Hasköy Müftülüğü Dünya Kadınlar Günü Konferansı düzenledi
Programı İlçe Vaizesi ve Kur’an kursu öğreticileri organize ettiler. Programın açılış konuşmasını  İlçe Müftüsü M. Akif Karabulut yaptı.

Müftü KARABULUT açılış konuşmasında şunları söyledi: ''Bizim medeniyetimizde kadın hem ailenin hem de toplumun temelidir. Bir anne veya bir eş veya bir evlat olarak kadın toplumun şekillenmesinde belirleyici bir role sahiptir. Eğer kadın mutluysa, huzurluysa toplum da mutludur, huzurludur. Kadınlarını ihmal eden, dışlayan, ikinci plana iten, aşağılayan bir toplum asla ilerleyemez, bir yere gelemez. Hz. Muhammed ( s.a.v ) peygamber olarak gönderildiğinde, yasakladığı ilk şeylerden biri de kız çocuklarının diri diri gömülmesidir. Cahiliye Arap toplumunda adamın bir kızı dünyaya geldiğinde utancından yüzünün simsiyah kesildiğini, insanlardan gizlendiğini ve o masumu canlı bir şekilde toprağa gömmeyi de son çare olarak gördüğünü Kur-an’ı Hâkim bizlere anlatmaktadır ( Nahl,58–59 ).  Hz. Peygamber ( a.s ) ;  kadınların hor görüldüğü, bir eşya gibi satıldığı, insan yerine konmadığı bir toplumdan “Cennet annelerin ayağı altındadır”diyerek anneleri baş tacı yapan bir medeniyeti inşa etmiştir.
 
Kur-an’ı Kerim’de; “Huzur bulmanız için size kendi cinsinizden eşler yaratması, aranızda sevgi ve merhamet bağları oluşturması da Allah’ın varlığının delillerindendir. Gerçekten bunda düşünen bir toplum için alınacak dersler vardır”[ Rum, 21 ] buyrulmaktadır. İslam’da eşler birbirlerine karşı yükümlü ve sorumlu kılınmışlardır. Ailede erkeğin kadına nasıl davranacağı konusunda Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) şöyle buyurmaktadır :“Mü’minlerin îmân bakımından en mükemmeli, huyu en iyi olanıdır. Hayırlınız, kadınlarına karşı hayırlı olanlardır.”[ Tirmizi, Rada,11]. “Bir kimse karısına kin beslemesin. Onun bir huyunu beğenmezse, bir başka huyunu beğenir.”[Müslim, Rada, 61 ] . Aile hayatı konusunda da en güzel örneği teşkil eden Peygamberimiz ( a.s ) hiçbir zaman hanımlarına sert muamelede bulunmamış ve onlara karşı daima iyi davranarak, şefkatle muamele etmiştir. Sevgili Peygamberimiz ( a.s ) bu hadisleriyle ve örnek yaşantısıyla kadınlarla nasıl geçinmemiz gerektiğini anlatmış ve göstermiştir. Dayakla veya ona hakaret etmekle kadını kişinin kendi istediği şekle sokamayacağının mümkün olmadığı belirtmiştir. Ayrıca hiddet ve şiddet yerine, ülfet ve şefkat yolunu tutmayı tavsiye etmiştir. Yine Veda Hutbesinde “Kadına; Allah’ın bir emaneti olarak bakmayı” , erkeklere söylemişlerdir.  Kadına ancak bu yolla yaklaşmanın ve ona tesir etmenin mümkün olabileceğini ifade etmiştir. Zaten insanlarla beraber yaşayabilmenin yolu, onlarla olan davranışlarımızda merhametli olmaktan ve şiddete başvurmamaktan geçmektedir. Aile yuvasının huzuru, ailedeki fertlerin saadeti ise erkek ve kadın arasındaki muhabbete, sevgiye ve insanca davranışlara dayanmaktadır.
        
İslamiyet, kadının toplumdaki yerini çok iyi ve sağlam bir şekilde belirlemiştir. Kadın, insan neslini doğuran ve yetiştiren muhterem bir varlıktır. Onun kalbi, sevgi ile nakış nakış işlenmelidir ki, çocuklarını o sevgiyle korusun, büyütsün ve topluma yararlı insanlar haline getirebilsin.’’
 
         
Daha sonra program ilçe vizemiz humeyra kayanın islamda kadının görev ve sorumlulukları konferansıyla devam etti. İlçe Vaizemiz konuşmasında şunları söyledi: ‘’ Yüce Rabbimiz yaratılış bakımından kadın ve erkeği eşit yaratmıştır. Kadın, erkek gibi Allahın yeryüzündeki halifelerindendir. Allahın emir ve yasaklarına muhataptır. Kadın da erkekte Allah tarafından konulmuş kurallara göre davranmaktadır. Yüce Rabbimiz Al-i İmran suresi 195. ayette ‘’ Ben kadın olsun erkek olsun içinizden çalışan  kimsenin yaptıklarını boşa çıkarmayacağım.’’ buyurmaktadır. Dinimizde kadınlara karşı işlenen suçlarla erkeklere karşı işlenen suçların cezası aynıdır.
         
Dinimizde kadın geçim derdinden, düşüncesinden muaf tutulmuştur. Ancak kadın isterse çalışabilir. Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.v.) eşi Hz. Hatice (r.a) tüccar bir hanımdı. Hz. Peygamber (s.a.v. ) hanımların eğitimine önem vermiş haftanın bir gününü onların eğitimine ayırmıştır. Eşi Hz. Hafsa’ya okuma-yazma öğretmesi için Şifa Hatunu görevlendirmiştir.
  
          
Kadınlar sadece öğrencilik değil öğreticilikte de aynı haklara sahiptir. Hz. Aişe peygamberimizin vefatından sonra sahabe ve tabiini eğitmiştir.
 
          
Yüce rabbimiz ve Hz. Peygamber kadın ve erkeğe birbirleriyle iyi geçinmelerini emretmiştir. Nisa suresi 19. ayette : ‘’ Onlarla iyi geçinin. Şayet onlardan hoşlanmadınızsa sabredin. Olur ki bir şey hoşunuza gitmez de Alllah onda bir çok hayır takdir etmiş bulunur.(Olur ki Allah size onlardan hayırlı evlat ihsan eder, yahut aranızda muhabbet oluverir.’’  buyurarak, hanımlara her daim yumuşak huylulukla davranılmasını emretmiştir.
 
            
Günümüzde kadın haklarına yönelik gerçekleştirilen hak ihlallerinin ve kadına yönelik şiddetin sebebi asla İslam Dini değildir.  İslam Dininin kadınlara vermiş olduğu hakları şu başlıklar altında zikredebiliriz.
      
1.Yüce Rabbimiz katında kadın ve erkek de kul’durlar, yaratılış itibariyle kadın ve erkeğe aynı sorumluluklar yüklenmiştir.
       
2.İslam Dini kadınlar için annelik vasfı yüklemek suretiyle onlara itibar vermiş.( Lokman, 14 ) . Dünyada kendisine en çok iyilik yapmamız gereken annemiz olarak bildirilmiş, anne hakkının yenmesi sebebiyle dünya ve ahiret sıkıntısıyla karşılaşılacağı ifade edilmiştir.
       

3.Kadının yaratılış özelliği ön planda tutulmuş, erkeğin toplumdaki sorumlulukları da ifade edilmiş ve her iki grubunda faydasına olmak üzere ailenin geçimi erkeğe yüklenmiştir. Bu hususta kadına verilen değersizliğin değil ona verilen kıymetin en önemli işaretlerindendir.
       
4.Toplumların bir çoğunda yanlışta olsa çok revaç gören erkek olarak yaratılmanın bir ayrıcalık olduğu hususu İslam Dininde kabul edilmemiş, İnsanların Adem ve Havva olarak, yani erkek ve dişi olarak yaratıldığı ifade edilmiş, kendi ellerinde bulunmayan bir vasıfla övünülmesi kınanmış ve üstünlüğün yaratılış özelliklerinde değil, sonradan kazanılan takvaya yani Allah’a saygıya, Allah’ın emirlerine riayet yasaklarından kaçınmaya bağlanmıştır .’’( Hucurat, 13 ).
              
 Kadın iyi bir anne, iyi bir eş, iyi bir arkadaş, merhamet timsali, şefkat abidesi ve hepsinden önemlisi Allah’ın en güzel bir şekilde yarattığı , zarif, nazik bir kul ve insandır.  Günlük hayatın koşuşturmacası sırasında,  belki de hayatın  gerçek anlamını kavrayamadığımız zamanlarda, aslında hayatın temelinin sevgiden ibaret olduğunu bizlere hatırlatan analarımız, kızlarımız, eşlerimiz yani bütün kadınlarımız değil midir?
               
Konuşmamı Veda Hutbesiyle bitiriyorum. “Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu konuda Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları Allah'ın emâneti olarak aldınız. Onların nâmus ve ismetlerini Allah adına söz vererek helâl edindiniz. Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır.’’
dedi.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.