Fatsa Müftülüğü'nden, muhteşem kutlu doğum programı
Grup Sayfamız için

Fatsa Müftülüğü Konferans Salonu'ndaki program, Kur'an-ı Kerim okunmasıyla başladı. Fatsa orta büyük camii müezzini Sabri YETİŞEK 'in okuduğu Kur'an-ı Kerim'in ardından, Fatsa Müftülüğü Tasavvuf Musikisi Korosunun sunmuş olduğu ilahiler ve Tasavvuf Musikisiyle devam etti.

Programın açılış konuşmasını yapan Fatsa İlçe Müftüsü Hüseyin Can, bu yılki etkinliğin konusunun, "Hz. Peygamber ve birlikte yaşama ahlakı" olarak belirlendiğini söyledi. ''ilçe müftülüğü olarak kutlu doğum haftasını dolu bir şekilde geçireceğiz. Bu yıl Kutlu Doğum Haftasına özel 16 adet etkinlik düzenleyeceğiz. Kutlu Doğum Haftamızın aziz milletimizin tüm İslam âleminin ve insanlığın Sevgili Peygamberimizi anmaktan ziyade, anlayıp örnek almaya, birlik ve beraberliğe, insanlık âleminin onuruna, barış ve huzuruna vesile olmasını, Cenâb-ı Allah'tan niyaz ediyorum” dedi.

