Ordu Müftüsü Mustafa Kolukısaoğlu'nun Ramazan Bayramı Mesajı
Ordu Müftüsü Mustafa Kolukısaoğlu'nun Ramazan Bayram Mesajı şöyle:

BAYRAM: Sevinç, neşe, sevme, sevilme ve sevindirme günleridir. Bu anlamlarına uygun topluca bayramı değerlendirelim.

Bayram günü sabah namazını cemaatle camide eda edelim. Hala fıtır sadakasını vermediysek niyet edip verelim. Fıtır sadakası orucumuzun kabulüne de sebeptir.

Bayram, her yıl gelip geçen bir tatil günü değil, insani ve dini güzelliklerin birlikte yaşandığı, birlik, beraberlik, sevgi ve saygının en güzel örneklerinin sergilendiği, toplumun bütün kesimlerinin birbiriyle kaynaştığı paylaşma ve dayanışma günleri olarak değerlendirilmelidir.

Ramazan ayında kazandığımız değerleri, güzel huyları (sabır,iredeye hakim olma, açın halini anlama, nimetlerin kıymetini bilme, Allaha kulluk etmenin tadını tatma..)bayram günü uygulamaya koyalım. 'Kimsesizlerin kimsesi olalım' Onları sevindirelim. Muhtaçlarsa ihtiyaçlarını giderecek yardımı yapalım. Unutmayalım ki bu kimsesizlerin paraya değil bir tebessüme, elinin sıkılmasına, Selam-ün Aleyküm denilmesine yani sevgiye, ilgiye, kucaklaşmaya ihtiyaçları vardır.

Bunu yaparsak, bu güzel davranışımızın iyilik olarak dönüşümü bize olacaktır. Bu konuda Hz. Ali 'Ben kimseye ne iyilik ettim ne de kötülük ettim' deyince yanında bulunanlar 'kötülük etmezsin biliyoruz da herkese her zaman iyilik ediyor kimsesizleri yalnız bırakmıyor onlara her türlü desteği veriyorsunuz' dediler. Bunun üzerine Hz. Ali 'Yaptığım tüm iyilikler her ne kadar başkasına yapılmış gibi görünüyorsa da dönüşümü bana olacağından iyiliği kendime yapmış oluyorum.' demiştir.

Kırgınlığa, dargınlığa bu bayramın getirdiği neşe ve sevinç ortamından faydalanarak son vermeye gayret edelim. Peygamberimiz bu konuda şöyle buyuruyor. 'Müslümanın Müslüman kardeşine 3 günden fazla dargın durması helal değildir.'Allahü Teala Kuranda: 'Ancak Müminler kardeştirler.(Onlar arasında bir kırgınlık, dargınlık olduğunda) aralarını siz düzeltin..' Peygamberimiz 'Size nafile oruçtan, namazdan ve sadakadan daha sevaplı bir ameli haber vereyim mi?' dedi. Bunun üzerine orada bulunan Müslümanlar bu çok sevaplı ameli merak ettiler ve buyur ya Resul Allah dediler. Peygamberimiz 'Bu çok sevaplı amel iki dargını barıştırmaktır.' buyurdu. Namazda ve başka vesilelerle birbirimizin iyiliğine dua etmiyor muyuz? Ediyoruz. Birbirine dua edenler kardeşliğin gereğini yapmalılar.

Anne ve babalarımızı, aile büyüklerimizi unutmayalım, onların hayır dualarını alalım. Evinde ve yatağında ziyaretçi bekleyen insanlarımızı hatırlayarak ziyaret edelim. 'Hatırlayan hatırlanır.' Öksüz ve yetimleri, muhtaç ve kimsesizleri sevindirelim.' Sevindiren sevindirilir.'

Bizimle bayram sevincine katılamayan hastane, hapishane ve huzur evlerinde bulunan insanlarımızı ziyaret edip bayramlaşarak gönüllerini alalım.

Bizler bu güzel, cennet yurdumuzda bayramın mutluluğunu yaşarken, insan eliyle üretilen felaketler sonucu acı, ıstırap çeken sevinç ve mutlulukla bayram yapmaya hasret kalan, gözyaşı, şiddet, gözünün önünde yakınlarının öldürüldüğünü görerek savaş ve yoksulluğun gölgesinde bayramı geçiren din kardeşlerimizi unutmayalım. Onlar için çok dua edelim.

Ramazan 2014 mektebinde elde ettiğimiz güzel huyları ve kazanımları Ramazan sonrası 11 aya yansıtmaya gayret edelim.

Peygamberimiz İslam ahlakının temelini teşkil eden bir sözünde: 'Hiç biriniz, kendisi için istediğini Müslüman kardeşi için de istemedikçe gerçek iman etmiş olmaz. 'İşte altın kural, Empati ki Peygamberimiz 1400 sene önce empatiyi önermiş. O'nun başka bir sözü 'Birbirinizi sevmedikçe olgun Mümin olamazsınız, Allaha imandan sonra aklın başı insanları sevmektir...'sözünü unutmayalım.

Allah’ü Teâla müminleri bir ayette şöyle övüyor: ' Kendileri muhtaç olsalar dahi onları (muhtaçları) kendilerine tercih ederler.'

Toplumun varlığının devamını sağlayan en büyük kuvvet hiç şüphe yok ki, KARDEŞLİKTİR, BİRLİK VE BERABERLİKTİR. Yüce Rabbimiz Ali İmran suresinin 103. ayetinde bakın bizlere ne diyor: '(Ey Kullarım!) Hepiniz birden Allah’ın ipine sarılınız, parçalanıp ayrılmayınız. Allah’ın üzerinizdeki nimetlerini düşünün...'

Burada ' Allah’ın ipi' Allaha kavuşma, rızasını kazanma sebebi olan vasıta demektir. Bu da Kuranı Kerimdir. Peygamberimiz: 'Gökten yeryüzüne indirilmiş olan Allah’ın ipi, Allah’ın kitabı Kuranı Kerimdir' buyuruyor. Kuranı Kerim birbirimizi sevmek, kardeşliğimizi güçlendirmek  kısaca dünya ve ahiret mutluluğuna götürecek yol haritamız olmalıdır.
Allahü Teala Müslümanlar arasındaki kardeşlik bağının güçlenmesi için çeşitli vesileler yaratmıştır. İşte Ramazan bayramı bu vesilelerden biridir. Bayram toplum olarak kutlanıldığı zaman bir anlam kazanır. Bayram günleri, tatil günleri olmaktan öte, bize bir takım yükümlülükler yükleyen günlerdir. Bu yükümlülükleri yerine getirdiğimizde bayramın anlamını ruhumuzda daha çok hissedeceğiz ve gerçek bayramı bu vesileyle öteki alemde yapmayı hak edeceğiz.

Bu günlerde olsun Sıla-i Rahim ibadetimizi yerine getirelim. Peygamberimiz buyuruyor ki: ' Allaha ve ahiret gününe iman eden Sıla-i Rahim yapsın. Sıla-i Rahim yakınları ziyaret edip hal ve hatırlarını sormaktır... Sıla-i Rahim ömrü ve rızkı çoğaltıp bereketlendirir.

Peygamberimiz çocukları bayramda sevindirirdi. Bilhassa kimsesizleri. Onu örnek alalım.
Mezarlıkları ziyaret edelim. KURANI BAŞKASINA OKUTMAYALIM.KENDİMİZ OKUYALIM.

Ayrıca Ordu Ayışığı salonunun bulunduğu mekanda bayramın birinci günü saat 14:00da  hep beraber sevgi, neşe ve coşku içerisinde bayramı kutlayacağız.

Bayramın hayırlara, bereketlere, sevgi ve muhabbetin daha da artmasına, hepimizin ölmüşlerine de Rahmete vesile olmasını diler, Bayramınızı tebrik ederim.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.