Nevşehir Kutlu Doğum Heyecanı
KUTLU DOĞUM GELİYOR…
 
İnsanlık yaratılış gayesini unutmuş zulüm, haksızlık, cehalet ve sefalet içinde kıvranırken C. Allah insanlığa en büyük iyiliği yaparak kendi cinsinizden birini seçerek peygamber olarak göndermiştir. (Ali İmran Suresi/164)
C. Allah Erhamerrahimindir. O (C.C.) merhametinin bir eseri olarak lanet eden değil, davet eden, zalim değil adil olan bir peygamber gönderdi. 
 
Azap için değil rahmet olsun diye gönderdi.
 
“Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.” buyurdu. (Enbiya /107)
 
O’nun (S.A.V.) Rahmetinin eseri olarak da 23 sene içinde eşkıyalar evliya oldu, bedeviler medeni oldu. Hasımlar hısım oldu. İnsanlar kardeş oldu. Cahiller âlim, zalimler adil, müşrikler müslim, kâfirler mü’min oldu. İnsanlık iyiliği, güzelliği, cömertliği, vefayı, doğruluğu, dürüstlüğü, sevgiyi, saygıyı, merhameti ve hoşgörüyü O’ndan öğrendi.
 
O’nun (S.A.V.) için Mehmet Akif;
“Dünya neye sahipse onun vergisidir hep
Medyun O’na cemiyeti medyun O’na ferdi
Medyundur O masuma bütün bir beşeriyet
Ya Rab! Bizi Mahşerde bu ikrar ile haşret” demiştir.
 
İşte O Medyunu şükran olduğumuz Sevgili Peygamberimizin kutlu doğumunun Miladi 1444. Seneyi devriyesine gelmiş bulunuyoruz.
 
12 Rebiülevvel’de kutladığımız Mevlid Kandiline ilaveten, yaklaşık çeyrek asırdır kutladığımız Kutlu Doğum Haftası; O’nun (S.A.V.) doğduğu 20 Nisan’ı içine alan 14-20 Nisan günleridir.
 
Bu hafta içinde Vaz’lar, hutbeler, konferans ve paneller düzenlenir. Bu programlarda bir konu seçilir ve Efendimizin o konudaki Emir ve tavsiyeleri, fiili, kavli ve takriri sünnetleri ortaya konur.
 
Bunun gayesi bellidir. Cenab-ı Allah(C.C.) O’nu örnek olarak, model olarak göndermiştir. (Ahzab/21)
 
O böyle yapardı, sizde böyle yapın ki, huzurlu olasınız, mutlu olasınız, sıkıntılarınızdan ve dertlerinizden kurtulasınız ve de Allah (C.C.) sizi sevsin ve bağışlasın. (Ali İmran/31)
 
Kutlu Doğumun bu seneki teması; Hz. Peygamber ve Birlikte Yaşama Ahlakı. 
 
Bu hafta içinde; birlikte huzurlu yaşamamızı zorlaştıran, bizi birbirimize düşüren, kavgaya, kaosa sebep olan şeyler gündeme getirilecek ve Efendimiz onları neyle nasıl tedavi etmiş, onlar ortaya konacak, kanayan yaralarımıza merhem sürülmeye çalışılacaktır.
 
Efendimizin (S.A.V.) rahmet dolu mesajı ile insanlık 15 asır önce Asr-ı Saadet dönemini yaşadı.
Ancak; Aradan 14-15 asır geçti. İnsanlık tekrar gaflete daldı, doğru yoldan şaştı. O’nun (S.A.V.) emaneti Kur’an ve Sünneti ihmal etti. Dünyaya meyletti ve huzuru kaybetti.
 
Savaşlar, kavgalar, kaoslar, bitmek bilmiyor. Akan kanlar ve gözyaşları durmuyor. Her türlü cinayet haberleri hiç kesilmiyor. Yuvalar yıkılıyor, analı-babalı yetimler gittikçe çoğalıyor. 
 
Gurur-kibir, haset-fesat, bencillik, kırgınlık-dargınlık kalpleri rahatsız ediyor. Sevgi-saygı ve merhamet çekilmiş yüreklerden. 
 
İşte böyle bir zamanda yeniden Peygamberi bir mesaja, Muhammed’i bir soluğa ihtiyaç vardır. Onları kitaplardan kalplere, dillerden gönüllere akıtmak lazım.
 
İşte Kutlu Doğum Haftaları bunun için önemli bir fırsattır.
 
O örnek şahsiyetin söz, fiil ve davranışlarını hayata geçirerek, huzura ermemizin mümkün olduğunu görmek ve göstermek lazım.
 
Gidecek başka bir dünya olmadığına göre. Hangi inançtan, Hangi mezhepten, Hangi meşrepten olursak olalım birlikte yaşamayı öğrenmemizin gerekli olduğunu bilmek ve bildirmek lazım.
 
O’nun bir Hadis-i Şerifinin bile dünyamızı değiştireceğini görmek lazım.
 
Biz bununla Kutlu Doğum Haftamızı en iyi bir şekilde değerlendirmeye çalışıyoruz.
 
Mesala; “Mü’min mü’minin kardeşidir. Ona zulmetmez, onu terk etmez, onu hor görmez” Hadis-i Şerif.
 
“Kendin için istediğini kardeşin için de istemedikçe kâmil bir Mü’min olamazsınız.” Hadis-i Şerif
 
“Mü’min geçim ehlidir. Geçinmeyen ve kendisiyle geçinilmeyen kimsede hayır yoktur.”  Hadis-i Şerif  
  
“Merhamet etmeyene merhamet olunmaz.” Hadis-i Şerif
 
“Mü’minler ancak kardeştir. (Öyleyse) Kardeşlerinizin arasını bulun ki rahmet olunasınız. (Hucurat /10) 
 
“Af yolunu tut, iyiliği emret cahillerden yüz çevir” (Araf / 199)
 
Bu ve buna benzer ayet ve hadisleri içselleştirmeyi böylelikle sıkıntılarımızdan kurtulmayı, huzur ve mutluluk içinde birlikte yaşamayı Rab’bim aziz milletimize ve alemi İslam’a lütfeylesin. Kutlu Doğumun Peygamber sevgisinin perçinlenmesine, uyanış, diriliş, birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularının artmasına vesile olması dileğiyle...  
 
  
 
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol