Karabük Yenice Müftüsü Ökten'den mesajlar
Facebook Sayfamız için  


YENİ YIL MESAJI
Uzun süreden beri miladi takvimiz kullanıldığı ülkemizde Yılbaşı denilince, miladi yılın ilk ayının ilk günü olan  1 OCAK kastedilir.Yılbaşı kutlamaları denilince de eski yılın sona erip yeni yıla geçildiği 31 ARALIK 1 OCAK gecesi yapılan eğlence ve faaliyetler anlaşılır.
Ancak :  Yılbaşı eğlenceleri ilk bakışta yeni yıla girişin kutlamaları gibi gözükmekle birlikte onun Hrıstiyan Batının Noel bayramı ile de yakından ilgisi bulunduğu anlaşılmakatadır. .Hrıstiyanlar aralık ayının son haftasını Hz İsa’nın doğumunun arefesini teşkil etmesi bakımından en önemli dini bayramları olarak kabul etmişlerdir. Bu hafta içinde hırıstiyanlar kiliseye giderler.Dini bir atmosfer içinde gecen Noel bayramı akabinde ise yeni yıla giriş büyük bir çılgınlıkla,lüks ve israfla kutlanır.
       
Toplumumuzda ve diğer Müslüman toplumlarda Yılbaşı kutlaması adı altında  düzenlenen eğlence toplantıları ise hiçbir kültürel ve geleneksel temele sahip değildir. Bu bakımdan hrıstiyan olmayan ülkelerde yılbaşı kutlamaları Batının körü körüne taklid edilmesinin ve hrıstiyan Batının kültür ihracının bir sonucu olarak değerlendirilmelidir.

Ancak Peygamberimizin (s.a.v) Müslümanlara, diğer dini topluluklara farklı , bir kimlik bilinci ve kültür değerleri kazandırmak için gayret ettiği, bu uğurda saç, ,sakal, kılık kiyafet ,yeme içme adabı da dahil bir çok konuda tavsiyede bulunduğu düşünülürse; Ayrıca Allahü Teala’nın Nisa Suresi 144 . Ayeti, Maide Suresi 51 ve 55 .nci ayetlerindeki ikazlarda göz önüne alındığında Yılbaşı kutlamalarının sıradan bir kutlama olarak algılamanın mümkün olmadığı,Aksine : Yılbaşı kutlaması noel ağacı süslenmesi Noel  babanın hediye bırakması gibi adetler toplumumuzda kültürel tahribat ve kimlik bunalımına yol açmakla kendi öz değerlerinden kopup ,Batının hayat tarzına alışmakta sonrada onların değer ve inane esaslarına sıcak bakmaya ve giderek onları benimsemeye götürmektedir.Böyle olunca Müslüman toplumların bütün adetler yerine, kendi kültür ve değerlerinden  kaynaklanan,alternatif proğram ve faaliyetler geliştirmesi ve yaşatması ayrı bir önem kazanmaktadır.Bunun için kendi kültür mirasımızdan dini anlayış ve heyecanımızdan kaynaklanan değerleri,gelenek göreneklerimizi örf ve adetlerimizi geliştirerek yaşatmaya ve geliştirmeye çalışmamız gerekmektedir.
        
Bu gece Müslümanlara yaraşan, Hristiyanlar’ı tahrik etmek değil,geçen bir yılın muhasebesini yapıp gelecek yıla yeni bir heyecan ve ahrete daha iyi hazırlık için gayret içine girmek olmalıdır.Ne mutlu gerçekler ışığında yeni yıla girebilenlere. Ne mutlu Hristiyanlar’ı taklit etmeyenlere.
        
Allah bütün insanlığa gelen miladi yeni yılda barış,huzur ve mutluluklar getirmesi dileğiyle.
 
***
MEVLİD KANDİLİ
2 Ocak 2015 Pazar günü rahmet elçisinin dünyaya teşriflerinin bir yıldönümünü daha idrak etmenin mutluluğunu yaşayacağız. Bu kutlu gece milletimizce asırlardır MEVLİD KANDİLİ olarak ihya edilmekte ve efendimiz (s.a.v)  büyük çoşkuyla anılmaktadır. Onun Doğumu,öteden beri mü’min gönüllere huzur ,yüzlere neşe olarak yansır.Lisanda ise Süleyman Çelebi Hazretler: ‘ Bu gelen ilm-i ledün sultanıdır.Bu gelen tevhid-i irfan kanıdır.Bu gelen aşkına devreyler felek.Yüzüne muştak durur insü melek’ dizeleri ile tezahür eder.
       
Allah Rasülü ‘Ben Muhammedim,Ben Ahmedim,Ben Rahmet Peygamberiyim’ sözleriyle tanıtmıştır kendini.Rabbimizde ‘ Sen elbette yüce bir ahlak üzeresin’ diyerek habibini övmüştür.’Biz seni bir müjdeci,şahit,uyarıcı,Allahın izni ile kendi yoluna çağıran bir davetci ve aydınlatıcı bir kandil olarak gönderdik’ ayetti ise Efendimiz (s.a.v) in gönderiliş gayesin ortaya koymaktadır.
       
Değerli Kardeşlerim!
Peygamber (s.a.v) efendimiz ,insanlığı  bir olan Allaha inanmaya samimiyete,sadakata,doğruluğa çağırmıştır.Onun dünyaya gelişi; ölüme hayat,zulme adalet,cehalete bilgi,vahşete merhamet,düşmanlığa barış olmuştur.Karanlıklar içerisinde kaybolmuş insanlık onun rahmetiyle yeniden yolunu bulmuştur.Dünyanın karmaşasında katılaşan kalpler onun şefkat pınarıyla yumuşamıştır.
         
Peygamberimiz getirdiği prensipleri bizzat yaşayarak hepimize örnek olmuştur.Bize düşen vazife, o güzel prensiplere sımsıkı sarılarak hayatımıza yön vermektir.Böyle olduğu takdirde her mevlid kandili, bizim için Efendimizle ve onun hayat dolu mesajlarıyla yeni bir  buluşma olacaktır.Biz kardeşliği,doğruluğu ve sevgiyi Ondan öğrendik.Kardeşlik ahlakının gereği olarak  kardeşimize kin tutmamayı ,öğreten şu ayeti onun mübarek ağzından duyduk’’Rabbimiz !   Bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla,Kalplerimizde ,iman edenlere karşı hiçbir kin tutturma! Rabbimiz ! Şüphesiz sen çok esirgeyicisin çok merhametlisin’’ Bu duaya bu gün bütün hücrelerimizle yüksek tondan ‘’AMİN’’ demeye ne kadar da ihtiyacımız var.
        
Peygamber (s.a.v) Efendimizin doğumunu kutlarken,aynı zamanda onun evrensel mesajlarını,iman ve ibadet   hayatını,yüce ahlakını,insan onurunu koruyan ilkelerini,kardeşlik hukukunu,birlik ve beraberlik,yardımlaşma ve dayanışmayı adalet anlayışını tekrar hatırlamalıyız.Yüce Mevlamız, gönlümüzden Efendimizin sevgisini hiç eksik etmesin.Bu gün sizlerin Mevlid Kandilini  tebrik ederkene,Rabbimizin huzurunda kemal-i edeple şöyle niyazda bulunalım.
 
Ey dünyaya doğumu ile yeryüzünün baharı,insanlığın bayramı olan,gönüller sultanı; Sizi tanımış  ve size iman etmiş olmaktan dolayı biz,Rabbimize sonsuz hamd ve sena ederiz.Ruhu Rasüle gönül dolusu salat ve selam olsun.Kandiliniz Mübarek olsun.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.