Müftü Erenay'dan Kadınlar Günü mesajı
Grup Sayfamız için

Müftü Erenay'dan Kadınlar Günü mesajı

"Hiçbir ilahi dinin metninde kadını ötekileştiren bir yaklaşıma rastlamak mümkün değildir. Mevcut sorunların pek çoğunun doğrudan dinle, inançla ilgili olarak yansıtılması da en az kadınlarımızın yaşadıkları gerçeklik kadar rahatsızlık vermektedir. Yüce dinimizin kadın konusunda sadece insanlığı şereflendirdiği süreçle sınırlı olmaksızın, tüm zamanlarda fikriyatımızı geliştirici, zihniyetimizi restore edecek temellere sahip olduğunu belirtmek isterim."

Tam bir güvenlik algısının ancak sade bir kadının kendini güvende hissetmesiyle mümkün olabileceğini vurgulayan Müftümüz Hayri ERENAY "Hazreti Peygamberin saygın mirasında kadınlar her zaman baş tacı edilmiştir" dedi.

Yanlış yorumlar, kültürel gelenekler, hiçbir sorgu ve eleştiriye geçit vermeyen kabullerin dinin aydınlık mesajının kadınların dili olmasına yeterince fırsat vermediğine işaret eden Müftümüz, şöyle konuştu:

"İnsanları egemenlik ve mülkiyet gibi ilişkiler ağından bağımsız bir şekilde birer eşrefi mahlukat olarak değerlendiren dinimiz açısından ne Arap'ın Aceme ne de erkeğin kadına bir üstünlüğü olmayacağı vurgulanmıştır. Üstünlüğü sadece takvayla kayıt altına alan İslam geleneğinde gerçek takvanın ne olduğu konusundaki müdahaleleri de baştan ortaya koyarak kendisi açıkça sınırlamaları ortaya koymuştur. Evlilikte kadını erkeğin mülkiyetine geçen bir varlık gibi göstermek bir cahiliye anlayışıdır.Nikah ve Talak hakkında bir yetki olduğu kadar; aynı zamanda ağır bir sorumluluktur.

Maalesef bugün kadın merkezli sorunlar neredeyse kadını sorun sayan kimi geleneksel yaklaşımlarla yarışır hale gelmiştir. Cinsiyet ayrımcılığını helaller haramlar kategorisinde reddeden İslam dini açısından kadınlar, konumları ve koşullarının özelliğine bakılmaksızın her türlü ayrımcılıktan uzak tutulmak zorundadırlar. Maalesef İslam'ın kadın konusundaki öğretisel vurgusunu güçlü bir şekilde kamuoyuyla paylaşmada yeterli bir mesafe aldığımız söylenemez."

Kadın sorunlarının doğrudan dini nedenlerle açıklanmasının İslam'a yapılmış en büyük haksızlık olduğuna dikkati çeken Müftümüz Hayri ERENAY, kadınlara yönelik her türden şiddetin ve kadınları bir problematik olarak kodlayan zihniyetin, her şeyden önce İslam dini tarafından açık bir şekilde reddedildiğini söyledi.

"KADINLARIN TÖRE CİNAYETLERİNE KARŞI KORUNMASI HERKESİN GÖREVİ"-

İslam'ın okuma yazmaya verdiği öneme de vurgu yapanMüftümüz, İslam'ın okuma yazma bilmeyi özgürlükle eşdeğer gördüğünü, bu nedenle kadınların eğitim haklarından yararlanabilmesinin büyük önem arz ettiğini vurguladı.

Töre cinayetlerine karşı kadınların korunmasının ise herkesin en asli görevi olduğunu belirten Müftümüz Hayri ERENAY, şöyle devam etti: Namus sadece kadına ait bir olgu değildir. Namus kul olma bilincinde olan herkesin ortak değeridir.

"Kadınlarımızın eğitim haklarından yeterince yararlanabilmeleri, ayrımcılığa karşı bilinçlendirilmeleri, namus ve töre cinayetlerinin vazgeçilmez mağduru olarak kadınlarımızın korunup gözetilmesi hepimizin en asli görevidir. Aslında bugün merhamete çok ihtiyacımız var. Sağlam bir hukuk devletinde mazlum ve mağdurun güvencesi devlettir. Bu imkanların yeterli düzeyde sağlanmadığı durumlarda bize düşen İslam'ın tek tek her birimizi mükellef kıldığı şekilde merhamet ve adalet tavrından vazgeçmememizdir. Kadın konusu toplumumuzun değişik inanç ve kültür kesimleri açısından her zaman sorunlu bir alan olarak görülmektedir. Farklı yaşam grupları kadınlık dünyasının sorunları üzerinden kendilerini endişeye kaptırmaktadır. 'Endişeye mahal yok' diyebilmek için her şeyden önce kültürümüzde, geleneğimizde var olan her türden ifsad edici uygulamalarla yüzleşmek zorundayız."

Kadını bir fitne unsuru ve kaynağı olarak gören ortaçağ kilise  zihniyetinin, söz konusu yüzleşme alanlarının en başında geldiğini belirten Müftümüz, "Kadını fitne olarak gören zihniyet, bugün başta feminizm olmak üzere pek çok kadın hareketinin erkek egemenliğine karşı bir atakta bulunmasına fırsat vermektedir. Oysa bizim dinimizde kadınla erkek üzerindeki ilişki hiçbir şekilde bir hükümranlık ilişkisi değildir. “Emanetullah Allah’tan alınmış emanetin” zedelenmeden korunması bilincidir” dedi.

Sorunun herkes için bir ahlak sorunu olduğunu dile getiren Müftümüz, hak ve özgürlüklerin kullanımında en az hukuk kadar, polisiye tedbirler kadar, ahlaki kıstaslara da ihtiyaç olduğuna işaret ederek, "Şiddet sarmalının kadınları kuşattığı, sosyal sermayenin kadınları gözardı ettiği bir dünyada kurumumuza düşen görev ve sorumlulukların daha fazla farkında olmamız gerektiğini biliyoruz. Kadın bir reklam ve reyting yüzü olmaktan kurtarılmalıdır. Kadın insanın yarısıdır. Erkek te insanın diğer yarısıdır. Kamil insan, bir birini tamamlayan ruh ve beden bütünlüğü ile ulaşabilir” dedi.

 

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Anahtar Kelimeler:
Müftü Erenay
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.