Müftü Can konuşmasında; ''Diyanet İşleri Başkanlığımız Hz.Peygamber(s.a.s.)’i anmaktan anlamaya kutlu Doğum haftasını Proğramlarımızı 1989 yılından itibaren kutlamaktayız. HANIMEFENDİLER BEY EFENDİLER 21. Y. yılda bilim ve teknolojinin baş döndürücü bir şekilde geliştiğini görüyoruz. Bu gelişmeler kimi zaman insanlığın hizmetine sunulurken, kimi zaman da insanlığı yok etmek için kullanılmıştır. İnternet, televizyon, telefon arabalar ve iş makinaları gibi Kitle iletişim araçları alabildiğine gelişme göstererek insanlığın hizmetine sunularak huzur ve refahı sağlanmaya çalışılmıştır. Bu imkanlar, fertleri bir birine yaklaştırma yerine aksine bir birinden uzaklaştırmıştır. Ayni apartmanlarda oturan insanlar bir birlerini tanımadan hatta bir birlerine selam vermeden yıllarca yaşamaktadırlar. Anneler babalar, kapı dışarı atılarak Dar’ul Acezelere terkedilmekte. Ceviz kabuğunu doldurmayan sebeplerden dolayı yapılan evliliklerin ¼ boşanmalarla sonuçlanmaktadır. Bu vahim bir tabludur. Diğer taraftan yine insanlar, ötekileri yok etmek için toplar, tüfekler, varil bombaları, atom bombaları, kimyasal silahlar icat etmekteler. İnsanlar, Bu silahları kimi zaman dünya hâkimiyetini ele geçirmek, kimi zaman dünya petrollerine sahip olmak, kimi zaman zengin olmak için yapmaktadırlar. Bu savaşlar, kimi zaman din savaşları, kimi zaman mezhep savaşları kimi zaman da ideoloji savaşları şeklinde kendini göstermiştir. Bu savaşları yönetenler insanlıklarını unutmuşlar, dinden diyanetten uzaklaşmışlar, sadece kendi inanç, mezhep ve meşreplerini öne çıkararak övünmüşlerdir. Mezhebin ve meşrebin din olmadığını, Allah katın da dinin İslam olduğunu unutmuşlar veya görmezden gelmişlerdir. Böylece tefrikalar, bölünmeler başlamış ve bölük pörçük bir İslam alemi. Sonunda Suriye’de, Irakta, Afganistan da ve yemende olduğu gibi, karşılıklı tekbirler getirerek acımasızca, hunharca, alçakça kadın erkek demeden, günahkâr masum ayrımı yapmadan, yaşlı çocuk gözetmeden ölüm saçmaya, yüz binlerin canına kıymaya devam etmişlerdir. Çünkü bunlar gözleri dönmüş, parçalayıp öldürmede sırtları geçmiş, kudurmuş biçarelerdir. KARDEŞLERİM Hani insandık, ünsiyet içinde yaşayacaktık, hani Allaha inanıyorduk, hani kardeştik, hani kardeşler arasında bir problem olursa biz halledecektik. Müslüman kardeşimizi bizden olmayana şikâyet etmeyecektik. Hani ırkçılığı ayaklar altına alan peygambere veda haccı günü söz vermiştik. Irkçılık için savaşmayacaktık. Hani bir bedenin uzuvları gibiydik. Hani bir binanın yapı taşları gibiydik. Heyhât çok uzaklaştık bu meziyetlerden. Çok uzaklaştık birlikte yaşama ahlakı ve hukukundan. Çok uzaklaştık merhametten, hoşgörüden, düşenin elinden tutup ayağa kaldırmaktan. Çok uzaklaştık affedip kucaklamaktan. KARDEŞLERİM: Şimdi ağzımın dolusunca haykırmak istiyorum, ey insanlık âlemi, Ey Müslümanlar, ey Allah’ın kulları, ey Muhammed Ümmeti !!! Akan kanı ne zaman durduracaksınız. Gözlerinizi bürüyen gaflet uykusundan ne zaman uyanacaksınız. Çocukların yetim ve öksüz kalmasına, ne zaman son vereceksiniz. Allah’ın koyduğu sınırlara (kurallara) ne zaman döneceksiniz? Ey Allah’ı bir, dini bir, kitabı bir, kıblesi bir, Müslümanlar; mezhep, meşrep, parti kavgasını ve çekişmelerini bırakıp, Allah’ın kitabına Resulün sünnetine ne zaman toptan sarılıp tek yürek, tek yumruk olacaksınız? Ey Allah’ın verdiği nimetlerle donanmış, nimetin kadrini bilmeyerek şımarıp, eşlerine anlayış göstermeyerek çözümü mahkeme kapılarında boşanmakta arayan kardeşlerim ne zaman bir birlerinize tahammül ederek, anlayış göstererek, âile yuvasını dağıtmayıp çocukları sokakta bırakmayacaksınız? Asrı- saadet’e dönüp, peygamberimiz(s.a.s.)e ve onun ashabına Ensar ile Muhacirinin uhuvvet anlayışına bir bakmaz mısınız? Ey seni karnında dokuz ay taşıyıp, sonra iki sene helal sütünden emziren, gece uyumayıp beşiğini sallayan, yemeyip yediren, giymeyip giydiren anasını babasını kapı dışarı atan evlat !!! Hatırlamaz mısın? Allah’ın rızası ana-babanın rızasında, gazabı da ana-babanın gazabındadır ve Cennet anaların ayağının altındadır. Ey Müslümanlar bilmez misiniz ki, birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır. Sözlerimi bitirirken bütün tefrikaların, bütün ayrılıkların ayaklar altına alındığı ve birlikte yaşamanın öne çıktığı bir Dünya ümit ve arzusuyla kıymetli katılımcıları saygı ve hürmetlerimle selamlarım. Allaha emanet olunuz.

Ardından kürsüye çıkan Diyanet İşleri Başkanlığı İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü Kadro Terfi ve Tahsis Daire Başkanı Mahmut Göl, “Hz. Peygamber ve birlikte yaşama ahlakı" konulu konferansın sunumunu yaptı.

Konferansı, Fatsa Kaymakamı Mehmet Yapıcı, Fatsa Belediye Başkan Yardımcısı Fatih Erişmiş, Fatsa Cumhuriyet Başsavcısı Murat İNCEEL, Saadet Partisi İlçe Başkanı İsmail KOÇAN, MHP İlçe Başkanı Hayati YILMA, MHP Ordu Milletvekili adayı Murat KAÇAK ve çok sayıda kurum müdürü ve vatandaş dinledi. Konferansa katılan tüm misafirlere gül suyu ve çikolata ikram edildi.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Hanife Şirin 2 yıl önce

Anlaşılan yine ev sahibinin misafir konuşmacının zamanına müdahalesi