Konya Müftülüğü'nden Sevgi ve Dayanışma Günü Programı
Grup Sayfamız için

Konya İl Müftülüğü Aile ve Dini Rehberlik Bürosu tarafından düzenlenen kadınlara yönelik “Cennet Yoldaşı Kadın” temalı, Göç Bağlamında Kadın ve Dayanışma adlı program Mevlana Kültür Merkezi Sultan Veled Salonunda Konyalı ve Suriyeli kadınların katılımıyla gerçekleşti.

Programa, Konya İl Müftüsü Prof. Dr. Ali Akpınar, İl Müftü Yardımcıları, Şube Müdürleri, Konya İl Emniyet Müdürü ve İlçe Müftülerinin eşleri, ADRB Koordinatörü Hülya Anıl, Vaizler ile Konyalı ve Suriyeli hanımlar katıldı.

Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programın açılış konuşmasını İl Müftüsü Prof. Dr. Ali Akpınar  yaptı. Suriyeli hanımlara kendi dilleriyle seslenen Akpınar, İslam kardeşliğinin önemine vurgu yaparken sözlerine şöyle devam etti;

Vakit dua ve kardeşlik vaktidir.  Vakit dini öğrenme ve öğretme vaktidir.

İslam da kadınlar günü, anneler günü, babalar günü yoktur.

Muhterem Kardeşlerim! Aslında İslam da kadınlar günü yok, analar günüde yok, babalar günüde yok. İslam da her gün insanlar günü, her gün analar günü, babalar günü, kadınlar günü. Namazlarımızda günlük beş vakitte okuduğumuz Rabbena duasında, anamıza ve babamıza dua ederken, kadın olarak annelerimizi erkek olarak da babalarımızı hayırla anıyor  ve onlara dua ediyoruz. 

Her günümüz kadınlar günü, her günümüz anneler günü, her günümüz babalar günü olmalıdır.

Yüce Yaratıcımız, hayatı erkekle başlattı, önce baba yaratıldı Adem, ama çok geçmeden de ana yaratıldı Havva.

Hayat; kadın ve erkekle birlikte başlarken dünya sınavı da beraber başladı.

Dolayısıyla bu sınavda kadın, erkek hepimize görevler ve sorumluluklar düşüyor. Bu vesileyle madem kadınlar günü diye bir başlık var. Bu başlıkta biz elbette Müslümanlar olarak ümmetin sorunlarını konuşacağız. Sorumluluklarımızı ne kadar yerine getiriyoruz ne kadar yerine getirmiyoruz bu noktada kendimize çeki düzen vereceğiz.

Allah'ın emaneti olan Suriyeli Kardeşlerimize Ensar olmalıyız.

Özellikle Allah'ın bize emaneti olan bu Suriyeli kardeşlerimize, misafirlerimize Ensar olmak için neler yapıyoruz neler yapmalıyız bunun muhasebesini yapmamız gerekiyor. Ben bu vesile ile bu programın hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Haktan niyaz ediyorum." dedi.

Akpınar konuşmasından sonra savaş ve zulümden kaçıp Konya’ya sığınan ve Konya’da Suriyeli mültecilere yönelik eğitim ve öğretim çalışmalarıyla tanınan  eğitimci Najah Sadık’a plaket takdim etti.

Suriyeli ailelerin Konya’da ki misafirliklerinden memnuniyetini gösteren sinevizyon gösterisinin ardından Suriyeli Samer Mansur’un “Bizi suçlama! Olanlar elimizde değil” sunusuna karşılık Kur'an Kursu öğreticisi, Fatma Korkmaz’ın “Seni Nasıl Suçlarım Muhacir Kardeşim” adlı duygu yüklü sunu icra edildi.

Suriyeli Eğitimci Nacah Sadık ise "Göç Bağlamında Kadın ve Dayanışma”  teması çerçevesinde kısa bir konuşma yaptı . Sadık konuşmasında,  Müslüman bir kadının zor şartlar altında bile pes etmemesini, zorlulara karşı, kararlılık ve fedakarlık göstermesinin  büyük bir şeref olduğunu ifade etti.

Sadık'ın konuşmasından sonra kürsüye gelen İl Müftü Yardımcısı Saliha Bilgiç, kardeşlik, yardımlaşma ve dayanışmanın önemine dikkat çekerek, Müminlerin bir binanın tuğlaları gibi olduğunu hatırlatarak sözlerine şöyle devam etti..

"Ey Konya’mızın aziz misafirleri, Suriyeli kıymetli kardeşlerim!

Ey Konya’nın misafirperver,  yardımsever, Allah için mazlumun yanında olmayı çok seven, Konya’mızın medarı iftiharı kadınları, ev sahibeler!

Hepiniz kardeşliğin, yardımlaşmanın, dayanışmanın yani, Müslümanca kucaklaşmanın, ne demek olduğunun konuşulacağı, halleşileceği bu güne hoş geldiniz! Şeref verdiniz!

