Darıca İlçesinde Muhteşem Konferans
Deniz Yıldızları Endüstri Meslek Lisesi Konferans Salonunda yapılan programa Darıca İlçe Kaymakamı Ahmet Karaaslan İlçe Müftüsü Remzi Pehlivan İlçe Emniyet Müdürü Daire Amirleri  İmam-Hatip ve Müezzin-Kayyımlar, Kur’an Kursu Öğreticileri, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Program,Ali Rıza Cansu Erkek Kuran Kursu Öğretici  Süleyman Sefer Başkanın Okuduğu Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Ardından Diyanet İşleri Başkanlığımızın hazırlamış olduğu sinevizyon gösterisi katılımcılar tarafından büyük bir beğeni ile izlendi.

Açılış konuşmasını yapan Darıca İlçe Müftüsü Remzi PEHLİVAN : Kutlu Doğum’un 1989 yılından beri kutlu doğum haftası olarak kutlandığını belirterek, “Âlemlere rahmet gönderilen Hz. Muhammed (s.a.s), kutlu elçiler zincirinin son halkası, getirdiği rahmet yüklü mesaj da insanlık âlemi için son ilahi mesajdır “Samimiyet içten olma, her yaptığını Allah için yapma, dünya adına en küçük çıkar, tanınıp bilinme, kendisinden bahsedilme gibi gayeler beklememektir. Bunun adı da ihlâstır. Allah’u Teala Kuran’da İhlâs isminde bir sure indirmiştir. İhlâsın ölçüsüne gelince; İnsan yaptığı her şeyi emredildiği için yapmalı, her şeyde (her işinde) Allah’ın hoşnutluğunu hedeflemeli yapılan işin neticesini de buradan (dünyada) değil, ötede (ahirette) beklemelidir. Böyle bir kulluk için halis niyet (samimiyet) şarttır. Müslüman şahsi çıkarlardan arınarak menfaat düşüncelerini kafadan atarak, rahat düşkünlüğünden sıyrılarak, ruhu kanatlandırıcı ideallerle meşgul olmalıdır." diye konuştu. ” 
 


Diyanet İşleri Başkanlığı Süreli Yayınlar ve Kütüphaneler Daire Başkanı Dr. Faruk Görgülü, Darıca İlçe  Müftülüğü tarafından organize edilen Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri kapsamında  Deniz Yıldızları Endüstri Meslek Lisesi Konferans Salonu’nda  “Hz. Peygamber, Din ve Samimiyet " konulu konferans verdi
 
Görgülü konuşmasında şunları söyledi: 
 
Biz muhabbet ile Muhammed’i (s.a.v) birleştirmiş, muhabbet ile Muhammed’i (s.a.v.) asla birbirinden ayırmayan bir kültürün, bir medeniyetin çocuklarıyız” Amacımız bu muhabbeti marifete, tanımaya,  anlamaya ve yaşamaya dönüştürmektir. Böyle olduğu içindir ki her yıl bizi biz yapan değerlerimizi yeniden inşa eden bir konuyla huzurunuza çıkıyoruz. Hani şair ne güzel söyler: Muhabbetten Muhammed oldu hasıl, Muhammedsiz muhabbetten ne hasıl? Demek ki sözlerimiz, konuşmalarımız, muhabbetimiz Efendimizle bir anlam ifade ediyor.
Ne yazı ki bugün gönüller çorak ki, birbirimize karşı samimiyetimizi yitirdik… Gönüller çorak ki gönülden birbirimize sevdiğimizi söyleyemedik… Gönüller çorak ki maskeler takmayı yeğledik, gönüller çorak ki davranışlarımıza riyayı ve gösterişi karıştırdık. Gönül çorak ki, incitiyoruz, birbirimize karşı kin ve adavet duyguları besliyoruz.
Gelin hep birlikte gönüllerimize Allah ve resulünün sevgisini yerleştirelim. 
Peygamber'i sevmek demek; O'nun insanlığın huzur ve mutluluğu için yaptığı çağrıyı güncelleştirerek hayatımıza yansıtmak, getirdiği erdemleri özümsemek, ahlakını davranışlarımızın mihveri ve rehberi yapmaktır. 
Günümüz insanı bir samimiyet problemi yaşamaktadır. İç dünyası ile davranışları arasındaki tutarlılığı kaybetmiştir. İlişkiler içtenlikten, doğallıktan uzaklaşmış ve yüzeysel bir hâle gelmiştir. Kendisi gibi olmayan ve kendisi ile barışık yaşamayan bir tutum sergilemekte, dış görünüşü ve zâhiri ön planda tutmaktadır. Buna göre önemli olan öz ve söz birliği, kalp ve davranış bütünlüğü değil, dış görüntü ve görselliktir. Kendini sergilemek, zahiri kurtarmak moda hâline gelmiştir. 
Samimiyet içtenliktir. Ahde vefa göstermektir. Gönülden tövbe etmektir. Ona yönelmektir. Hem duyguda, düşüncede, amelde kulun samimi olmasıdır. Samimiyetin evi kalptir. Niyet kalp ile başlar. Siz bir şeyler yaparsınız ama gönlünüzdeki niyeti kimse bilemez. Kalplere şahit olan Allah’tır. O nedenle gönlü arı duru hale getirmek önemlidir.
Dinimizde tüm davranışlara değer kazandıran niyettir. Niyet, bir kalp eylemidir. Yine bir kalp eylemi olan imanın sahih olması için, onun kalpte kökleşmesi ve söylem ve eylemlere yansıması gerekir. Aksi takdirde dilde kalan, kalbe yerleşmeyen ve davranışlara yansımayan inanç bir iddiadan öteye geçmez. İbadet, gönülden olursa gerçek anlamda ibadet olur. Davranışlar, gönülden ve inancın doğrultusunda yapılırsa ibadete dönüşür. Bunun için bir hadis-i Şerif’te, “Allah sizin suretlerinize ve variyetlerinize bakmaz, ancak kalplerinize ve eylemlerinize bakar” buyrulmuştur. 
Bütün peygamberlerin şiarı doğruluk ve samimiyet olmuştur. Bu özellikleri ile insanlar arasında temayüz etmişlerdir. Dürüst ve tertemiz kişilikleri ile hep gökteki ay gibi parlamışlardır.
Bugün, “amentü” okuyup, Allah’a ve resûllere iman ettiğini söylerken dillerimiz, ümmeti olduğumuz Enbiya Efendilerimiz gibi sadakat ve samimiyet imtihanından geçmekteyiz her birimiz. İmanımız, amelimiz, sözümüz, işimiz hâsılı her hâlimizle imtihandayız. Nasıl inanıyoruz, niçin yaşıyoruz, neler yapıyoruz? İhlâs hayatımızın neresinde, biz ihlasın neresindeyiz? Gelin hep birlikte bugün bunun muhasebesini yapalım. Allah’a, Kuran’a, peygamberimize ve tüm müminlere karşı samimi olalım.
Efendimizin yaptığı gibi elimizi açarak şöyle dua edelim:  Ey yücelik ve ikram sahibi! Bizi ve ailemizi dünya ve ahirette her an sana ihlâs ve samimiyetle bağlı kıl.
 
Konferansın sonunda  Dr. Faruk Görgülü, ye İlçe Kaymakamı Ahmet Karaaslan ve İlçe Müftüsü  Remzi Pehlivan tarafından hediye takdim edildi.
 
Kutlu doğum etkinlikleri çerçevesinde Hadis Ezberleme Ve Naatı Güzel Okuma Yarişmalarında Dereceye giren öğrencilere hediyeler takdim edildi
 
Kutlu Doğum Konferansına katılanlara Peygamberimiz anısına Gül hediye Kitaplar dağıtıldı
 

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.