Kayseri'de 'Tevhid ve Vahdet' konulu panel
Grup Sayfamız İçin BURAYA Tıklayınız  

DİYANET HABERKutlu Doğum Haftası münasebetiyle Kayseri Müftüsü Doç. Dr. Şahin Güven’in moderatörlüğünde Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesi konferans salonunda “Hz. Peygamber, Tevhid ve Vahdet isimli Panel düzenlendi.

Panelin açılış konuşmasını Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Ramazan Ertürk’ün yaptığı panelde yine Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesi hocalarından Prof. Dr. Salahattin Polat, Prof. Dr. M. Şevki Aydın, Prof. Dr. Temel Yeşilyurt konuşmalarını yaptılar.

İstiklâl Marşı’nın okunmasının ardından, panelin başkanlığını yapan İl Müftüsü Güven, “Diyanet İşleri Başkanlığımız milletimizde var olan Hz. Peygamber sevgisini, bilgiye dönüştürmek ve “anma” toplantılarını “anlama” toplantılarına dönüştürmek için 1989 yılında “Kutlu Doğum Haftası” etkinliklerine başlamıştır. Kutlu Doğum Haftası, Mevlid-i Nebi’nin alternatifi değildir. Kutlu Doğum Haftası, dini ve taabudi bir gün, gece ya da hafta değil, ilmi ve fikri bir haftadır. Resulü Ekrem’i daha önce nasıl mevlit programlarında anıyorsak, bu sefer miladi takvime göre anlama, onun rahmet mesajını bütün insanlıkla buluşturma çabası ve gayretidir.” diyerek Kutlu Doğum Haftası hakkında açıklamalarda bulundu.

Akabinde paneli başlatan İl Müftüsü Güven, ilk olarak Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Hadis Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Salahattin Polat’a “Kur’an ve Sünnete Göre Tevhid ve Vahdet” konulu konuşmasını yapmak üzere söz verdi.

Polat, “Kur’an’ın ana konularını ele aldığımızda en hacimli konunun Tevhid olduğunu,  neredeyse Kur’an’ın 3’te 1’inin hatta Mekkî ayetlerin çoğunun tevhid inancını anlattığını görmekteyiz. Sadece Fatiha Suresi’nin tek ayeti bile tevhide tek başına örnektir. Elhamdulillâhi Rabbil Alemin… Hamd, âlemlerin Rabb’i olan Allah’a aittir… Rabb kelimesi burada fuzuli kullanılmamıştır. Tevhidin hülasası, özü budur. Neden İhlas Suresi’nin adı ihlas olarak beyan edilmiş de Tevhid olarak beyan edilmemiş? Çünkü İhlas, her türlü gücü, iyiliği, hayrı Allâh’a hasretmektir. Manası mutlak Allah inancına delalet etmektedir. İhlasın en temelki imanda, itikatte ihlastır. Tek otorite, tek güç olarak Allâh’ı bilmektir.Her yerde Allâh’ın nazarını görmeliyiz, esas tevhid inancı budur. ” diyerek konuşmasına devam etti.

Polat’tan sonra Diyanet İşleri Eski Başkan Yardımcısı Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Din Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olan Prof. Dr. M. Şevki Aydın “Birlikte Yaşama Ahlâkı” konulu konuşmasını yapmak üzere söz aldı.

Aydın, “Müslümanlar toplumun vahdetini düşünmek durumundadır. Evvela toplumun birliğini sağlamamız gerekir ki ümmet birliğini bu şekilde sağlayalım. Öncelikle İslâm ahlakını tanımamız ve o ahlak ile donanmamız gerekir. Biz gerektiği gibi İslam ahlakını tanıyamıyoruz.  Etnik değerlerimizin bizlere bir katma değeri yoktur, olamaz. Hepimiz Benî Adem’iz. İnsan İslam’a göre şerefli bir varlık. Bunu iyi algılamalıyız. İnsanın dokunulmazlığı, şerefli oluşu Müslüman olmasından değil, insan olmasındandır. Farklılıklarımızı doğru anlamlandırıp hayra kullanmadığımız için bizde şerre dönüşüyor. Müslümanların mezhep algısı şu an kardeşliğe sığmıyor. Benimle aynı görüşü paylaşmayan hasım olarak görünüyor. Bugün Allah’u Ekber diyerek Müslümanlar birbirlerini öldürüyorlarsa İslam ahlakı algımız yanlış demektir. Toplumda vahdeti sağlamanın yolu insanların kul olduğunu bilmesinden geçmektedir. Sahip olunan tüm üstünlükler Allah’tandır. Efendimiz (s.a.v.)’in hayatına baktığımızda tüm ömrünü birlik ve beraberliğe adamıştır.” diyerek konuşmasına devam etti.

Aydın’dan sonra Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Kelam Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Temel Yeşilyurt “Tevhid ve Vahdetin Önündeki Engeller” konulu konuşmasını yapmak üzere söz aldı.

Yeşilyurt, “Tevhid inşa sürecidir. Bütün bir toplumu ahlaki olarak, düşünce olarak ve toplumsal olarak inşa eder. Düşünceden tefekküre, mimariye kadar tevhid yön verir. Tevhide dayanmayan her davranış boştur. Tevhid eylemdir, vahdet ise tevhidin sonucudur. Vahdet olmadan tevhid nakıs kalmış demektir. Birlikte aynı sudan içebilmenin adıdır tevhid. Vahdetin zıddı tefrika, tevhidin zıddı da şirktir. Tevhid bizlere vahdetin ipuçlarını verir. Sağlam bir tevhid inancına sahip olmamamız vahdetin önündeki engellerden biridir. Birbirimize karşı merhametsiz, öfkeli, anlayışsız olmak tevhidin önündeki en büyük engellerdendir. Hâlbuki Efendimiz için ayette buyrulduğu üzere müminlere karşı çok merhametli buyruluyor. Bizler ise tam zıddındayız. Mezhebe, meşrebe karşı olmamalıyız, mezhepçiliğe, meşrepçiliğe karşı olmalıyız. Tevhidin önündeki engellerden biri de birbirimizi hemen kolayca tekfir etmemizden kaynaklanmaktadır. Kendi görüşünde olmayanı ayrıştırmak, ötekileştirmek, kendinden uzak tutmak yanlış bir tutumdur. Oysaki küfrün esasları nass ile sabittir. Bunun dışındaki dışlamaların hepsi vahdete engeldir.” diyerek konuşmasına devam etti.

Konuşmalarından dolayı panelistlere teşekkürlerini sunan İl Müftümüz Doç. Dr. Şahin Güven’in dinleyicilerden gelen soruları panelistlere yöneltmesinden sonra panel sona erdi.

Panel girişinde Kutlu Doğum Haftası münasebetiyle İl Müftülüğü tarafından bastırılan Prof. Dr. İsmail Lütfi Çakan’ın “Hz. Peygamber ve Tevhid Mücadelesi” adlı kitabı dağıtıldı.

Panel sonrası İl Müftüsü Güven ve beraberindekiler çağrı kulübünün Suriye ile ilgili resim sergisini ziyaret ettiler.


Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.