Vakitler Allah’ın İnsanlara Sunduğu Birer Nimettir
Kur’an-ı Kerimin, mübarek bir gecede[1], Kadir gecesinde indirildiğinden[2]bahisle Kadir gecesi mübarek bir gece olarak bilinmektedir.
Kadir kelimesi; kadir, kıymet, azamet ve şeref anlamlarında kullanıldığı gibi, onda her hikmetli işin ayırt edildiğinden[3]de söz edildiğinden kader gecesi veya kader manası da verilebileceği kaynaklarımızda belirtilmektedir.
Kadir suresinde, ‘Şüphesiz biz onu (Kur’an-ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen ne bileceksin. Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve ruh (Cebrail) o gecede rablerinin izniyle her türlü iş için iner de iner. O gece tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir.’[4]buyurulmuştur.
Kur’an’ın Kadir gecesinde indirilmiş olması, bin aydan daha hayırlı bir zaman dilimi olduğunun belirtilmesi, meleklerin huzur ve esenlik için o gecede inmesi, Kadir gecesinin önemli olduğunu vurgulamaktadır.
Kadir gecesi bir zaman dilimidir. Allah Resulü (s.a.v) ibadetlerle Allah’a daha yakın olunabilecek bazı vakitlerin olduğunu beyan buyurduğu gibi, bazı vakitlerde de ibadet edilmesinin mekruh olduğunu belirtmiştir. Kadir gecesi de ibadet edilmesi gereken bu kıymetli zaman dilimlerindendir.
Peygamberimiz (sav) Kadir gecesinin ve Ramazan ayının içinde husula gelen olaylar nedeniyle sevabına inanılarak ihya edilmesinin mükâfatının, geçmiş günahların af edileceği müjdesini vermiş. Allah’ın kullarına en yakın olduğu vaktin gecenin sonlarına doğru olan vaktin, üzerine güneşin doğduğu en hayırlı günün cuma günü olduğunu da belirtmiştir.
Allah Resulü(sav) başka sözlerinde de gün, hafta, ay, yıl içinde bulunan özel zamanlara önem vermemiz açısından dikkatimizi çekmiştir.
Ramazan ayında kadir gecesinin olması, orucun farz olması, Kur’an-ı Kerimin içinde indirilmiş olması, Kur’an-ı Kerimde ramazan isminin belirtildiği tek ay olması nedeniyle özellikli bir zaman dilimi, bir rahmet ve mağfiret mevsimi olarak değerlendirilmektedir.
“ Peygamberimiz (sav) tarafından: …”Kim inanarak ve sevabını Allah’tan umarak Ramazan ayında oruç tutup, gecelerini de namaz (teravih) kılarak ihya ederse annesinden doğduğu gün gibi günahlarından arınmış olduğu müjdesi verilmiştir.[5]
Kadir gecesinin muayyen bir şekilde belirlenmemiş olması, hem gecenin değerini hem de gecenin sevabına kavuşmaları için müminlerin sarf ettikleri gayretlerinin mükâfatını arttırmaktadır. Peygamberimizin (sav) Kadir gecesinin Ramazan ayının son on gününde aranmasını teşvik eden sözleri, itikâfını son on günde yapması, Kadir gecesinde okunabilecek bir duayı öğretmesi, Kadir gecesinin önemini göstermektedir.
Kadir gecesi, Ramazan ayı, Kur’an-ı Kerim, Peygamberimiz (sav) ibadet hayatı, orucun farz olması gibi hususlar birbirlerine bağlı olarak değer ve önem kazanmaktadırlar.
Ramazan ayına gösterilen coşku, mukabele ve hatimlerin okunması, teravihlerle gecelerin ihya edilmesi, itikâfın yapılması, peygamberimize duyulan zirve aşk ve heyecan, Ramazan – Kadir ve Kur’an-ı Kerimi farklı bir şekilde bizlere sevdirmektedir.
