Adıyaman Müftülüğü'nden ''Şimdi Ensar Olma Zamanı'' Paneli
Grup sayfamız için  

Adıyaman İl Müftülüğü'nün düzenlediği, İl Müftü Yardımcısı Musa ÇİFTÇİ'nin koordinatörlüğünde, Diyanet İşleri Başkanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü Malzeme Yönetimi ve Satın Alma Daire Başkanı Haydar BEKİROĞLU, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü Sosyal Çalışmacılarından  Asiye Bekarca ŞEN, Suriyeli Sığınmacılardan Cüneyna NASIR ve İl Müftülüğü Vaizlerinden ve İHH Adıyaman Gönüllüsü Zeliha KINIK'ın panelist olarak katıldıkları pir panel düzenlendi.
 
İl Müftü Yardımcısı Musa ÇİFTÇİ: "Dünya kadınlar haftası olması nedeniyle söz hakkını bayan konuşmacılara vermek istiyorum." diyerek  il sözü İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü Sosyal Çalışmacılarından Asiye Bekarca ŞEN'e verdi. 

ŞEN :"Suriye'den iç savaş nedeniyle yurtlarını, evlerini terk ederek ülkemize sığınan misafirler ile ilgili çok çeşitli araştırmalar yaptım. Kalpleri yaralı insanlardır. Allah kimseyi vatansız bırakmasın. Türkiye Cumhuriyeti olarak misafirlerimiz için elimizden geleni yapıyoruz. Her türlü ihtiyaçlarını karşılıyoruz ama memleketlerinin eksikliğini gideremiyoruz.  Misafirlerimiz diğer ülkelere göre standartları çok iyi durumda olan geçici konaklama merkezlerimiz olan çadır kent ve konteynır kentlerde barınan sığınmacıların sayısı 292.000 kişi, ev kiralayıp şehir merkezlerinde veya köylerde ikamet edenlerin toplamı 1.500.000 olmak üzere toplam 1.800.000 - 1.900.000 kişi ülkemize sığınmış bulunmaktadır. Sığınmacıların maddi ihtiyaçlarının karşılanmasının yanında, eğitim ve sosyal ihtiyaçların da karşılanması gerekmektedir.  Çünkü bazen iki aile bir evde veya çadırda kalmaktadırlar." dedi.
 
İkinci panelist Suriyeli sığınmacı Cüheyna NASIR, İngilizce öğretmenliği mezunu olup, görev alamadan çıkan iç savaş nedeniyle ülkesini terk edip, muhacir olmak zorunda kalan bir insan. Nasır :" Ben vatandaşlarımızın çoğu gibi muhacir olarak gelen bir bayanım. Bizim başımıza gelen bu felakette elimizden tutan Cumhur Başkanı Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN,  Türkiye halkına, Adıyaman Valisi Sayın Mahmut DEMİRTAŞ ve muhterem eşine teşekkür ederim. Bu hicretten en çok zorluk çeken kadınlardır. Çünkü yemek, temizlik ve çocukların bakımını zor şartlarda kadınlar yapmak zorundalar. Çünkü çadır kentlerde lavabolar ve banyolar ortaktır. Bir bayan olarak tüm insanların gözünün önünde WC ve banyoya gitmek zor oluyor. Çocuklarımız okula gidemiyorlar. Çünkü çadır kentte yeterli imkanlar oluşturulamamıştır. Ayrıca en önemlisi Suriye'de üniversiteye devam etmekte iken muhacir olan gençlerimiz eğitimlerini yarıda kesmek zorunda kalmışlardır. O durumda olan kardeşlerimiz için bir proje geliştirilmelidir. Çünkü eğitim şattır. Umuyorum en kısa zamanda ülkemize barış gelir ve biz de yurdumuza döneriz. Hastaneye gitmek zor oluyor. Dil bilmiyoruz, Türkçe yazıları okuyamıyor ve anlayamıyoruz. Çadırların dışında iş aramaya giden kardeşlerimiz iş bulamıyorlar, iş bulanların bir kısmı da iş verenden alacağını alamıyor veya Türk vatandaşlarının aldığı yevmiyenin yarısının altında bir ücret verilmektedir. " dedi.
 
Üç üncü panelist Adıyaman İl Müftülüğü vaizi ve İHH gönüllü çalışanı Zeliha KINIK'a söz verildi. Kınık ise :"İl Müftülüğümüzün Aile ve İrşat Bürosu hizmetleri kapsamında Suriye'den ilimize sığınan kardeşlerimizin kaldıkları evleri zaman zaman ziyaret ediyor, durumlarını tespit ediyor, yetkili mercilere ve yardım kuruluşlarına bildiriyoruz. Bu misafirlerimize Türkiye Diyanet Vakfı olarak elimizden geleninden fazla yardımlarda bulunuyoruz. Bu güne kadar şehirde ikamet eden 270 aileye ziyaret gerçekleştirdik. Karşılaştığımız manzara içler acısı. Yokluk ve sefalet büyük. Ben bu kardeşlerimize yardımcı olmamızın dini ve insani bir görev olduğunu düşünüyorum. 1400 yıl önce Mekke'den Medine'ye hicret eden Hz. Peygamber ve Sahabe-i Kirama yardım eden Medineli Ensar olmalıyız. Bu kardeşlerimiz yerlerinden yurtlarından edilmişlerdir. Bunlar bizi kardeşlerimizdir. Adıyaman halkının elinden geleni yaptığını biliyorum ama biraz daha fazla yapmamız gerekir."dedi. Muhacirlik ve ensarlık ile ilgili birkaç Ayet-i Kerime ve Hadis-i Şerif'i paylaştı.

Dördüncü Panelist Diyanet İşleri Başkanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü Malzeme Yönetimi ve Satın Alma Daire Başkanı Haydar BEKİROĞLU söz aldı ve :"Şimdi Ensar Olma Zamanı" konusundaki konuşmasına Enfal Suresi 74'ncü ayetini okuyarak başladı. " O kimseler ki, iman ettiler, hicret ettiler ve Allah yolunda cihada katıldılar, bir kısımları da onları barındırıp yer, yurt sahibi yaptılar ve yardıma koştular, işte bunlar hakkıyla mümin olanlardır. Bunlara bir mağfiret ve cömertçe bir rızık vardır." Bizler de bu ayette bahsedilen yardıma koşanlardanız. Bizler Medine'de Hz. Peygambere mihmandarlık yapan Ebu Eyyub El Ensari Hz. Merine mihmandarlık yapan bir milletiz. Ayrıca biz bu sahabeye Eyyup Sultan diyerek sultanımız yapmışız.  Hz. Peygamber ise: "Allah'a ve ahirete iman eden kimse Ensâr'a buğzetmesin." diyerek ensarı tanımlamıştır.  Daha sonra Al-İ İmran : 195'nci ayeti ile başladı.  "Rableri onlara şu karşılığı verdi: "Ben, erkek olsun, kadın olsun, sizden, hiçbir çalışanın amelini zayi etmeyeceğim. Sizler birbirinizdensiniz. Göç edenler, yurtlarından çıkarılanlar, yolumda eziyet edilenler, savaşanlar ve öldürülenler... Onların günahlarını elbette örteceğim ve Allah katından bir mükafat olmak üzere, onları altından ırmaklar akan cennetlere de koyacağım. En güzel mükafat Allah katındadır". Bu Ayet-i Kerimede Rabbimiz muhacirlerin ecrini özetlemiştir.

Ensar  Hz. Peygamber Efendimizin duasına mazhar olmuştur. Çünkü " Allah, Ensarı, Ensarın oğullarını, Ensarın oğullarının oğullarını rahmetine bandırsın" diye dua etmiştir. Ensar olarak bizler hem Efendimizin duasına mazhar olacağız hem de misafir kardeşlerimizin dertlerine deva, sevinçlerine ortak olacağız. Çünkü Ensar kendi ihtiyaçları olduğu halde, muhaciri kendimize tercih etmeliyiz."
dedi.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol