Bilecik Müftülüğü Umre Semineri düzenledi
Facebook Sayfamız için  

Merkez Ertuğrulgazi Camiinde verilen seminere il ve İlçelerimizden çok sayıda umreci adayı katıldı.

Seminer öncesi İl Müftüsü Necati Akkuş, umrenin fazileti ile ilgili yaptığı konuşmasına; Sizler umreye gidiyorsunuz. Bilmelisiniz ki umre, küçük hacdır. O kutsal mekânlarda, Kâbe’de Allah Teâlâ’nın, Medine’de Ravza-i Mutahhara’da Peygamberimizin misafirleri olacaksınız. Sizlere yapacağınız ibadetlerde örnek olması için İmam-ı Şibliden örnek vereyim.
İmam-ı Şibli isimli Hak dostu ve hacca gidip gelen adama sorar:
- Haccetmek için ne yaptın?
— Guslettim, ihrama girdim, iki rekât namaz kıldım ve telbiye ettim.
— Bunlarla haccı akdettin mi?
- Evet.
— Peki, yaratıldığından beri bu ahdine aykırı bütün akitleri bozdun mu?
— Hayır.
— Sen akdetmemişsin.
— Sonra ihram için elbisesini çıkardın mı?
— Evet.
— Yaptığın her işten de soyundun mu?
— Hayır.
— Sen elbiseni çıkarmamışsın.
— Sonra temizlendin mi?
- Evet.
— Bu temizlenme sendeki her illeti, mânevi kirleri giderdi mi?
- Hayır.
— Sen temizlenmemişsin.
— Hareme (Kâbe’nin çevresine) girdin mi?
- Evet.
— Hareme girmenle her haramı terk etmeğe söz verdin mi?
- Hayır.
— Sen Hareme girmemişsin.
— Kurban kestin mi?
- Evet.
— Aşırı isteklerini ve iradeni Hak’ın rızasında yok ettin mi?
- Hayır.
— Sen kurban kesmemişsin.
— Şeytana taş attın mı?
— Evet.
— Sendeki cehaleti attın mı, böylece sende bilgi göründü mü?
— Hayır.
— Sen taş atmamışsın.
— Kâbe’yi ziyaret ettin mi?
- Evet.
— Bu ziyaret sebebiyle ilâhî-manevi ikramların arttığını gördün mü? Çünkü Hz. Peygamber şöye buyurur: “Hacılar ve umre yapanlar Allah’ın ziyaretçileridir. Ziyaret edilenin, kendisini ziyaret edene ikram etmesi bir haktır.” Sen bu ikramı fark edebildin mi?
- Hayır.
— Sen ziyaret etmemişsin.

Bu hadiseden hareketle; Kâbe-i Muazzaama’yı görünceye kadar parmaklarınızın ucunda gidin. Kâbe-i Muazzamaya bakarak ne dilemeniz gerekiyorsa dileyin. Rabbim onu mutlaka size ihsan edecektir. Ben şahsen hep şunu istedim. “Ya Rab! Dünyanın ve Ahretin bütün belalarından sana sığınırım. Sen affedicisin affetmeyi seversin Beni de affet.”
Muhterem kardeşlerim! Umre iki şeyden ibarettir. Dönüş ve gidiş. Dönüş senin neyin peşinde olduğunu gösterir. Dünyada herkes bir şeyin peşinde döner. Ay döner, dünya döner, güneş döner. Hâsılı dönüşü olmayan bir şey ayakta duramaz. Bu şunu ifade eder; yeryüzündeki bütün mahlûkat varlığının devamı için bir dönüşe, Rabbinin emrettiği bir dönüşe ihtiyaç duyar. Hiçbiri Rabbinin emrinden çıkmaz. Müminde Allah’ın kulu olarak O’nun kulluğuna devam konusunda dönmeye devam eder. Kabe’nin etrafındaki dönüş Kur’an-ı Kerimde Rabbimizin “ ölüm gelinceye kadar Rabbine kulluk et” emrinin bir tecellisidir. Tavaf bunu ifade eder.

Gidişten de biraz bahsedeyim. Safa ile Merve arasında olan bu koşuşta; azmin ve Cenab-ı Hakka olan itimadın ve tevekkülün ifadesidir. Düşünün ki, yavrunuz kucağınızda. En çok ihtiyaç duyduğu siz ve sizin vereceğiniz şeyler. Ama gelmişsiniz çölün ortasına bırakılmışsınız. O zaman ne Kabe var, ne mahalle var, ne köy var. Bir kuru ağaç bile yok çölün ortasında. Hz. Hacer annemiz İbrahim (a.s)’a; beni çölün ortasında nereye bırakıyorsun? Diyor ama Cenab-ı Hakkın Vahyi İlahisi olduğunu öğrenince teselli buluyor. Bir gün iki gün çaresizliği iyice yaşamaya başlıyor. Sizler bunu iyi bilirsiniz. Tüyüne bile zarar gelmesini istemediğiniz çocuğunuz gözünüzün önünde eriyor. İsmail (a.s)’ı bırakıyor iki tepe arasında bir oraya bir buraya koşuyor. Bunu yaparken de aslında bize bir şey öğretiyor. Siz elinizden geleni yapacaksınız koşacaksınız. Esbaba Tevessül diyoruz buna. Sana verecek olanın Allah olduğunu bileceksin. Allah’tan geleceğini bileceksin. Çaresiz kaldığın anda Allah Teâlâ İsmail (a.s)’ın tabanından suyu fışkırtıyor. İşte o suyun adıdır Zemzem. Dolayısıyla zemzem bir müjdedir, annenin çaresizliğinin çaresidir. Onu böyle anlayacaksınız. Safa ile Merve’ye çıktığınızda Hz. Hacer anamızın çaresizliğini aklınıza getireceksiniz. O yokluk ve çaresizlik içinde Zemzemin ne olduğunu idrak edip öyle içeceksiniz. İçeceksiniz ki, Zemzem sizin kalbinizi, gönlünüzü, beyninizi, bütün azalarınızı içerden ve dışarıdan yıkayıp temizlesin ve akşam güneş batarken günahsız olarak evlerinize dönmüş olasınız inşallah.
Yüce Mevla bu zaman dilimini bir sermayeye dönüştürsün. Ahretinize, ukbanıza muazzam bir ecir olarak ihsan eylesin. Allah Teâlâ’nın Kâbe’nin etrafına yaydığı o ziyafet sofrasından gerçek misafirleri olarak rızıklanasınız. Bütün amelleriniz makbul olsun. Günahlarınız mağfur olsun. Rabbim Teâlâ (manevi) ticaretinizi sonsuz kılsın. Sağlıkla ve afiyetle gidin ve dönün inşallah.

Bilecik İl Müftüsü Necati Akkuş’un konuşmasından sonra, din görevlileri tarafından umrenin nasıl yapılacağı nelere dikkat edileceği konusunda verilen bilgilerle seminer sona erdi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.