Müftü Mekki Solmaz’ın Mevlid Kandili Mesajı
Facebook Sayfamız için  

Her yıl yeni bir heyecanla ama bitmeyen ve tükenmeyen bir aşkla Allah'ın bütün insanlığa rahmet elçisi olarak gönderdiği ve peygamberler zincirinin son halkası olan Peygamberimiz Hazreti Muhammed (s.a.v.)’in dünyaya gelişini kutlamaktayız. Tarih 02 Ocak 2015, takvim yaprakları yine kutlu elçinin kutlu doğumunu işaret ediyor. 

Evet, hicri takvime göre Hatemul Enbiya’nın doğum yıl dönümü olan 12 Rebiül Evvel 1436’da yani 02 Ocak Cuma gününü 03 Ocak Cumartesine bağlayan gece, Resûl-i Ekrem Efendimiz (s.a.v.)’in dünyamızı teşriflerinin 1444. sene-i devriyesini idrak edeceğiz. Bizleri Nebiler Serveri Hz. Muhammed Mustafa’ya ümmet eyleyen Rabbimize nihayetsiz ve sonsuz hamd ü senalar olsun!

Kutlu Elçi’nin Kutlu Doğum Gecesi, insanı insan yapan bütün güzelliklerin odaklandığı bir şahsiyet olan Hz. Peygamberin doğumunu kutladığımız, O’nun bireysel ve toplumsal hayatımıza yön veren merhametini, adaletini, sabrını ve cömertliğini; özetle insanlığa ve topluma sunduğu değerleri anlayıp hayatımızı O’nun yüce ahlâkıyla güzelleştireceğimiz bir tazelenme ve arınma mevsimi, O’nun bizlere sunduğu bütün değerleri ve yol gösterici öğütlerini anlama ve bu anlayışla yaşama ve yenilenme zamanı olmalıdır. Bundan dolayıdır ki Hz. Peygamber’i sevmek ve O’nu örnek almak, yalın bir taklitle ve sünnetinin belirli şekillere hapsedilmesi ile mümkün değildir. O’nun bizlere emanet olarak bıraktığı sünnetinin bütün yönleriyle tüm insanlık tarafından tanınması, insanlığın huzur ve mutluluğu için yaptığı çağrının güncelleştirilerek hayatımıza yansıtılması, güzel ahlakının ve öğretilerinin davranışlarımızın mihveri ve rehberi yapılması, kısacası O’nun hayat tarzını anlayarak hayatımıza aktarılmasıdır.

Her sene değişik bir heyecan ile idrak ettiğimiz Mevlit Kandillerini Hz. Muhammed (s.a.v.) Efendimizin insanlığa sunduğu bütün değerleri ve yol gösterici öğütlerini anlama ve bu anlayışla yaşama ve yenilenme zamanı olarak algılamalıyız. Yoksa kuru kuruya yapılacak olan bir kutlama etkinliğinin bize hiç ama hiçbir faydası olmayacaktır. Ancak saydığımız bu değerleri fark etmek ve onları bir davranış bilincine ve yaşanan bir hayat haline getirebilmek suretiyle istenilen hedefe ulaşabiliriz. Hz. Peygamber (s.a.v.), tüm insanlık için her zaman ve her asırda yegâne örnektir. Önemli olan insanlar genelinde Müslümanlar özelinde bizim O’nun rehberlik ve önderliğine ne kadar ve ne şekilde başvurabildiğimiz, O’nun insanlık âlemine kazandırdığı değerlere, evrensel ilke ve esaslara ne ölçüde riayet edebildiğimizdir.

Medeniyetsizliğin, azgınlığın, zulüm ve kötülüğün, her türlü ahlaksızlık ve hayâsızlık tüm dünyayı sardığı bir dönemde dünyaya teşrif eden Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.), yaşamı boyunca insanlara iyiliği, adaleti, hoşgörüyü, kardeşliği ve güzel ahlakı tavsiye etmiştir. Onun içindir ki İslam'a aykırı davranış ve uygulamaların İslam dünyasını çepeçevre istila ettiği asrımızda Hz. Peygamberin sünnetine uygun yaşamak, müstesna bir değer ifade etmektedir. Bundan dolayıdır ki, sünnete uygun yaşamayı davranış haline getiren Müslüman, her zaman sıradan bir şekilde yaptığı adetlerini bile ibadete çevirir, bütün ömrünü kazançlı ve sevaplı yapabilir.  

Bugün, insanlığın genelinin çok çetin sınavlardan geçtiği günleri yaşıyoruz. Gerek yerel, gerek bölgesel ve gerekse küresel ölçekte yaşadığımız sorunlar, zaman zaman insanlığın ölmekle karşı karşıya kaldığına dair bizlerde ciddi endişelere neden olmaktadır. Özellikle O’na ümmet olmakla övünen Müslümanların bile birbirleriyle olan ilişkilerindeki tutarsızlık, adaletsizlik, dikkatsizlik, özensizlik ve ölçüsüzlük, bugün biz Müslümanlar için artık acı veren birer yük olmaya başlamıştır. Bütün insanlık için hayırlı bir ümmet ve örnek bir topluluk olarak hakka ve hakikate rehberlik etmekle yükümlü olduğumuz halde, ne yazık ki birbirimizle olan ilişkilerimiz başta olmak üzere, birer Müslüman olarak diğer insanlarla, eşyayla, tabiatla hatta topyekûn hayatla olan ilişkilerimizde ciddi bir istikamet kaybı içinde olduğumuzu itiraf etmek gerekir.

Doğum gününü kutladığımız O Yüce Peygamberin manevi şahsiyetinin yirmi birinci asırda yeniden evlerimize doğmasını, nurunun bütün alemi  nurlandırdığı gibi bizim de evlerimizi, sokaklarımızı, memleketimizi, sosyal hayatımızı, bütün varlığımızı ihya edecek şekilde çepeçevre sarıp sarmalamasını Rabbimizden niyaz ediyoruz.

Bu duygu ve düşüncelerle özelde güzel ve şirin ilçemiz Kırıkhan’ımızın, genelde aziz milletimizin, gönül coğrafyamızdaki kardeşlerimizin ve tüm İslâm âleminin Peygamber Efendimizin doğumunun 1441. yıl dönümü olan Mevlit Kandili’ni en derin duygularımla tebrik ediyor; bu kandilin, İslâm’ın hedeflediği insan-ı kâmiller yetişmesine vesile olmasını niyaz ediyor, idrâk ettiğimiz milâdi yeni yılın da milletimiz için, Ümmet-i Muhammed için bir muhasebe ve şuur yılı olmasını ve hayırlar getirmesini Cenâb-ı Hak’tan niyâz ediyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.