İslam’ın asli kaynaklarında belirtilen ibadetleri bir bütün olarak değerlendirdiğimizde, vakitlerimizin anlam kazandığını, bu vakitlerin içinde yapılan ibadetlerin hayatı güzellikleri inancımıza ve amelimize kazandırdığını söylemek mümkün olacaktır.
Kadir gecesinden başka kıymet ve değer itibariyle önemli vakitlerimizin bazılarından kaynaklarımızda söz edilmektedir. Ramazan bayramında orucun tutulmaması, o güne has namazın topluca kılınması, vakitler arasında ayrıca öneme haiz gösterilen bir gün olduğu anlaşılmaktadır.
Şevval ayının altı gününde orucun tavsiye edilmesi, aşure günü nedeniyle muharrem ayında orucun tutulması, Recep ve Şaban aylarına Peygamberimizin gösterdiği ihtimamı, zilhicce ayının ilk on gününe vurgu yapılması, seher vakitleri, malum aylar ifadesiyle hac ayları, arife günü, ramazan ve kurban bayramı günleri, cuma namazı vakti, cuma günü müstecap saati, (icabet saati) amellerin Allah’a sunulduğu pazartesi – perşembe günleri gibi kıymet itibariyle önemi vurgulanan vakitlere de değer verilmesi, bazı vakitleri oruçlu geçirmenin bazı vakitlerde dua etmenin gerekliliği üzerinde durulmuştur.
Ramazan ayı gibi içinde meydana gelen hadiseler sebebiyle bazı zaman dilimlerinin diğer vakitlerden daha mübarek oldukları Kur’an ve sünnetin bizlere bildirdiği bir gerçektir.
Vakitler, Allah’a kulluk bilinciyle geçirilmelidir. Yılın hangi ayını, gününü ve saatini kulluk bilinciyle mümin geçirirse o zaman dilimi, ona azizdir, mübarektir, özeldir. Değeri bilinmeyip gafletle geçirilen zaman dilimleri gafil olanlar için ise kayıptır, pişmanlıktır.
Bütün vakitler Allah’ın insanlara sunduğu birer nimettir. İnsanlar değerlendiremediği müddetçe diğer nimetler gibi vakitlerin de mübarek olmasının bir fayda sağlayamayacağı da bir gerçektir.
Vakitlerin, huzur, bereket, af ve mağfiret iklimlerinden yararlanmanın yolu Hz. Peygamberin öğrettiği gibi, Allah’ın rızasına ulaşabilmek için az da olsa devamlı ibadet etmektir.
Müminler, Kur’an ve Sünnet ölçüsüne göre vaktini değerlendirmeli, Allah’ın rızasıyla, kulluk şuuruyla, hizmet bilinciyle geçirebileceği zamanın mükâfatını Allah’tan beklemeli, gaflet nedeniyle gereği gibi değerlendiremediği zamanının kıyamet gününde, ahiret hayatında karşısına çıkaracağı sonucu unutmamalıdır.
Allah’ın rızasını gözeten bir kul, hangi günde olduğu tam olarak belirtilemeyen kadir gecesine erişebilmek için gayret göstermeli, diğer vakitlerini de kadir gecesi gibi geçirmeye çalışmalı, Allah’ın nimet olarak lütfettiği vakitleri ve ömrünü mübarek, kıymetli bilmeli ve ihya etmeye çalışmalıdır. Peygamberimiz (sav): “Kim sevabına inanarak kadir gecesini ihya ederse geçmiş günahlarının af edileceğini”[6]buyurmuştur.
‘’Allahımaf edensin, affı sevensin, beni de af et.’’ Peygamberimizin öğrettiği duanın kadir gecesinde okunmasının tavsiye edildiği unutulmamalıdır.
 
 
Not: FilistinliMüslüman kardeşlerimiz başta olmak üzere bütün Müslüman kardeşlerimizi Kadir gecesinde dualarımızda hatırlayalım.




[1]Duhan Suresi.44/3
[2] Kadir Suresi 97/1
[3]Duhan Suresi 44/4
[4] Kadir Suresi 97/1-5
[5]a.g.e c.2.s.265-267
[6]a.g.s. c.2.c.s. 276

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Kaynaksız a.g.e 2 yıl önce

a.g.e ama; hangi adı geçen eser. Önceden eser ismi verilir, daha sonra tekrara düşmemek için kısaca yazılır.