Manavgat’ta ‘Aile İçi İletişim’ konferansı
Kur’an tilavetiyle başlayan konferansın açılışında konuşan Manavgat Müftüsü Hasan Hayri Yaşar, toplumların temel taşının aile olduğunu vurgulayarak; “Biz, tarih boyunca birçok badireler yaşamış bir milletiz. Bu badirelere rağmen, aile birliğimizin sağlam olması nedeniyle bugünlere kadar gelebildik” dedi.

Türkiye’de son yıllarda çeşitli nedenlerden dolayı aile yapısının erezyona uğradığını kaydeden Müftü Yaşar; “Ben uzun yıllar Avrupa’da görev yaptım. Batı ülkelerinde aile yapısının tamamen bozulduğunu gördüm. Bizde de bozulma başlıyor. Ben 10 sene sonrasından korkuyorum” diye konuştu.

Müftü Yaşar evlenmenin Allah’ın emri ve peygamberimizin de sünneti olduğunu hatırlatarak; “İyi bir aile, mutlu bir aile dünyada insana bahşedilen bir cennettir” dedi.

Dr. Semin Güler Oğurtan’da konferansta yaptığı konuşmada, ailenin bir bütün olduğunu ifade ederek; “Boşanma bu bütünün bozulmasıdır” dedi. Toplumlarda evliliğin pozitif, boşanmanında negatif yorumları beraberinde getirdiğini kaydeden Oğurtan; “Hukuk yoluyla biten evlilikler aslında bitmiyor. Çocuk varsa, gönül bağı devam ederse bir sürü yanlışlar ortaya çıkabiliyor” diye konuştu.

Evliliğin ve boşanmanın iki birey arasında değil, aileler hatta sülaleler arasında yapıldığına dikkat çeken Oğurtan, “Maalesef ama bu böyle bizim kültürümüzde evlilikten yada boşanmadan sadece 2 kişi etkilenmez. Herkes bir şekilde etkilenir” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de yapılan bir araştırmaya göre boşanmaların yüzde 10’unun zina, şiddet gibi özel sebebler, yüzde 90’ının ise şiddetli geçimsizlik olduğunu vurgulayan Oğurtan, “İki genç düşünün, lisede ve üniversitede aynı okulda okumuşlar, bu süre zarfında birlikte bir çok zorluğa göğüs germişler, hatta harçlıklarını bile paylaşmışlar. Evlendikten sonra ise şiddetli geçimsizlik nedeniyle 3 ayda boşanıyorlar. Bu işte bir terslik var. Aileler boşanma aşamasına gelince evliliği bitirmek için kime başvuralım diye araştırıyorlar. Aslında evliliklerini kurtarmak ve çözüm bulmak için başvuracakları insanları aramaları gerekiyor” dedi

Boşanmalarda erkeklerin ve kadınların nedenlerinin farklı olduğunu kaydeden Oğurtan, “Erkekler; kadının sahiplenmesi ve kıskanması, alışveriş düşkünlüğü, sevilme ihtiyacının gündemde tutulması, yolculukta fazla eşya alınması ve güzellik uğruna zaman va para kaybı konularından şikayetçi. Kadınlar ise, Geğirme, burun karıştırma gibi toplum içinde yanlış davranışlar, evde dağınıklık, kötü konuşma, kendisini dinlememe, sarhoşluk ve şiddet gibi konulardan muzdarip” dedi.

Yargıtay’ın bugüne kadar verdiği boşanma kararlarıyla ilgili bir araştırma yapıldığını belirten Dr. Semin Güler Oğurtan, “Bu araştırmaya göre boşanma davalarının sebebleri arasında;  zina, hayata kast, pek kötü ve onur kırıcı davranış, suç işleme, haysiyetsiz hayat sürme, terk, akıl hastalığı, evlilik birliğini sarsılması, alay etmek, aşağılamak, küçük düşürmek, tükürmek, küçümsemek, başkalarıyla karşılaştırmak, hırsızlık yapmak, iftira etmek, çocuğun kendinden olmadığı ile suçlamak, kız çıkmadı diye suçlamak ve sadakatsizlikle suçlamak, iktidarsızlıkla suçlamak, eşinden soğuduğunu söylemek, başkası ile evleneceğini söylemek, aile ile görüştürmemek, eşini tehdit etmek, aile yanına bırakmak, evden kovmak, yurtdışına yanında götürmemek, üvey çocuğa kötü davranmak, doğumunda ilgilenmemek, sebebsiz intihara kalkışmak, evi sık sık terk etmek, ağız ve vücut kokusu tedavisinden kaçınmak, beden temizliği ile ilgilenmemek, çalışmamak, evlilik dışı çocuğu olmak, eşini dövmek, aşırı içki kullanmak yer alıyor” diye konuştu.
 
Diyanet Haberler'e dair ilk haberleri grup sayfamızdan öğrenmek için

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.