Kayapınar, Güneş sadece Müslüman’ın üzerine doğmuyor

 
14-20 Nisan tarihleri arasında kutlanan ‘Kutlu Doğum Haftası’ etkinlikleri kapsamında Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı Dr. Hüseyin Kayapınar, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezinde ‘Hz. Muhammed ve Birlikte Yaşama Ahlakı’ konferansı verdi. Konferansa, Vali Amir Çiçek, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mansur Harmandar, Muğla Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Cumhur Çoban, Menteşe Kaymakamı Zeki Arslan, Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş, İl Müftüsü Abdurrahman Koçak, AK Parti İl Başkanı İhsan Küreci, MHP İl Başkanı Mehmet Korkmaz, kamu kurum müdürleri ve vatandaşlar katıldı.
 
Konferansın açılışında konuşan İl Müftüsü Abdurrahman Koçak, her yıl Kutlu Doğum Haftası kapsamında değişik başlıklar ile haftanın önemi konusunda vatandaşlara bilgilendirmeler yapıldığını belirterek, “Bizim peygamberimiz miladi takvime göre doğum günü olarak Nisan ayı Kutlu Doğum Haftası olarak kutlanmaktadır. Son yıllarda her Kutlu Doğum Haftasında bir ana tema belirliyoruz ve bu ana tema ile bir farkındalık oluşturabilir miyiz, ülkemizde, toplumumuzda veya şehrimizde hayatı birlikte paylaştığımız güzel peygamberimizin mesajlarını insanlarımız ile buluşturabilir miyiz bunu konuşuyoruz. Bunun için de 2015 yılının ana teması Hz. Peygamberimiz (SAV) ve birlikte yaşama ahlakı belirlendi” dedi.
 
Vali Amir Çiçek ise, Kutlu Doğum Haftasını sadece kutlamak için değil, amacına uygun bir şekilde, topluma bir şeyler kazandırmak için inananlara yönelik etkinliklerin yapıldığını söyledi. Vali Çiçek, “İnanıyorum ki biz, gerçekten inandığımızı bizzat yaşantımıza geçireceğiz. Yani inanmak yetmiyor, yaşantımıza bunu geçirmemiz ve yaşamamız lazım. Kutlu Doğum haftasının ana teması geçen yıllarki gibi bu yıl da çok iyi. Bu tema bizim için toplumumuz için gerekli olan bir tema. Hep birlikte beraber yaşamanın, Peygamber efendimizin nasıl yaşadığını ve bizlerin nasıl yaşayacağı konusunda bu konferansta değerli hocamız bizlere mesajlar verecek. Ama duyduğumuz kulaklarımız ile değil, yaşantımız ile bu gerçekleşecek. Biz birbirimizi seveceğiz, sayacağız, bir olacağız. Müslüman’a bu yakışır” dedi.
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurul Başkanı Dr. Hüseyin Kayapınar Peygamberimiz efendimiz için her isminin anıldığında muhakkak (SAV) diyerek dua edilmesi gerektiğini belirterek, “O insan bizim mutluluğumuz için, bizim dünya ve ahiret saadetimiz için olmadık işkencelere katlandı, dışlandı, memleketinden kovuldu, aç kaldı ve açık kaldı. Ölümle tehdit edildi, öldürülmek üzere tuzaklara maruz kaldı. Ama bunlara rağmen asla vazgeçmedi. O’nun hedefinde bir tek şey vardı, insan ve insanı kurtarmak. Bizim için bu kadar fedakârlıklar yapan birisine bu salâvatı esirgemeyelim.
 
Ayrıca bizim yaptığımız her güzel hareket bize sevap olarak geri dönüyor. Bir gülümseme, selam verme, bir yetimin başını okşama ve yolda insanlara zara veren bir şeyi kenara koymak bir sevap meselesidir. Bunlara ihtiyacımız var. Peygamberimiz (SAV) veda hutbesinde ‘Size iki şey bırakıyorum. Bunlara sıkı sıkı sarıldığınız takdirde yoldan çıkmazsınız, sapıtmazsınız. Birincisi Allah’ın kelâmı ve benim sünnetim’ der. Allah’ın kelâmı ve peygamberin sünneti sadece gönüle hitap etmiyor. Yani sadece iman ile itikat ile bitmiyor. Aynı zamanda o dini esasların pratiğe geçirilmesini de istiyor. Peygamber efendimiz sadece bize örnek değil, bütün kâinata, bütün dünyaya örnektir. Güneş sadece Müslüman’ın üzerine doğmuyor. Tüm insanlığın üzerine doğuyor. Peygamber efendimiz öyle birisi. Doğrudan veya dolaylı. Peygamber efendimizin yaptığı değişim dünyada hiçbir reformiste, kimseye nasip olmuş değildir. O taşın içerisindeki yakut gibiydi, O her şeyden önce bir insandı ve bizim gibi yemeye, içmeye ve istirahat etmeye ihtiyacı vardı. O bir aile reisi, bir imam, bir vaizdi, yeri geldiği zaman komutan idi, yeri geldiği zaman devlet başkanı idi ve bir ticaret adamı idi. Dolayısı ile bizim hayatımızın her alanında örnek birisi idi. Birlikte yaşamak denilince aklımıza, ailede, toplumda, vatanda, dünyada birlikte yaşama aklımıza geliyor. Bütün bunlar için O zaten bizim için bir örnekti. O’nun bize verdiği mesajlar, güzel erdemler uyulması halinde kul ile huzurun yan yana yaşayabileceği bir ortamdır” dedi.
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol