Yaz Kur’an Kursları ve Kur’an-ı Kerîm’in Bereketi
Müftü AKKUŞ şunları söyledi:

Yüce Rabbimiz İsra Suresi 9.Ayet’te “Şüphesiz ki bu Kur'an en doğru yola iletir; iyi davranışlarda bulunan müminlere, kendileri için büyük bir mükâfat olduğunu müjdeler”. Buyuruyor.
            
Allah(CC)’ın son elçisi Hz: Peygamber Efendimiz (SAV)’in tarifleriyle:
“Kur'an: aranızda bir hakem ve hüküm kaynağıdır. O, hak ile batılı ayırt eden ölçüdür. O'nda her şey ciddidir Kim, baskıdan ve zalimden korkarak O'na karşı güveni ve inancı sarsılırsa, Allah da onu helak eder. O'nda sizden evvelkilerin haberleri vardır. O'nda sizden sonrakilerin de haberi vardır. Kim O'nun dışında hidayet ararsa Allah onu saptırır. O, Allah'ın (c.c) en sağlam ipidir. O, hikmetli bir zikir, hikmet yüklü bir hatırlatmadır. O dosdoğru yoldur. O, kendine uyanları hevalarına uymaktan korur. Lisanlar ve beyanlar O'nun sayesinde herhangi bir iltibasa maruz kalmazlar. Alimler, O'na asla doyamazlar. Kur'an, çok tekrar etmekle eskimez ve usanç vermez. İnsanı şaşırtan, hayrete sevk eden güzellikleri bitmez tükenmez. Bu öyle bir kitaptır ki, cinler onu dinlemeye kendilerini saldıkları zaman şöyle demek mecburiyetinde kaldılar: "Biz çok farklı, hayret ve hayranlık verici bir kitap dinledik. Bu kitap doğruluğa götürüyor. Biz de hemen ona inandık. (Cin Suresi/1)"  O'nu, konuşmasına esas alan doğru konuşmuş olur. O'nunla amel eden mutlaka mükafat görür. Kim O'nunla hüküm verirse adaletle hükmeder. Kim O'na çağrılırsa, doğru yola çağrılmış olur.”
Kur'an, insanlığın ferdi, ailevi ve toplumla ilgili bütün problemlerinde, tartışmasız bütün akl-ı selim sahibi insanlar tarafından kabul edilebilecek çözümler taşımaktadır ve Kur'an, bu konuda geleceğin de en büyük referans kaynağıdır.
 

KUR’AN BEREKETLERİ
Kur'ân sayesinde insan, Allah'a muhatap olma gibi, mevkilerin en yükseğine yücelmiştir. Böyle bir makamda bulunduğunun şuurunda olan bir insan, kendi dilindeki Kur'ân'da Rabbini dinler, Rabbiyle konuşur ve Rabbiyle konuştuğuna yemin etse,  yalancı sayılmaz.

Sevgili Peygamberimiz (sav) buyurdular ki: "Kim Kur'ân'ı okur, ezberler, helâl kıldığı şeyi helâl kabul eder, haram kıldığı şeyi de haram kabul ederse Allah, o kimseyi cennete koyar. Ayrıca hepsine cehennem şart olmuş bulunan ailesinden on kişiye şefaatçi kılınır.

"Kur'an ehli (yani onu okuyan, onunla amel eden) cennete girdiği vakit, kendisine: "Oku ve yüksel!" denilir. O da okur ve yükselir. Her ayet için bir derece verilir. Böylece o bildiği ayetleri sonuna kadar okur (ve her biri için bir derece alır)."

"Kim Kur'an-ı Kerimi okur, öğrenir, içindekilerle amel ederse; kıyamet gününde ana babasına güneşten parlak, nurdan bir taç ve dünyada eşi olmayan cennet elbiseleri giydirilir."Bunlar niçin bize verildi?" diye sorarlar: "Çocuğunuz Kur'an okuduğu için" cevabını alırlar."


Kur'ân, okunduğu yere huzur, mutluluk ve bereket getirir. Okuyan kimselere sevinç verir. Gam ve tasalarını dağıtır, ümitsizliklerini siler, onları canlı ve aktif bir hale getirir. Her türlü vesvesenin o insanlardan ve okunan yerlerden uzaklaşmasını sağlar. Cinnî ve insi şeytanlara karşı onları korur. Allah Resûlü (sav)  Kur’an’ın bu yönünü şu benzetmeyle anlatır:

"Kur'ân okunan evin hayrı artar; oturanları sıkmaz. Böyle evlere melekler toplanır, şeytanlar uzaklaşır. İçinde Kur'ân okunmayan ev oturanlara dar gelir; böyle evlerin hayır ve bereketi az olur; melekler uzaklaşır; şeytanlar üşüşür. İçinde Kur'ân okunan, anlam ve yorumuyla meşgul olunan ev, yıldızların yeryüzünü aydınlattığı gibi, sema ehli için aydınlatılır."

Netice itibariyle, Yüce Yaratıcı' nın rahmet vesilesi olarak gönderdiği İlâhî Kelâm, okumamız ve anlamamız gerekli olan bir konuma sahiptir. O, hem dünya hem de ahretimiz açısından kurtuluş vesilemizdir. Dünyada bizler için önemli bir nasihat, dertlerimize şifa, hidayet kaynağı ve rahmettir. İnsanlığın dertlerine reçete olup, onları en doğru yola iletir. Kur'ân'ın okunduğu yeri melekler ziyaret eder ve orada huzur olur. Kur'ân'ın okunup anlaşılması ve yaşanması Allah katında insanlara üstünlük kazandırır. Kur'ân, kabirde bir nûr olur. Zorlanarak öğrenip okuyanın mükâfatı iki kat verilir. Okunan her harfi için, en az on sevap vardır. Kur'ân'dan uzaklaşılınca, o, ahrette uzaklaşanlardan şikayetçi olur. Onu unutma büyük bir vebal olup, emanete sahip çıkmama anlamına gelir. Kur'ân, insana ve topluma huzur ve güven getirir.


BİZ HAZIRIZ !.. BİLECİK İL MÜFTÜLÜĞÜ DİN GÖNÜLLÜLERİ ÇOCUKLARINIZI BEKLİYOR

Bilecik’te’ de Sadece İl Merkezinde değil Bilecik’e bağlı bütün İlçe, Belde ve Köylerimizde yaklaşık 700 Din Görevlimiz ve Kuran Kursu Öğreticilerimiz vasıtasıyla ilkokulu bitirmiş çocuklarımız için Yaz Kur'an kursları açılacaktır.  İlimiz Merkez ve köylerindeki bütün Cami ve Kur’an Kurslarımızda, buna ilaveten müftülüğümüzden talepte bulunan Sivili toplum kuruluşlarının gösterecekleri yerlerde 40 tan fazla Kur’an Kursu Öğreticisiyle yaklaşık 200 din görevlimiz çocuklarımızı eğitecekler. Bütün Camiler, Kur'an kursları, mahalle Mescitleri ve hatta yasaların verdiği yetkiler ile site yöneticilerinin talepleri doğrultusunda uygun mekanlarda Yaz Kur'an kursları açılarak:
           
Ayet-i Kerime ve Hadis-i Şeriflerle dikkat çekilen bütün bu hayır ve bereketlerin hasıl olması, bela ve musibetlerin def’i niyetiyle, ülkemizde ve aile ocaklarımızda evlatlarımız eliyle huzur ve emniyet gelmesi talebiyle; Yurt Sathında bütün Vilayetlerde olduğu gibi, 23 Haziran 22 Ağustos tarihleri arasında 2 Ay süre ile günde 3 saat Hafta'da 5 gün olmak üzere bütün Camilerimiz ve Kur’an Kurslarımızda çocuklarımıza Kur’an-ı Kerim öğretilip, Dini dersler verilecektir.


Bu Kurslarda çocuklarımıza din, iman, ahlak, ibadet, haram-helal, günah-sevap gibi dînî eğitimin yanında; vatan, bayrak, istiklal, edep-haya, saygı-sevgi, kardeşlik, gibi Milli ve Manevi değerler de anlatılmakta, istikbalimizin emanetçisi olan evlatlarımıza ebeveynlerine, milletimize, devletimize ve bütün insanlığa hayırlı ve faydalı insanlar olmalarına Müftülüğümüz, din gönüllüsü personelimiz, hocalarımız ve Kur’an Kursu hocalarımız tarafından azami çaba sarf edilmekte, gayret göstermektedir.

ANNE BABALAR!..  SORUMLULUĞUMUZUN FARKINDA MIYIZ ?..

“Hepiniz çobansınız; hepiniz güttüğünüz sürüden sorumlusunuz. Devlet reisi de bir çobandır ve sürüsünden sorumludur. Erkek, ailesinin çobanıdır ve sürüsünden sorumludur. Kadın, kocasının evinin çobanıdır ve sürüsünden sorumludur. Hizmetkâr, efendisinin malının çobanıdır; o da sürüsünden sorumludur. Netice itibariyle hepiniz çobansınız ve güttüğünüz sürüden sorumlusunuz.” Hadisi şerifi evlatlarımızın terbiyesi ve dini eğitimi konusunda bizlere büyük bir sorumluluk yüklemektedir.
       
Anne-Babalar olarak bizlere düşen vazife iki aylık bu kısa zaman diliminde hangi yaşta olurlarsa olsunlar eğitim çağındaki çocuklarımızı Yaz Kur’an Kurslarına göndermek suretiyle Allahın kelamını okumalarını, O’nunla tanışmalarını sağlayarak; arkamızdan dua edecek ve ettirecek, fatiha okuyacak evlatlar bırakmaktır. Dünya-ahiret saadet ve mutluluklarını kazanmalarına katkıda bulunarak, onları yine Kur’an’ın ifadesiyle “Yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem ateşinden korumak” tır.  (Tahrim Suresi / Ayet:6) 

       
Aksi takdirde huzur-i İlahide bu ağır mes’uliyetten bizi kurtaracak hiçbir bahanemiz yoktur.           

                                                                        

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.