Müftü Hızlı'dan önemli açıklamalar
Ankara İl Müftüsü Prof. Dr. Mefail HIZLI ve eşi Selma HIZLI’nın yanı sıra, İl Müftü Yardımcıları, İlçe Müftüleri, Şube Müdürleri, vaiz ve uzmanlardan oluşan irşat heyeti 23 camide vaaz ederek cemaatle buluştu.

Ankara İl Müftüsü Prof. Dr. Mefail HIZLI, Keçiören Kuyubaşı Camii’nde yaptığı vaaza; Cuma gününün öneminden bahsetti. “Cuma herhangi bir gün değil. Bunun bilinciyle Cuma gününü kendimizden başlayarak farklılığını hissederek yaşamalıyız. Cuma günü tebessümlerimizin çok olduğu bir gün olmalı. Cuma günü, ailemiz ve çevremizin beklediği bir gün olmalı. Cuma günü Rabbimizi razı edecek bir takım faaliyetlerimizi artırmalıyız. Öyle ki Cuma günü kendimize adeta manevi format atmamız lazım. Bir hafta boyunca bilerek bilmeyerek işlediğimiz küçük günahları yaptığımız ibadetlerle silecek bir gün olduğu bilincinde olmalıyız” dedi.

Prof. Dr. Mefail HIZLI, vaazında bazı geleneklerin en güzel hasletlerimize bile zarar verdiğini örneklerle anlattı.
“Cuma namazı sadece erkekler için farz kılınmış bir namaz değildir. Asr-ı saadet döneminde kadınlar Cuma ve Bayram namazlarını mescitte kılarlardı.  Peygamber Efendimizin kıldırdığı Cuma namazlarında kadınlar da vardı. Keşke camilerimizin mimarisi kadınların da Cuma namazı kılmasına daha müsait olsa. Yüzyıllardır yapılan camiler, daha çok erkekler dikkate alınarak ve kadınların Cuma namazına gelmeyeceği düşüncesiyle yapılmıştır. Öte yandan kadınlarımız, kızlarımızla erkekler arasında İslâm dini herhangi bir fark gözetmemesine rağmen bazı uygulamalarımız maalesef bunun tersini gösteriyor. Bu yanlışlarımızın ve toplumumuzu kahreden bazı geleneklerin yüce dinimizle asla bir ilgisi olamaz. Meselâ bu yaşadığımız toplumda erkeklerin işlediği bir günah aileleri tarafından hoş görülürken, aynı günahı işleyen kadınlar veya kızlarımız töre ve gelenek anlaşışıyla katledilebilmektedir. Erkek namusunu ihlal ettiği zaman erkekliği sebebiyle adeta sırtı sıvazlanırken belki de gerçekten masum olup kaçırılan ya da tecavüze uğrayan ve bu nedenle öldürülen kızlarımızın bulunduğu bir ülkede bu ayıbı ve günahı ne zaman sonlandıracağız. Şu anda kızlarımızı öldürenler ile cahiliye döneminde kız çocuklarını diri diri toprağa gömenler arasında bir farktan söz edebilir miyiz? Onlar o dönemde cahil oldukları ve gelenekleri böyle emrettiği için yapıyorlardı. 15. yüzyılda yapılan bu caniliğe ve katilliğe ne demeli? Bu tavırlar İslâm’la asla bağdaştırılamaz” dedi

“Geleceğiniz İçime Doğdu”
Cuma namazından sonra Ankara İl Müftüsü Prof. Dr. Mefail HIZLI ve eşi Selma HIZLI, Keçiören Müftüsü Dr. İhsan İLHAN ve eşi, Keçiören Müftülük Şefi Yaşar AVŞAR’la birlikte görevlileri evinde ziyaret etti.

Ziyaretçi grubu ilk olarak Aktepe Saray Cami İmam Hatibi İrfan GÖKEN’in evine misafir oldu. 21 yaşında doğuştan engelli doğan, hiçbir tedaviye cevap vermeyen ve yatalak olarak hayatını sürdüren Samet Enes’in, ziyaretten duyduğu memnuniyeti hareketleriyle ifade etmeye çalıştığı gözlerden kaçmadı.

Ziyarete yakın camiler de görevli din görevlileri Muhammed KÜÇÜK, Mustafa Esad HASÇİÇEK ve İbrahim AKIN da katıldı.

Daha sonra Etlik Yayla Çiğdem Camii İmam Hatibi Adem SAYKILI evi ziyaret edildi. Üç çocuğun en büyüğü olup doğuştan engelli ve epilepsi hastalığıyla mücadele eden 23 yaşındaki Zeynep’in durumu hakkında Adem SAYKILI bilgi verdi.

Ziyaretçiler Zeynep ile konuşmaya başlayınca onun, “geleceğiniz içime doğdu” sözleri orada bulunan herkesi duygulandırdı. Annesi de Zeynep’in bu sözüne şöyle açıklık getirdi: “Bugün sabah Zeynep ; ‘Anne! Beni güzelce giydir ve hazırlığını yap’ deyince ben de ona, ‘Neden kızım?’ diye sordum. O da; ‘misafirimiz gelecek’ dedi. Bir anlam verememiştim. Öğleden sonra Keçiören Müftümüz telefonla arayıp da sizin geleceğinizi haber verince kızımın bu sözünün gerçekleştiğini gördüm, çok duygulandım ve mutlu oldum”.

Ziyaretlerde konuşan Ankara İl Müftüsü Prof. Dr. Mefail HIZLI; “Bugün Keçiören’e yaptığımız ziyaretle 24. ilçemizi de tamamlamış oluyoruz. Hamdolsun Rabbimize her gittiğimiz ilçede irşad faaliyetinden sonra ayrıca bazı görevlilerimizi de evlerinde ziyaret etmeye devam ediyoruz. Bugünkü ziyaretimiz ‘3 Aralık Dünya Engelliler Günü’ nedeniyle daha da anlamlı hale geldi. Bizim inancımız o ki, evinde engelli, yatalak derecesinde hasta veya bakıma muhtaç olanları bulunanlar, o ev ve sahipleri için bereket kaynağıdır. Rabbim her iki dünyada da bu durumda olanlarla ilgilenmenin mükâfatını verecektir. Biz büyük bir aileyiz. Görevlilerimiz bize Rabbimizin birer emanetidir ve bu ailedeki her fert bizim baş tacımızdır.” dedi.

Diyanet Haberler'e dair ilk haberleri kapalı grup sayfamızdan öğrenmek için

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol