Safranbolu’da “Çocuk ihmali ve istismarı semineri”
Grup Sayfamız için

Seminerde açılış konuşmasını yapan Safranbolu Müftüsü Hasan GÜNEŞ; “Sizleri çok önemli bir konuda bilgilendirmek için çağırdık. Biz görevimiz gereği çocuklarla iç içeyiz. Topluma bilgiyi en kısa yoldan ulaştırabilecek bir konumda görev yapıyorsunuz. Hepiniz hoş geldiniz. Böyle önemli bir konuda bizleri bilgilendirecek olan değerli konuşmacılara teşekkür ediyorum. Toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum.” dedi.

Karabük Müftülüğü Vaizesi Hatice AYDIN konuşmasında; ''çocuk istismarı vakalarında son 10 yılda artış olduğunu, bölgemizde çocuk istismarının %400 arttığını'' söyledi.

Çocuk istismarının belirtileri ve yapılması gerekenleri anlatan AYDIN, 18 yaşından küçük bütün vatandaşların çocuk olarak kabul edildiğini söyledi.

Çocuk ihmalinin ve istismarının tanımlarını yaptı. Çocuk istismarı çeşitlerini; fiziksel, duygusal, psikolojik ve cinsel istismar şeklinde gruplandırdı. İhmalin ise çocuğun barınma, giyim, gıda, eğitim vb. ihtiyaçlarının gerekli ölçüde karşılanmaması olarak tarif etti.

Her ihmalin istismara yol açacağını belirtti. Çocukta uyku bozuklukları varsa, saldırganlaşıyorsa, ani değişiklikler gösteriyorsa, okul başarısında ani düşüşler yaşıyorsa, madde kullanıyorsa, korkular yaşıyorsa, yeme bozuklukları varsa, ruhsal veya bedensel gelişimsel bir farklılık gösteriyorsa, yaşından farklı davranıyorsa istismar olmasından şüphelenmeliyiz, dedi.

İstismar edilen çocuğun durumunun fark edildiğinde bulunduğu ortamın değiştirilmesi gerektiğini, ÇİM (Çocuk İzlem Merkezi) ve  kolluk kuvvetlerine  (jandarma-polis-savcılık) ihbarda bulunulması gerektiğini, söyledi.

İstismara uğrayan çocukların bu durumdan kendilerinin suçlu olmadığının hissettirilmesinin gerektiğinin üzerinde önemle durdu. İstismara uğrayan çocukların panik atak ve depresyon gibi durumlarla karşılaştıklarını, birçok sağlık sorunları yaşadıklarını, ruhsal ve fiziksel yıkıma uğradıklarını belirterek, TCK’nın çocuk istismarı ile ilgili maddelerinin olduğunu, çocuk istismarlarını bildiği halde gerekli yerlere bildirmeyen devlet memurları için 6 aydan başlayan cezaların olduğunu, anlattı. Konuşmasının son bölümünde; çocuk istismarının önüne nasıl geçilebileceğinin ve çocuklarda mahremiyet eğitiminin öneminden bahsetti. Çocuklarda 4 yaşından itibaren mahrem ve özel algısının yerleştirilmesinin çok önemli olduğunu ve bu konuda ailelere çok görev düştüğünü, söyledi.

Karabük Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Gelişimi Uzmanı Elif KORKMAZ ise seminerdeki konuşmasında özetle şunları söyledi: “Karabük çocuk istismarında ilk beş sıradadır. Bu sebeple daha sonra açılması planlanan ÇİM (Çocuk İzlem Merkezi)’nin acilen açılması talimatını aldık ve hazırlıkları tamamlanan ÇİM bir hafta içerisinde açılacaktır. İstismarı önlemek tedavi etmekten daha kolaydır. En iyi tedavi çocuğu %90 iyileştirir, tamamen iyileştirmez. Bu bölgede çocuk istismarının neden bu kadar çok olduğu araştırılıyor. Sağlık Bakanlığı Türkiye’de yirmibirinci ÇİM (Çocuk İzlem Merkezi)’ni Karabük’te açıyor. İstismara uğrayan çocuklar konuşturulmamalıdır, üzeri başı değiştirilmeden, yıkanmadan doğrudan ÇİM’e getirilmesi sağlanmalıdır. Din görevlileri olarak sizlere büyük önem veriyoruz, duyduklarınızı topluma anlatılması konusunda çok önemlisiniz. ÇİM’de tamamen gizlilik ilkesi vardır. Vakalar hakkında gizlilik ilkesi yoğun olarak uygulanıyor.

Konuşmasının son bölümünde  ÇİM’in temel amacı, birimleri ve çalışma sistemi  vb. konularda bilgiler veren KORKMAZ, bilinen vakaların ihbarında izlenecek yol hakkında da bilgiler verdi.

Müftülük olarak Semineri veren Karabük Müftülüğü Vaizesi Hatice AYDIN ile Karabük Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Gelişimi Uzmanı Elif KORKMAZ’a ve katılan İmam-Hatip, Müezzin Kayyım ve Kur’an Kursu öğreticilerimize teşekkür ediyoruz.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol