Elazığ Müftülüğü'nden Cami ve Namazla Arınma Konferansı
Elazığ İl Müftülüğü Edibe Can Konferans salonunda 15 Ekim 21015 Perşembe günü gerçekleşen programa Elazığ Vali Yardımcısı Üzeyir Yılmaz, Elazığ İl Müftüsü Peyami Güngör, Elazığ Din Görevlileri Dernek Başkan Yardımcısı Mehmet Kaya, İnönü Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fikret Karaman, din görevlileri, bazı sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve hayır sahipleri katıldı.

Program, Yeşilkent Fatih Ahmet Camii Müezzin Kayyımı Hasan Gürün okuduğu Kur’an-ı Kerimin ardından İlimiz Din Görevlileri Dernek Başkan Yardımcısı Mehmet Kaya, başlangıçtan bugüne kadar cami ve mescitlerde İslam toplumlarında ortak sağduyunun amaçlandığını belirterek, dindarlık bilincinin oluşumunun insanların ruhen arınmaları, hayatlarında istikamet kazanmaları, birbirleriyle kaynaşmaları ve bütünleşmeleri yönünde önemli fonksiyonlar icra ettiklerini söyledi.

Camilerin ibadethane olmakla beraber bir hak ve halk akademileri olduğunu ifade eden Kaya, “Camilerde, müminlere her türlü kötülüklerden uzak durmalarının yanında her türlü iyilik ve güzellikler, insan sevgisi, Vatan, bayrak, ezan, Kur’an sevgisi, ana, babaya, öğretmene, ulu’l-emre itaat anlatılır. Camiler, İslam’a inanan herkesi sınıf ayrımı yapmadan bünyesinde toplayan Kabe'nin ve Mescid-i Haramın birer şubeleridir. Camiler, bir ülkenin İslam ülkesi olmasının mührü ve tapu senetleridir. Camiler aynı safta omuz omuza diz dize namaz kıldığımı ötekisi olmayan muhabbet merkezleridir. Üzüntülerimizi giderdiğimiz, moralimiz müspet anlamda düzelttiğimiz, birlik ve beraberliğimizi, kardeşlik duygularımızı, hoşgörü anlayışımızı güçlendirdiğimiz ve pekiştirdiğimiz yerlerdir” dedi. Bu önemli günleri ve haftaları fırsat bilerek toplumda ihtiyaç duyulan önemli konuları bir hafta boyunca vatandaşlara aktardıklarını anlatan İl Müftüsü Peyami Güngör ise, halkın ve cemaatin bilgilendirildiğini kaydetti. Daha önceki yıllarda kadınlarla ilgili, cami ve kadın, cami ve engelliler, cami ve gençlik gibi konular üzerinde durulduğunu söyleyen Güngör, “Bu senede cami ve namaz konusu üzerinde durulacaktır. Bu konu kapsamında vatandaşımız ve cemaatimiz bilgilendirilecektir. Diyanet İşleri başkanlığımızın önemli görevlerinden birisi cami hizmetleridir. Tabi aynı zamanda bir cami görevlisi Kur’an hizmetlisidir. Hem irşat görevlisidir. Bizim mesleğimizde böyle bir ayrım söz konusu değildir. Cami görevlisi aynı zamanda imamdır, müezzindir, vaizdir, hatiptir, mürşittir, Kur’an hocasıdır. Bu görevlerin hepsini gerçekleştirmektedir. Bu hizmetlerimizi biz yürütürken mesai mefhumu taşımadan din görevlilerimizin 24 saat cemaatiyle beraber olma zorundadır. Onları doğumundan ölümüne kadar, düğününde, sünnetinde, sevinçli günlerinde, üzüntülü günlerinde hep beraber olmaktır. Dolayısıyla bu meslekte mesai söz konusu değildir. Bir din görevlisi mutlaka günün her saatinde cemaatiyle ilgilidir. Cemaatiyle alakalıdır. Çünkü cemaatimizin bizden beklediği de budur” diye konuştu.

İnönü Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fikret Karaman konuşmasında; “Mü'minin camiye olan ihtiyacı, balığın suya olan ihtiyacı gibidir. Balık susuz, su balıksız olamaz. Her ikisinin iç içe olmasıyla maksat hâsıl olur. Tıpkı bunun gibi cami ve toplum da birbirine muhtaçtır. Camiye göz, kulak ve gönül vererek bağlanan her zaman kazançlı olur. Çünkü cami, insanı ezan ile çağırır. Namaz ile Allah'ın huzuruna çıkarır. Kur'an ile ziyafet sunar. Vaaz ve hutbesiyle çalışma ve iş hayatının düzenlenmesine rehberlik eder. Diğer bir ifade ile camiler Müslümanlar için Hz. Nuh`un gemisi gibi kurtuluşu, Hz. İbrahim’in sofrası gibi bolluk ve bereketi, Hz. Musa`nın asası gibi galibiyeti, Hz. İsa’nın hasta tedavisi gibi şifa ve sıhhati, Hz. Peygamberin korunduğu gibi huzur ve emniyeti temsil etmektedirler. Nihayet camiler tarihten günümüze kadar gelen asil milletimizin, yıkılmayan, silinmeyen ve değişmeyen tapularıdır. Namazın vakitlerine davete vesile olan ezan da özel bir ilan ve tevhid inancının sembolüdür. Bu inancın minarelerden duyurulmasıdır. Çünkü ezanın lafızlarında İslam’ın itikadî ve ameli esaslarının hemen hemen hepsi özet olarak toplanmıştır. Bu nedenle ezanın sebebi vaktin girmesidir. Ezanın hükmü ise, duyan kimsenin sözle ve fiilen ona uymasıdır. Ezan hürriyetin, istiklalin ve bağımsızlığın sembolüdür. Bu yüzden Hz. Peygamber (sav) ezanın okunduğu yeri ve insanları emniyette kabul emiştir. Savaşta bile buralara dokunulmamasını emretmiştir.” dedi.

Program boyunca görevliler tarafından kan bağışında bulunuldu. Program, konuşmaların ardından emekli din görevlileri, Cami ve Kur’an Kursu yaptıran hayırseverler ile engelli din görevlilerine plaket verilmesi ile sona erdi.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol