Müftü Turgut Erhan'dan, duygu yüklü Ramazan mesajı
Grup Sayfamız için

Olduğumuz değil, olmayı dilediğimiz, hüsn-ü zann üzerin de durduğumuz değil suizan’ın balçıklarına sıvandığımız, samimi değil; şekilci bir kulluğun labirentlerin de kaybolduğumuz ve cehaletin uçurumlarına öbek öbek sürüklendiğimiz, her şeyden, herkesten bihaber hayatın doruklarına kendimizi ve kulluğumuzu an be an iter olduğumuz bir yaşamın kıyıların da fütursuzca dolaşmaya ara verip; unuttuğumuz gaye ve amacımızı hatırlama yolun da Allah (cc)’ın rahmet damlalarının sağnak sağnak üzerimize yağdığı mübarek ay, inanan gönüller için, kendimizi bulma adına çok büyük vesile…



Evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu ise cehennem azabından hakiki manada ihya edenler için kurtuluş olan ramazan-ı şerifte, bizler de Allah’ın rahmetine erişip, mağfiretine kavuşup cehennem azabın dan kurtulmanın yollarını arayıp, bulup ve uygulayanlardan olmanın ayrıcalığını yaşayabiliriz. Ama nasıl?


Bu günlerimizi, bu aylarımızı ve de maneviyatımızı namazla, oruçla, zekatla, zikir ve dualarla idame ederken; sokaklarımızı hanelerimizi, ocağı tütmeyen evleri, boynu bükük yetim ve öksüzleri, evsiz, barksız, vatansız, milletsiz bırakılmış yoksulları, salih amellerimizle kuşatıp, İslami ahlakın çatısını önce kendi benliğimiz de sonra memleketimizin ve dünyamızın ufukların da genişletmenin yöntemlerine dört koldan sarılan kullar olma yolun da kendimiz için küçük ama dinimiz için büyük adımlar atabiliriz.Bu da taşın altına önce kendi elimizi sokmakla, Soframıza fazladan bir tabak koymakla ’’Düşküne, yetime ve esire seve seve yemek yedirirler’’ ayet’i kerimesini iliklerimize kadar yaşamakla, dile düşürmeden yapılan iyiliklerle mümkün olur.


Ülkemizin mahyalarla aydınlatılmış minarelerinin gölgesin de yürürken, şu ayeti kerimeler öz eleştirimiz olmalı.“Seni yetim bulup da barındırmadı mı? Seni yolunu kaybetmiş olarak bulup da yola iletmedi mi? Seni ihtiyaç hâlinde bulup da zengin etmedi mi? Öyleyse sakın yetimi ezme! Sakın isteyeni azarlama! Rabbinin nimetine gelince; işte onu anlat." 


Elimiz de olanların şükrünü yerine getirirken; bizim sahip olduğumuz nimetlere sahip olamayanların durumlarını kavrayıp, çaresizlere çare olmayı dileyen; yoksulun, yolda kalmışın, yetimin, öksüzün, garip gurebanın sıkıntısını kendi sıkıntısı bilip göğüsleyen bir mü’minin samimiyetini takınmakla olur.


Ey Ramazan!

Bütün güzel rahiyalarınla es ruhumuzun kuytuların da, 

Toplat Rahman’ın merhametini yetim çocukların şaçlarına,

Sahurumuz olsun rabbimizin kelam’ı ilahisi…

Başlasın bütün kalbi ve bedeni marazlara imsaklar!

Felaha kavuştursun bizi ezanlar!

Rukular, secdeler, dualar inşirahımız olsun…

Ab-ı kevser dolsun iftarlar…

Ve tüm günahlardan halasımız olsun bayramlar…


Bu da ancak ibadetlerimizi, salih amellerimizle, iyiliklerimizle, sadece ramazan-i şerif-i, üç ayları, bir yılı değil tüm yaşantımızı güzel ahlakın seciyesiyle kuşatmakla olur.


O zaman rabbimizin bize sunmuş olduğu bu ömürlerimizin başı rahmet, ortası mağfiret sonu da bizler için cehennem azabından kurtuluş olur.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Metin Hoca Edirnr 1 yıl önce

HOCAM IN GONLUNE SAGLIK ALLAH RAZI OLSUN

Avatar
İlyas 1 yıl önce

Yürekte olanı dökmüş hocam diline yüreğine ömrüne sağlık