Ey Suriyeli mazlum Kardeşlerim! “Üzülmeyin gevşemeyin eğer inanıyorsanız üstün gelecek olan sizlersiniz”  (amenna)

“Zulüm zifiri karanlık”, kopkoyu gaflet, sahibini dünyada ve ahrette rezil rüsva eden felaket..Zalim! Kalbinin karası, eline yüzüne bulaşan, insanlıktan nasibini almamış varlık! Kibri var zalimin, kaba kuvveti, silahı, zulmü var… bir de etrafında bir kaç şakşakçısı… Ya mazlumun? Mazlumun da Allah’ı var Aziz, Rahim, Kerim, Hâkim, Habir, Kahhar… Her şeyden Haberdar…

 Şunu bilin, zulm ile kim abad olmuş ki? Ağlatan gülmüş mü ki? Son pişmanlık kime fayda vermiş? Onlar mazlumun gözyaşları, acıları,  intizarları üzerine zafer bina edeceklerini mi zannediyorlar? Zavallılar onlar, yani zalimler yanılıyorlar… onların yandaşları şakşakçılar, korkaklarda  yanılıyorlar..Bu fani dünyanın bir de ebedi ahreti var..

Ey Suriyeli, Konyalı kardeşlerim! Onlar zannediyorlar mı ki, gizlide planlıyorlar tuzaklarını…

 “onlar kurdular tuzaklarını, en hayırlı planlar Allah katında var!” yeter ki, biz farkında olalım, hamasetimiz, kibrimiz, gafletimiz, bencilliğimiz, bizi ve basiretimizi örtmesin.. Müslümanca durmamız gereken yerde ve olmamız gereken şekilde olalım.

Bu yolda sefer daima bizim, zafer ise Allah’ındır, unutmayalım!

Allah’ımızın vaadi var: “ zalimler asla kurtuluşa eremezler” bırakın onlar eğlene dursun..yaptıklarının, ağlattıklarının acısı bir şekilde sosyal, psikolojik…acıları olacak.

Şu yaşlı dünyamız ne zulümlere şahit oldu. Gök kubbe insanlığın yüzünü kızartacak ne utanç manzaraları seyreyledi. Emir verildiği gün yer “ o gün ne haberler verecek…” Kabil nefsice yaptıklarını güzel gördü, güzel gösterdi, susturmalıydı  Habilleri.. hep bunu yaptı çağlar boyu Kabiller,  ya sonra, sonrası nedamet.. Pişmanlık, gözyaşı ,vicdan azabı  ve cehennem azabı…

Muhterem Kardeşlerim! “Mü’minlerin kardeş olduğu…” ilkesini unutmayalım!

Yine unutmayalım! “Müminler acı çekmekte bir vücudun uzvu gibi olduklarını,..” sizlerin savaştan, zalimin zulmünden, dolayı çektiğiniz acılar acımızdır.. hissettiremesekte…

“ Binanın tuğlaları gibidir Müminler…”  bunu biliriz! Sizi kendimizin gayrisinde görmeyiz, göremeyiz..eğer gören varsa, şu aziz milletin evlatları olarak, onlar adına özür dileriz…

Özür dileriz! sizi Ensar gibi kucaklayamadık..özür dileriz!  Siz Müslüman kardeşlerimize aziz ecdadımızın emanetine sahip çıktığı gibi sahip çıkamadık, ağırlayamadık sizi hakkıyla… Ama şunu iyi bilin ve inanın duamızsınız, gecelerimizin, secdelerimizin, yavrularımızın, beli büküklerimizin duasısınız…

Lütfen Sizde bize dua edin! Gecelerinizde, secdelerinizde, acılarınız aklınıza gelip gözyaşı döktüğünüzde, büyük değil ama küçücük iyiliğimize…

Ayağa kalktığı zaman bu aziz milletin,  dünyanın tanık olduğu müşfik kanatlarını, tekrar açabilmesi için dua edin!

Muhtacız dualarınıza..bu millet muhtaç, bu vatan muhtaç, dua edin de “zalimlere fitne sebebi olmayalım!”

Dua edin de, Rabbimiz İttihad-ı İslamı yine bu aziz millete nasib etsin! Yine İslam ümmetinin müşfik, adil, merhametli kucağı, biz olalım!

Dua edin de Rahmet etsin, merhamet etsin. Rabbim bu millete! Katılaşmış kalplerimiz yumuşacık olsun, Rahmet etsin de, iman ile doldursun… Rahmet etsin cennet vatanımızı cehenneme çevirmek isteyenlere fırsat vermesin… Rahmetini indirsin de sulasın arzımızı, sizi de bizi de bol bol doyursun… Rahmetine ram olalım!

Sizin dualarınız geri çevrilmez biliriz. Çünkü siz mazlumsunuz Allah’la arasında perde olmayan…çünkü siz; bizim aziz misafirlerimizsiniz, duası karşılıksız kalmayan..çünkü siz; sizi sadece Allah için sevdiğimiz Mümin kardeşlerimizsiniz…

Duanız makbuldür iyi biliriz… Sizin için yaptığımız duamız makbuldür…

Ümmeti Muhammed adına en çok istediğimiz “nesrum minallah ve fethun garib”

Bilgiç'in konuşmasının ardından program Suriyeli ve Konyalı kadınlardan oluşan tasavvuf musikisi korosunun, gönülleri mest eden, Arapça, Türkçe, karışık repertuardan oluşan konserle sona erdi.

Katılımın yoğun ilgi gördüğü program sonrası Suriye ve Konyalı kadınların birbirlerine sarılarak, karşılıklı dualarla vedalaşarak solandan ayrılmaları ise duygulu anlar yaşattı.

Ayrıca programa katılan Suriyeli ve Konyalı kadınların "8 Mart Dünya Kadınlar Günü"ne özel düzenlenen sevgi, dayanışma ve kaynaşma programından dolayı Konya İl Müftülüğüne teşekkür ettiler. 

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.