Manavgat Müftülüğü'nden “Aile Olma Bilinci” konferansı
Grup sayfamız için  

Manavgat müftülüğü tarafından “Aile Olma Bilinci” konulu konferans, Diyanet İşleri Başkanlığı Manisa Eğitim Merkezi Eğitim Görevlisi Hüseyin Öresin tarafından, Özel Akdeniz Başarı Koleji Konferans salonunda gerçekleştirildi. Konferansa Manavgat Müftüsü Hasan Hayri Yaşar, Serik Müftüsü Dr. Abdülkadir Karakuş, Daire Amirleri, Din görevlileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
 
Manavgat Müftüsü Yaşar, yaptığı açılış konuşmasında,“ Aile her şeyin temeli, milletlerin geleceği, milletlerin yapıtaşıdır. Bir binanın temeli ne kadar sağlam olursa bina o kadar sağlam olur bir milletin yapıtaşı aile ne kadar sağlam olursa milletler o kadar sağlam olur,”dedi.
 
Diyanet İşleri Başkanlığı Manisa Eğitim Merkezi Eğitim Görevlisi Hüseyin Öresin,” Aile olma esasında altı dilin eksiksiz kullanılmasının yer aldığını, bu dillerin neler olduğunu etkin şekilde anlatırken, başta eşlere ve aile fertlerine altın değerinde tüyolar verdi. Bir toplumda kreş sayısı artışı ile huzurevi sayısı artışının doğru orantılı olduğunu söyleyen Öresin, sayıda artmasının ve eksilmesinin birbiri ile paralel olduğunu belirtti. Ailelerde problemin nereden başladığına işaret olması için bu tespiti aktaran Öresin; Peki, bu millette ne oldu da huzurevlerinin, kreşlerin sayısı artıyor. Bir yerlerde hata yaptık. Yapmamız gereken nedir? Şöyle problemlerimiz var demeyi bırakıp bunları nasıl çözeceğimizin üzerinde konuşacağız.” dedi.

EŞLER BİRBİRLERİNE ELBİSE GİBİDİR
Evliliğin bir olmak anlamına geldiğini belirten Hüseyin Öresin, her şeyin kelimelerle başladığına temas etti. Kelimelerle oynanarak aile düzeninin bozulduğuna vurgu yapan Öresin; “Evlilik eş olmak elbiseye benzer. Karı kocalar birbirleri için birer elbisedir. Bu ifade müthiş teşbih çok güzeldir. Süreç tabi evlenmek çok kolay duruyor. Çocuğu olan çok ama gerçekten anne olan azdır. Mühim olan annelerin sayısının artmasıdır. Aile olmakta elbise olmaktır. Elbise niçin alınır? Örtünmek, korunmak ve güzelleştirmek için. Elbise alırken gösterilen özen neden evlilik aşamasında gösterilmez? Gençler evlilik öncesi mutlaka istişare etmelidirler. Gençler yuva kurarken hassas olmalılar. Ailelerde evlilik aşamasında çocuklarının tepesine binmemeliler. Aile fertleri arasında engeller kalkmalı. Evlilik gibi hayat sürecindeki önemli karar aile ile birlikte alınmalı.” ifadelerini kullandı.

BİRİNCİ DİL GÖNÜL DİLİ
Aile olmakta 6 dilin bulunması gerektiğini açıklayan Eğitim Görevlisi Hüseyin Öresin, bu dilleri sıra ile anlattı. Kişilerin en büyük mutluluğu ve üzüntüyü aileleri üzerinden yaşadığını belirten Öresin; “Yuvalara mesken denilir. Mesken huzur bulunan yer anlamına gelir. Aile hayatında 6 tane dil olmalıdır. Doğru dili kullanmamak sıkıntıdır. Birinci dil gönül dilidir. En çok kullanılacak dil gönül dilidir. Ölen eşinin arkasından yıllarca ağlayan bir Peygamber gönül dilini konuşmaktadır. Gönül dile ile konuşulursa şiddet değil rahmet, sevgi olur. Evlatla şefkatle eş ile de gönül dili ile konuşmak gerekiyor. Tüm sorunların çözümü gönül dilinden konuşmaktan geçer.”

DEĞER VERMEK İNSAN VARLIĞININ İFADESİ
Aile hayatında bulunması gereken ikinci dilin değer dili olduğunu açıklayan Hüseyin Öresin, evlilikteki problemlerin evliliğin gücünü ölçeceğini belirtti. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (SAV) eşlerini hep övgü ile andığını aktaran Öresin şunları söyledi: “Örneğin eşlerden koca eve gelir gelmez yemek hazır mı diye soruyorsa, hanımı da söylediklerimi aldın mı diyorsa burada değer dili olamaz. Eve girerken selam vermek, hal hatır sormak öncelik olmalıdır. Aile fertlerinizi en güzel şekilde selamlayın. Oysa eşler birbirlerine ‘bunu sen güzelleştirmişsin’ diyebilmelidirler. Şunu unutmayın gönülden yapılan hiçbir şey şımartmaz. Çocuklarımız her şeyi müthiş anlıyorlar. Var olmak, insan olmak kendi başına bir güzelliktir. Herkes değersizlikten şikâyet ediyor. Oysa değer vermek insanın var olduğunun ifadesidir.”

TEŞEKKÜR VE DUA DİLLERİ MÜHİM
Üçüncü dilin teşekkür dili olarak açıklayan Hüseyin Öresin, bu dilin çok az kullanıldığını belirtti. Aile fertlerinin, eşlerin, herkesin birbirine karşı bu dili kullanması gerektiğini aktan Öresin, teşekkür etmeyen insanın şükürden uzak kalacağını, olana şükretmenin sünnet olduğunu hatırlattı. Dördüncü dil olan dua dilinin de çok az kullanıldığını kaydeden Öresin; “Güzel dua etmek önemlidir. İnsanlar ve aile fertleri için en büyük acı; ahlak, iman ve namus problemleridir. En büyük duayı anne babamız hak etmektedir. Taraf olmak yerine biz olalım.” dedi.

EN ÇOK AİLEDE SUSULMALI
Özür dili olan beşinci dilin de az kullanıldığı mesajını veren Hüseyin Öresin sözlerine şöyle devam etti: “Özür dilemek ve af etmekte önemlidir. Günahı işlemek kadar onu savunmakta yanlıştır. Nasıl Allah’tan affedilmeyi diliyorsak ve Yüce Allah’ta affediyorsa bizlerde affetmeyi bilmeliyiz. Altıncı dil ise sükût dilidir. En çok susmamız gereken yer ailedir. Öfke anında konuşmayın çünkü bütün değerler kaybedilir

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.