duygunun gelişmesine, millî ve manevî değerlerin güçlenmesine, karşılıklı sevgi ve saygının artmasına, dargınlık ve düşmanlıkların giderilmesine, birlik-beraberlik ve kardeşlik duygularının pekişmesine, toplumsal yardımlaşma ve dayanışmanın tesisine vesile olan müstesna zaman dilimleridir.

Bayramlar, sevinçlerin paylaşıldığı, üzüntü ve kederlerin unutulduğu, gönüllerin kaynaştığı, akrabalık bağlarının ve komşuluk münasebetlerinin kuvvetlendiği, öksüz, yetim ve kimsesizlerin sevindirildiği rahmet ve bereket dolu günlerdir.

Kurban Bayramı, İslam âlemi için çok önemli günledir. Yeryüzündeki milyonlarca Müslüman aynı duygu ve heyecanla bu bayramı kutlamaktadır. Ayrıca dünyanın çeşitli bölgelerinden gelen yüzbinlerce Müslüman, Arafat’ta, Müzdelife’de, Mina’da ve Kâbe-i Muazzama’nın etrafında toplanarak, İslam’ın sevgi, kardeşlik ve barış mesajını tüm insanlığa ulaştırıyorlar.

Maalesef günümüzde zulme maruz kalan, savaş ve terör sebebiyle evinden yurdundan ayrılıp mülteci durumuna düşen, bayramın mutluluk ve heyecanını doyasıya yaşamaktan mahrum olan Müslüman kardeşlerimiz bulunmaktadır. Bu muzdarip, çaresiz insanların perişan halleri vicdanlarımızı ve yüreklerimizi sızlatmaktadır. Onların acılarını paylaşıyor, bir an önce huzura kavuşmaları için kendilerine dua ediyoruz.


Bayramlar bir yönüyle de acı ve kederlerin paylaşılması, giderilmesi hiç değilse en az seviyeye indirilmesi gereken günlerdir. Bu günlerde fakir, kimsesiz ve dertli insanların da toplumun sevinç ve mutluluğuna ortak olmaları sağlanmalıdır. Bütün Müslümanların bayramın sevinç ve coşkusunu yaşayabilmesi için elimizden gelen gayreti göstermeliyiz.

Allahu Teâlâ, bu sevinç ve mutluluğa fakir ve yoksulların da katılabilmesi için Ramazan Bayramında sadaka-ı fıtır, Kurban Bayramında da kurban ile mü’minler arasında paylaşma, yardımlaşma ve dayanışma tesis etmiştir.

Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.), kurban etinin üçe taksim edilip; bir bölümünün kurban kesemeyen fakirlere dağıtılması, bir bölümünün akraba ve komşulara ikram edilmesi, diğer bölümünün de aile fertlerine ayrılması yönünde tavsiyede bulunmuştur. Ancak durumu iyi olanların kurban etlerinin çoğunluğunu hatta tamamını dağıtmaları daha uygun olur. Çünkü günümüzde ihtiyaç sahiplerinin sayısı çoğalmaktadır. İhtiyaçların arttığı hatta şiddetlendiği zamanlarda infakı artırmak, cömertlikte daha ileri seviyeye yönelmek, hatta isarda bulunmak yani ihtiyaç sahibi din kardeşlerimizi kendi nefsimize tercih etmek en büyük fazilettir.

Kurban Bayramı gerek kesilen kurban etlerinin ihtiyaç sahiplerine dağıtılmasıyla, gerekse hediyeleşme, ziyaretleşme ve ikramlarla Müslümanlar arasında sevgi, saygı, kardeşlik duygularının pekişmesine, birlik ve beraberliğin kuvvetlenmesine vesile olmaktadır.

Bu mübarek Kurban Bayramı’nı aramızdaki sevgi ve saygıyı, kardeşlik duygularımızı, birlik ve beraberliğimizi artırmak, toplumda huzur ve güven ortamını sağlamak için fırsata dönüştürmeliyiz. Bayram vesilesiyle başta anne-babalarımız olmak üzere, akrabalarımızı, dostlarımızı mümkünse ziyaret etmeli, değilse telefon ederek gönüllerini almalıyız.

Karşılaştığımız kimselere güler yüz göstermeli, bayramlarını tebrik etmeli, çocuklarla ilgilenmeli, ölen yakınlarımızın kabirlerini ziyaret ederek Kur’an okumalı ve dua etmeliyiz. Küskünlükleri, kırgınlıkları bırakmalı, dargınları barıştırmalıyız. Zira Yüce Rabbimiz, Kur’an-ı Kerim’de; “Şüphesiz mü’minler kardeştirler, öyleyse dargın olan kardeşlerinizin arasını düzeltin…” (Hucurât, 49/10) buyurarak dargın olanların aralarının düzeltilmesini emretmiştir.

Bu duygu ve düşüncelerle; aziz milletimizin ve bütün din kardeşlerimizin mübarek Kurban Bayramı’nı en içten dileklerimle kutlar; bu bayramın ülkemize, İslam coğrafyasına ve tüm insanlığa barış, huzur ve mutluluklar getirmesini Cenab-ı Hak’tan niyaz ederim.


Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.