Düren Fatih Camii'nde gençlerle Miracı anlamak
Grup Sayfamız için

Her hafta gençlerle bir araya gelinerek yapılan “GENÇLERLE BAŞBAŞA” sohbet programında bu haftaki konuyu Gençlerle Miracı Anlamak olarak belirlediklerini söyleyen Düren Fatih Camii Din Görevlisi Musa SAYGILI, gençlerin İsra  ve Miracı anlamalarının çok önemli olduğunu ifade etti.

DİTİB Düren Fatih Camii toplantı salonunda gerçekleşen program genclerden Ridvan SARIKAYA` n ı n okuduğu Kur'an-ı Kerim ile başladı. Daha sonra İsra ve Miracı  sinevizyon sunumuyla gençlere anlatan Musa SAYGILI sözlerine İsra ve Mirac olayından önce gerçekleşen hadiseleri anlatarak başladı ve şöyle dedi: Senetü`l Hüzün diye adlandırılan ve 41 yıl efendimizi koruyup kollayan 87 yaşındaki Amcası Ebu Talip'in, 3 gün sonra 65 yaşında 25 yıllık hayat arkadaşı Hz. Hatice’nin vefatı, Müşriklerin müminlere yaptığı işkencenin artması ve 3 yıl süren boykot, Hz Peygamberimizin Taif’e gitmesi ve orada 10 gün kalıp ardından taşlanarak kovulması, Oğulları 4 yaşındaki Kasım ve az bir zaman sonra Abdullah'ın vefatları, ve Efendimize As b. Vail ve Ebu Cehil vb. «Ebter» «soyu kesik» diyerek hakaret etmeleri Miraç`tan önce Hz. Peygamberimizin ve Müminlerin içinde bulunduğu durumu özetlemektedir. Allah Teala’nın sabır ve tahammülü dolayısıyla Rasul’ünü hem teselli etmek hem de ödüllendirmek için gerçekleştirdiği mucizevi olaydır.
 
Mescid-i Aksâ’ya “en uzak mescit” anlamındaki bu ismin verilmesi, Mekke’deki Mescid-i Haram’a kervanla veya yaya yürüyüşü ile bir aylık mesafede (1240 km.) bulunması yüzündendir diyen SAYGILI, Kudüs ve Mescid-i Aksa hakkında da su bilgileri verdi: Mescidi Aksa, Kudüs Mescididir. Buna Beyti Makdis de denir. Yeryüzünde evvela Mescid-i Haram, sonra da Mescid-i Aksa bina edilmiştir. Bir çok Nebi`nin mucizesi orada gerçekleşti. Bu yüzden etrafı mübarek kılındı. Kudüs Müslümanların ilk kıblesidir ve Efendimiz (s.a.v) nübüvvetin ilk günlerinden başlayarak tam 15 yıl Kudüs’e yönelerek namaz kılmıştır. Müslümanlar için yeryüzünde kurulan ikinci mabed, ilk kıble, 3. kutsal şehir, Miracın basamağı, Selahaddin-i Eyyubinin Fethi, Kanuni Sultan Süleyman'ın surlarla etrafını çevirdiği kutsallığın taşa kazındığı tarihsel serüveni olan şehirdir. İlk inşa eden Hz. Süleyman’dır Babilliler, Yunanlar ve Romalılar’ın işgaliyle yıkılmış, Hz. Ömer’in kudüs’ü fethiyle yeniden yapılmıştır. 500 yıl sonra Haçlıların işgali gerçekleşti. Selahaddin Eyyubi Kudüs’ü Haçlılardan geri aldı. 1516’da Yavuz Sultan Selim Kudüs’ü Osmanlı topraklarına kattı. Kudüs’ün hakimiyeti 1920’de İngiltere’ye geçti. 1948’de israil devleti kuruldu. Bugün israil işgalinde olan Mescidi Aksa’nın içi ve avlusunda yaklaşık 200 bin Müslüman aynı anda saf tutup namaz kılabiliyor ancak israil askerleri ablukaya aldıkları kutsal mekana sadece birkaç bin Müslüman`ın girişine izin veriyor.
 
