Tarsus Müftülüğü, Kutlu Doğum Takvimini Açıklandı
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav)'in veladetinin 1445. Yıldönümü münasebetiyle Tarsus Müftülüğü'nün 2016 yılı Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri başladı.
 
Konu ile ilgili yazılı bir açıklama yapan Müftü Hayri ERENAY, Hz. Peygamberin dünyaya gelmesi vesileyle Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 1989 yılından beri Hz. Peygamber'in (sav) çağlar üstü örnekliğini ve rahmet yüklü mesajını tüm insanlıkla buluşturmak için "Kutlu Doğum Haftası" adı altında birçok etkinlikler gerçekleştirdiğini belirtti.
 
Bu yılda 09-20 Nisan tarihleri arasında Kutlu Doğum Haftasını idrak edileceğini hatırlatan Müftü ERENAY, "Diyanet İşleri Başkanlığımız bu yıl Kutlu Doğum Haftasının ana temasını "Hz. Peygamber, Tevhid ve Vahdet" olarak belirlemiştir. Hz. Peygamber yirmi üç yıllık Peygamberlik dönemi boyunca putperestliğin yerine tevhidi, zulmün yerine adaleti, düşmanlığın yerine kardeşliği, sürtüşmenin yerine dayanışmayı, ayrışmanın yerine vahdeti getirme gayreti içinde olmuştur. Toplumda kardeşliğin hâkim olmasını hedeflemiştir. Doğruluk, nezaket, güvenilirlik, adalet, hoşgörü ve cömertlik gibi ahlâkî davranışlarıyla insanlara örnek olmuştur. Buna karşılık; Kan davası, gasp, soygun, şiddet, intikam, kin beslemek, içki, kumar, hırsızlık, yetim malı yemek, yalan, gıybet, çekememezlik, koğuculuk, tefrika gibi fert ve toplumun huzurunu bozan davranışlarla mücadele etmiştir." dedi.
 
"HZ. PEYGAMBER'İ ÖRNEK ALMAK, BİR MÜSLÜMAN İÇİN ÖNCELİKLİ GÖREVİDİR"
 
Hz. Muhammed'in (sav) karanlık ve cahiliye dönemini kapatarak, yerine barış ve huzurun hâkim olduğu yepyeni bir toplum oluşturduğunu vurgulayan Müftü ERENAY, "Bizler bugün içinde yaşadığımız çağın, doğumunu kutladığımız sevgili Peygamberimizin örnekliğine, önderliğine ve rehberliğine her zamankinden daha çok ihtiyacımız vardır. Dolayısıyla Hz. Peygamber'i örnek almak, bir Müslüman için öncelikli dini bir görev durumundadır. Peygamberimizi örnek almayı, hayatından davranış modelleri çıkarmayı, O'nun sahip olduğu ahlaki faziletlerin hayata geçirilmesi, getirmiş olduğu dini zihniyetin benimsenmesi ve gelişen olaylar karşısında onun almış olduğu tavırlara benzer tavırların sergilenmesi mümin için elzemdir." diye konuştu.
 
"PEYGAMBERİ ANLAMADAN, İSLAM DİNİ DOĞRU ŞEKİLDE ANLATILAMAZ"
 
Hz. Peygamber olmadan İslâm dininin doğru bir şekilde insanlığa aktarılmasını düşünmenin yanlış olduğuna dikkat çeken Müftü Hayri ERENAY, şunları söyledi:
 
"İslâm, Peygamberimizin şahsında açıklanmış, hayata geçirilmiş ve bizzat onun öncülüğünde kurumlaşmış bir dindir. Allah'ın Resulü, bir taraftan Kur'an'ı tebliğ etmiş, bir taraftan onu açıklamış ve uygulamaya koymuş, diğer taraftan da, Kur'an'ın değinmediği konularda tamamlayıcı rol üstlenmiştir. Bu açıdan, Hz. Peygamber'in ve dolayısıyla sünnetin dinde önemli bir yeri vardır. Müslümanlar olarak Kur'an'a iman etmenin ancak Kur'an'ın hükümlerine uymakla mümkün olacağını bilmemiz gerekir. Kur'an'da emredilen birlik ve beraberliği sağlamanın yolunun, Müslümanlar arasındaki bütün ihtilaflara rağmen vahdeti sağlamaktan geçtiğini unutmamamız gerekir. Nasıl ki, imanı kurtarmak için ilahları (putları) reddedip Allah'ı birlemek zorundaysak, özgürce varoluşumuzu her türlü küfri tasalluttan kurtarmak için fert fert, grup grup ayrışan Müslümanları birleştirmek, 'Ümmet'in Vahdeti'ni sağlamak zorundayız." dedi
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol