Müftü Bekir Gerek'ten Kutlu Doğum açıklaması
Grup Sayfamız İçin BURAYA Tıklayınız  

DİYANET HABER-
Miladi 20 Nisan 571 yılında dünyayı şereflendiren Gönüller sultanı Sevgili Peygamberimizin doğumunun bu yıl  1445. ve Kutlu Doğum Haftasının 27. Yılını şehrimizde  büyük bir coşku  ve “İnsanlığı diriltmek için, İnsanlığı Yaşatmak için, İnsanlığı Yüceltmek için Gelin Birlik Olalım”   teması ve bilinci ile kutlanacaktır.
 
Hz. Muhammed Aleyhisselam’ın Doğumu Bütün İnsanlık En Önemli Bir Gündür.

Hiç şüphesiz ki Sevgili Peygamberimizin doğumu biz Müslümanlar, hatta bütün insanlık için en önemli bir gündür. Çünkü  Hz. Muhammed (as),  Kur’an’ın  ifadesi ile “ Bir şahit, bir müjdeci, bir uyarıcı, Allah’ın izni ile bir davetçi ve ışık saçan bir kandil,” (Ahzab 45-46)  “Alemlere Rahmet” (Enbiya/ 107),  “İnsanlığa örnek”  ( Ahzap/ 21) olarak gönderilmiştir. Bu bakımdan dini, dünyevi ve ahlakı hayatımızın en büyük şahsiyeti hiç şüphesiz ki Hz. Muhammed (as)’dır.
 
Sevgili Peygamberimiz Oluşturduğu Toplumun Harcını Tevhid ve Vahdet üzerine oluşturmuştur.

İnsanlığı diriltmek için,
İnsanlığı Yaşatmak için,

İnsanlığı Yüceltmek için,
Gelin Birlik Olalım.

Sevgili Peygamberimiz oluşturduğu toplumun harcını  tevhid ve vahdet üzerine yani birlik, kardeşlik, emniyet, yardımlaşma, dayanışma, sevgi ve dostluk üzerine inşa etmiştir. Ensar ile Muhacir arasında oluşturduğu kardeşlik  örneği  dünyaya en güzel örnek teşkil etmiştir.  Bizleri de birlik ve kardeşliğe davet ederek şöyle buyurmuştur. “Birbirinizden nefret etmeyiniz, birbirinize haset etmeyiniz, Birbirinize sırt çevirmeyiniz, Ey Allah’ın Kulları Kardeş olunuz! Müslüman’ın din kardeşine üç günden fazla küs durması helal olmaz”.
 

Bu Yıl Kutlu Doğum Haftasının Ana Teması
Hz. Peygamber Tevhid ve Vahdettir.

Peygamber Efendimizin miladi kutlu doğumunun 1445. Yılında, yani bu yıl Diyanet İşleri Başkanlığımız, bu sene yüce dinimizin tevhid inancı ve vahdet anlayışına dikkat çekmek ve bu konuda bir bilinç oluşturmak amacıyla Kutlu Doğum Haftası’nda “Hz. Peygamber, Tevhid ve Vahdet” temasını gündeme taşımıştır.

“İnsanlığı diriltmek, insanlığı yaşatmak ve insanlığı yüceltmek için gelin birlik olalım!” çağrısıyla Peygamberimiz (s.a.s)’in ortaya koyduğu örneklik çerçevesinde, tevhid ve vahdet konusu bütün yönleriyle ele alınacaktır. İnsanlığın topyekûn sıkıntılı süreçlerden geçtiği şu günlerde, parçalanan zihinlerin, yaralanan gönüllerin tamirine katkı sağlanmaya çalışılacaktır.

Tevhid, Yüce Rabbimizin varlığını ve birliğini gönülden tasdik etmek ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmamaktır.Tevhid inancının son elçisi olarak Yüce Rabbimiz, Efendimiz (s.a.s)’i görevlendirmiştir. Âlemlere rahmet Peygamberimiz, Allah’ın varlığını ve birliğini tüm insanlığa yeniden tebliğ etmiştir. Yalnızca Allah’a kul olmaya ve insanca bir yaşayışa çağırmıştır. Rahmet peygamberi,  kısa bir sürede şirk toplumundan bir olan Allah’a iman eden muvahhit bir toplum inşa etmiştir. Onun Mekke’de yaktığı tevhid meşalesi her geçen gün yayılmıştır. Öyle ki bu meşale ile karanlıklar, aydınlığa; zulüm, adalete; kin ve nefret, şefkat ve merhamete dönüşmüştür.

Efendimiz (s.a.s), sadece tevhid inancını değil, beraberinde vahdet anlayışını da getirmiştir. Bu anlayış, Ensar ve Muhacir arasında zirveye çıkan kardeş olma, birlik olma, bütün olmaya dair en nadide örnekleri insanlığa takdim etmiştir. Efendimizin vahdet anlayışı ile dilleri, renkleri, ırkları farklı ama inançları, gayeleri, gönülleri aynı “birler” “bin”, “binler” “bir” olmuştur.

Tevhid inancının toplumsal hayattaki karşılığı ise vahdettir. Vahdet; kardeşlik, dostluk, sevgi, saygı, yardımlaşma, dayanışma ve paylaşmadır. Birlikte yaşama şuuruna sahip olmaktır, ortak değerler etrafında kenetlenmektir, ortak ideallere yönelmektir. Vahdet, tevhidin sancağı altında toplanmaktır. Varlığımızı, yokluğumuzu, acılarımızı, sevinçlerimizi, dualarımızı ortak kılmaktır. Müslüman kanının dökülmesini, Müslümanların bölünüp parçalanmasını engellemek için var gücümüzle çalışmaktır. Bütün Müslümanların bir vücudun organları haline gelmesidir. Efendimiz Hz. Muhammed (a.s.v) bu konuda şöyle buyurmaktadır: “Mü’minler, birbirini sevmede, birbirine merhamet ve şefkat göstermede, tıpkı bir organın rahatsızlandığında diğer organları da uykusuzluk ve yüksek ateşle bu acıyı paylaşan bir bedene benzer.” Yüce Rabbimiz de; Allah’ın sağlam bir ipi olan Kur’an’a ve İslam’a sımsıkı sarılın, bölünüp parçalanmayın” Al-i İmran Suresi-103

Kutlu doğumunu idrak edeceğimiz Peygamberimiz (s.a.s.)’in getirdiği tevhid dininin ve rahmet yüklü evrensel mesajların; başta ülkemiz olmak üzere bütün Müslümanların vahdetine, birliğine, dirliğine ve huzuruna vesile olmasını Yüce Rabbimizden niyaz ediyorum. İnsanlığın, merhamet dini İslam’ın rahmet ve adaletinden hiçbir zaman nasipsiz kalmamasını, Kutlu Doğum Haftasının, toplumumuzda Peygamber Efendimize duyulan sevgi ve bağlılığın perçinleşmesine vesile olmasını diliyorum,

Kırıkkale’mizde Kutlu Doğum Haftamız büyük bir coşku ve heyecanla kutlanacaktır. Halka, özel olarak kadınlara, gençlere, öğrencilere ve üniversite öğrencilerine yönelik programlar icra edilecektir.

Kur’an ziyafeti gerçekleştirilecektir. Böylece gönüllerdeki mevcut olan peygamber sevgisini coşturmaya, O’nu daha iyi anlamaya ve anlatmaya, birlik ve kardeşlik duygularını pekiştirmeye çalışılacaktır.

Bu duygularla “insanlığı yaşatmak ve yüceltmek için, gelin birlik olalım” diyoruz. Kutlu Doğum Haftası programının gerçekleşmesinde emeği geçen, destek ve katkı veren başta Sayın Valimiz ve Belediye Başkanımıza, kamu kurum ve kuruluşlarımıza, Sivil Toplum Örgütlerimize, görevlilerimize ve basın mensuplarımıza teşekkür ediyorum.

Herkesi 13 Nisan 2016 Çarşamba günü Nur Camii avlusunda saat 17.00’de yapılacak olan açılış programına ve Kur’an ziyafeti ve diğer programlarımıza davet ediyorum, Kırıkkale’li hemşerilerimin Kutlu Doğum Haftasını tebrik ediyorum.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.