Doğanşehir Müftülüğü'nden Ehl-i Beyt ve Kerbela Şehitlerini Anma Programı
Grup Sayfamız için

Hicri 1437. yılı münasebetiyle Doğanşehir Müftülüğü tarafından Topraktepe mahallesinde “Ehl-i Beyt ve Kerbela Şehitlerini Anma Programı” düzenlendi. Düzenlenen programa Doğanşehir Kaymakamı Memiş İNAN, İlçe Müftüsü Hüseyin BAYARK, Pir Sultan Abdal Derneği Başkanı İbrahim BARLAS, kanaat önderleri ve vatandaşlar katıldı.

Açış konuşmasını yapan Pir Sultan Abdal Derneği Başkanı İbrahim BARLAS; ''Cem olalım, dem olalım, birlik ve beraberlik içinde yaşayalım buna çok ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum'' dedi.

İlçe Kaymakamı Memiş İNAN ise, yaptığı selamlama konuşmasında; ''Nasıl ki Malatya’nın kaysısı, Antep’in fıstığı, Ordu’nun fındığı, Erzurum’un fasulyesi, Ege’nin inciri… gibi ülkemizin her bölgesinden alınan gıda maddeleri Aşure tatlısını oluşturuyorsa milletimiz de farklı etnik yapı, mezhep, meşrep, kültür ve gelenekleriyle ülkemizin renkli mozaiğini ve zenginliğini oluşturmaktadır. Müslümanların bir daha Kerbelaları yaşamamaları dileğiyle herkesin Aşure gününü kutluyorum'' dedi.

İlçe Müftüsü Hüseyin BAYARK da günün anlam ve önemi hakkında şunları söyledi: ''Aşure gününün biri Hz. Adem (a.s)’dan Hz. Peygamber (s.a.s)’e kadar bir çok peygamberin bu günde yaşadığı güzel olaylar diğeri de Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in muhabbetle bağrına bastığı, öpüp kokladığı, namazlarında bile mübarek sırtından indirmeye kıyamadığı reyhanı, aziz torunu Hz. Hüseyin’e karşı Kerbela’da işlenen cinayettir ki bu cinayet İslâm tarihi boyunca bütün ümmetin lanetlediği en zalimce saldırı ve facia olmuştur.

Aslında Kerbela cinayetini tarihte işlenen diğer cinayetlerden ayıran en temel özellik Hz. Hüseyin’in “Ehl-i Beyt”tİn bir ferdi olmasındandır. Çünkü yüce Allah (c.c) “Ey Ehl-i Beyt! Allah günah kirini giderip sizi tertemiz yapmak ister” (Ahzab, 33/33), Hz. Peygamber (s.a.s) de “Size iki ağır emanet bırakıyorum. Biri, insanı doğruya götüren bir rehber ve nur olan Allah’ın kitabı Kur’an’dır. Ona yapışın ve sımsıkı sarılın!... Bir de size Ehl-i Beyt’imi bırakıyorum. Allah’tan korkun da Ehl-i Beyt’ime hürmet gösterin! Allah’tan korkun da Ehl-i Beyt’ime hürmet gösterin!” (Tirmizî, “Menâkıb” 31; Müsned, 3/14, 17, 26) buyurarak Ehl-i Beyt’in önemini vurgulamaktadırlar. Hadiste, Kur’an gibi Ehl-i Beyt’in de bir köprünün iki ayağı gibi birer ağır emanet oldukları belirtilmektedir. Yani bu iki ağır emanet İslam köprüsünün iki ayağıdır. Birini koruyup ötekini ihmal etmek doğru değildir. Bu zaviyeden bakıldığında tüm İslam ümmetinin ortak paydası olan Ehl-i Beyt misyonu, hiçbir fırkanın veya zümrenin tekeline bırakılamayacak kadar değerli ve kapsamlıdır.

İslam dünyasında ortaya çıkan siyasi ve fikri hareketler neticesinde farklı bir yapıya büründürülerek oturtulmak istenen “Ehl-i Beyt” fikri ve düşüncesi bizim için dayanak olmamalıdır. Bu konuda bizim için asıl kaynak Kur'an ve Sünnettir. Çünkü Ehl-i Beyt’e sevgi ve saygının temel unsuru Hz. Peygamber sevgisidir. Hz. Peygamber sevgisinin kaynağı ise Kur'an ve Sünnet’tedir.

Ehl-i Beyt, İslam toplumunun ilk yıllarından itibaren gönüllerin gıdası, sevgi ve dostlukların kaynağı, kardeşlik ve yardımlaşmanın ortak noktası olduğu içindir ki hemen hemen her evde Ahmed, Mehmed, Ali, Veli, Fatma, Hasan ve Hüseyin isimleri bulunmaktadır.

Ehl-i Beyt Allah Resulünün bize emaneti ve hatırasıdır. Bu emanet ve hatırayı sevmek ve sahip çıkmak bir minnet borcu bir vicdan borcu ve de dini bir vazifedir. Onun için İmam-ı Şafii Allah Resulünün “Ehl-i Beytini sevmek Rafızilik ise, bütün ins ve cin şahit olsun ki ben rafiziyim” (Fahr-i Razî, Tefsiri-i Kebir, Şûra Sûresi, 23. ayetin tefsiri) demekten çekinmemiştir.

Hz. Peygamber (s.a.s)’in güzel ahlâk ve adaletini, asalet ve muhabbetini, hoşgörü ve faziletini temsil eden Ehl-i Beyt, tarih boyunca İslam ümmetinin diriltici, birleştirici ve kaynaştırıcı nefesi ve ruhu, birlik ve beraberliğin kaynağı olmuştur.

Bir başka Kerbelanın yaşanmaması için bugün Ümmet-i Muhammed’in yapması gereken, kısır çekişmeleri bir yana bırakıp Ehl-i Beyt misyonuna yeniden nasıl sahip çıkılması gerekiyorsa öyle sahip çıkmaktır. Çünkü İslam dünyasının başka Kerbelaları kaldıracak gücü kalmamıştır artık''
dedi.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.