Düren Fatih Camii Din Görevlisi Musa SAYGILI daha sonra Gecenin ne anlam ifade ettiğini anlatarak şöyle konuştu: İsra: Sözlükte gece yürüyüşü, geceleyin yaya veya binekli olarak yapılan yürüyüş anlamına gelir. Dini bir terim olarak; Hz. Peygamber (s.a.s)'in gece Burak isimli bir binitle Mekke'den Kudüs'teki Beyt-i Makdis'e götürülmesi hadisesidir. Kerim kitabımız Kur`an`da “Bir gece, kendisine bazı delillerimizi gösterelim diye kulu Muhammedi, Mescid-i Haramdan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksaya götüren O Allah’ın sani ne yücedir! O Bütün eksikliklerden uzaktır. Gerçekten, her şeyi işiten, her şeyi gören O’dur”. (İsra Süresi 1. ayet) şeklinde ifade edilmiştir. Mirac ise: Arapça'da merdiven, yukarı çıkmak, yükselmek anlamlarını dile getirir. İslam'da Hz. Peygamber (s.a.s)' in göğe yükselerek Allah'ın huzuruna kabul edilmesi mucizesidir. İsra ve Mirac: Hicretten bir buçuk yıl kadar önce, yaklaşık Miladı 621 yılında, kameri takvime göre Recep ayının 27. Cuma Gecesinde, Peygamber Efendimiz 52 yaşında iken gerçekleşmiştir. Burak adlı, ( bizce mahiyeti bilinmeyen Arapça şimşek anlamına gelen berk kökünden türemiştir) bir binite bindirerek, önce Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya götürmüş, oradan da göklere yükseltmiş “Sidretü’l-Müntehâ” denilen en üst makama ulaştırmıştır. Cibril sidre’tü-l münteha da kalıp Hz. Peygamber Refref adı verilen bir binekle yolculuğuna devam etti. Zaman ve mekandan münezzeh Allah’ın huzuruna kabul edildi. Efendimiz (s.a.v.) Hz. Cebrail’den (a.s.) ayrılıp kendisine ait özel alana çıktığında, Rabbi ile her türlü benzetmeden münezzeh olacak, akıllarca kavranamayacak bir şekilde karşılaştı. Namazın Müminin miracı olduğunu ifade eden SAYGILI, her namazda okuduğumuz tahiyyat duasının Miracta Yüce Allah (cc) ile Hz. Peygamber Efendimizin selamlaşması olduğunu ifade ederek şöyle devam etti:
 
Hz. Peygamber Efendimiz Yüce Rabbimize şöyle selam verdi. “Et-tahiyyatu lillahi ve’s-salâvatü ve’t-tayyibât”. “Bütün dualar, senâlar, övgüler, ibâdetler ve mülk, azamet, beka hepsi Allah’a mahsustur” Cenab-ı Hak da kendisine bu şekilde selam sunan Rasulullah’a (s.a.v.) şöyle cevap verdi: “Es-selâmü aleyke eyyühe’n-nebiyyü ve rahmetullahi ve berekâtühû” Ey Nebi!Selam, Allah’ın rahmet ve bereketi Sen’in üzerine olsun. Efendimiz(s.a.v.), Cenab-ı Hakk’ın (c.c.) bu selamına şöyle mukabele etti: “Es-selâmu aleyna ve alâ ibâdi’llahi’s-salihin”. Selam bizim üzerimize ve Allah’ın salih kulları üzerine olsun Bu karşılıklı selamlaşmaları kendi bulunduğu mertebeden duyabilen Cebrail(a.s.) ise şöyle nida etti: “Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve Rasulüh”. Şahadet ederim ki Allah’tan başka ilah yoktur, yine şehadet ederim ki Muhammed (s.a.s.), Allah’ın kulu ve Rasulü’dür. İsra ve Mirac hadisesinin yankılarına da değinen SAYGILI gerçekleştiği zaman müşrikler bu hadise sebebiyle Efendimiz için iftira kampanyası başlatmışlar. Böyle bir hadisenin gerçekleşmesinin mümkün olmadığı hususunda akıl yürütmüşler Efendimizi yalancılıkla ve sihirbazlıkla suçlamışlardır. Oysaki Hz. Ebubekir Efendimiz bu hadise kendisine aktarıldığı zaman “O ne demişse doğrudur” diyerek Sıddık unvanını almıştır. Düren Fatih Camii Din Görevlisi Musa SAYGILI sözlerini Miracta Hz. Peygamberimize verilen müjdeleri anlatarak şöyle tamamladı:

1. “Hz. Peygamberin ümmetinden Allah’a şirk koşmayanların Cennete gireceği

2. Müminin Miracı BEŞ VAKiT NAMAZ . Efendimiz (s.a.v.) bu yolculuğun sonunda, o güne kadar gece namazları hariç, sabah ve akşam ikişer rekat olarak kılınan namazların günün beş ayrı vaktinde 17 rekat olduğu müjdesi ile gelmiştir. Bundan dolayı miraç hadisesinden zihinlerimizde kalan en önemli mesaj, namaz ve Kudüs bilinci olmalıdır.

3. Allah c.c. kimseye gücünün üzerinde sorumluluk yüklemeyeceği müjdelerinin yanında; Geçim Kaygısı İle Çocukları Öldürmemek, Hısımlara, yoksullara, yolda kalmışlara haklarını vermek, Cimrilik ve israftan sakınmak, Anne Babaya iyilik etmek, Zina ve Her Türlü Gayri Meşru İlişkiden Uzak Durmak, Haksız yere Cana Kıymamak, Yetimlerin Malına El Uzatmamak, Verilen Sözü, yapılan Sözleşmeyi Yerine Getirmek, Ölçerken Ve Tartarken Eksik Ve Noksanlık Yapmamak, Kesin Olarak Bilinmeyen Şeylerin Ardına Düşmemek, Kibir ve Gururdan uzak durmak ta emredilmiştir.
 
Program sonunda DİTİB Düren Fatih Camii Din Görevlisi Musa SAYGILI gençlerin sorularına cevap verdi. Daha sonra da İsra ve Mirac olayı ile ilgili sorular sorarak en kısa sürede doğru cevap veren beş gence kitap hediye etti. DİTİB Düren Fatih Cami Dernek yönetimince kandil simidi ve içecek ikramı ile program sona erdi.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol