Tarsus'ta yağmur duası
30 ve 31 2016 Ekim tarihlerinde Tarsus genelinde 132 köy ve ilçe merkezide dahil olmak üzere 8 bölgede yağmur duası gerçekleştirildi.

Tüm din görevlilerinin birlikte organize ettiği Yağmur Duası programına binlerce vatandaşın katıldığı gözlendi. İkram, dua ve niyazların gerçekleştirildiği yağmur duasının kapanışı 31 Ekim 2016 Pazartesi günü Hz. Danyal meydanında yapıldı.
Kur’an-ı Kerim tilaveti, Kurban kesimi ve duaların yapıldığı Yağmur Duasına katılan Müftü Hayri ERENAY yaptığı konuşmada şunları kaydetti: “Allah-u Teala bizleri sevdiği kullarından eylesin. Şu anda güçlü bir katılımla sorumluluğumuzu yerine getirmenin sevincini yaşıyoruz. Allah bizleri yaratırken rızıklarımızı taksim ederek yaratmıştır. Bizler buraya rızık endişesi ile gelmedik. Endişemiz duayı unutmuş olmamızdır. Oysa hep birlikte duaya sarıldığımızda Sultan Alparslan’ın Anadoluyu İslam diyarına dönüştürmesinin verdiği onuru yaşarız. Duanın sırrını unutup  400 bin Tarsuslu’ yu kim doyuracak diye kaygılandığımız gün bittiğimiz gündür. Bizler rızık ve ölüm korkusu ile buraya gelmedik. Şu anda Alemlerin rabbi olan Allah’a halimizi arz etmek üzere buradayız. Bizler burada ‘Allah’ım bizi senden başkasına muhtaç etme, Bu Anadolu topraklarını Anasır-ı İslam ile bir ve beraber eyleyerek senin yolunda daim olanlardan eyle’ demek için buradayız” dedi
Müftü Hayri ERENAY sözlerinin devamında; 
“Değerli Tarsuslular!
Toplumumuzu çürüten şu üç hastalığa dikkatinizi çekmek istiyorum. Ne yazık ki bu hastalık en çok Müslümanlar arasında aldı başını gidiyor. Bir kere tesettürlü hanımlar arasında örtü dekora dönüşürse, dindar Müslüman erkeler arasında namaz spora dönüşürse bu toplumun çürümesi kaçınılmazdır. Bunlardan ilki İftira. Değerli Tarsuslular!  Biribirimizin yerinde göz diktiğimiz için kardeşimizin boğazına basıp yükselmenin telaşı içerisindeyiz. İşte bu nedenledir ki Allah göklerden yağmuru topraktan ise rızkını keser. Allah Çürüyen toplumlara kendisini hatırlatmak üzere ikaz eder. Sizlerden istirhamım günahlarımıza tevbe delim. İkinci hastalık ise İhanettir… Başta dinimize ihanet, sonra Ehli sünnet itikadındaki ümmete ihanet. Sonra bayrağa ihanet. Vatana ihanet. İstiklal Marşına ihanet. Bu nasıl bir anlayıştır ki devletin okullarında devletin imkanları ile okuyup üst düzey görevlere geliyor ama düşman unsurlarının ajanlığını yapıyor. Bu hainler nereden türedi. Sultan Alparslanın bizlere emanet ettiği bu vatan topraklarında bu bayrak altında yaşamaya tahammülü olmayan bu alçaklar nereden çıktı. Batıl bir davaya canını feda edebilecek kadar, bir hiç uğruna canlı bomba olabilecek kadar ihanet sarmalına kapılan bu yaratıklar nereden çıktı. İşte bu ihanettir rahmetten yoksun kalmamıza sebep. Toplumu temelinden sarsan üçüncü hastalığımız ise kibirdir.
Kibir. Beş vakit namazını kılan kişi sanki kendine Cenneti tapulamış gibi hissediyor. Filan cemaatin tesbihatına giden kurtuldu gidemeyen yandı anlayışı bizi çürütüyor. Bizler Ehli sünnet vel cemaatız, başka cemaat tanımıyoruz. Biz cami cemaatiyiz. Tespitini yaptığımız bu üç hastalıktan kendimizi arındırmak zorundayız. Kibir ucub la beslenir, kardeşini küçük görme ile beslenir. Ve Allahı unutmakla beslenir. İnsan mayasını bozup duasına engel olan iki şey vardır. Bunlardan ilki haram rızıktır. Yani faiz. Faiz belasına bulaştık. Banka banka dolaşıp hangi faiz oranları daha çok kazandıyor acaba kaygısı bizi biz olmaktan çıkardı. İkincisi ise Nikah ayıplanır gayri meşru yaşam biçimi benimsenir oldu..Mayamız bozuldu ve rahmetimiz azaldı. İnşallah şimdi tövbe edeceğiz ve rabbimizden rahmet niyaz edeceğiz” dedi.

Duanın sonunda tüm vatandaşlar birbirleri ile helalleşerek kucaklaştılar ve meydandan ayrıldılar.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.