Vakfıkebir İlçe Müftülüğü’nden Bayanlara Özel Program
Mithat GÜDÜ'nün Haberi / VAKFIKEBİR


Trabzon İl Vaizesi Nuray Özben’in konuşmacı olarak katıldığı program 17 Nisan 2014 Perşembe günü saat: 17.00’de Sabri Bahadır Kültür Merkezi’nde icra edildi.

Bayan Kur’an kursu öğreticilerinin organize ettiği programa il müftü yardımcısı ve eski İlçe Müftüsü Ahmet Tokdemir, İlçe Müftüsü Hüseyin Köksal, İl Vaizesi Nuray Özben, bayan Kur’an kursu öğreticileri ve öğrencileriyle birlikte Vakfıkebirli bayanlar katıldılar.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda açılış konuşmasını İlçe Müftüsü Hüseyin Köksal Yaptı. Hüseyin Köksal burada yaptığı konuşmasında şunları söyledi: “Allah Resulü, Allah’a, peygamberine, kitabına ve bütün insanlara karsı bir samimiyet duydu. Allah’a olan samimiyet nedir? Mesela, iman eden bir insandan ne beklersiniz? Namaz kılmasını, oruç tutmasını, zekât vermesini, hacca gitmesini beklersiniz. Bütün bunları yaparken insanların ne söyleyeceğine itibar etmeyen bir anlayışa sahip olmanız lazım. Namaz kılmadığımızda, insanların ne diyeceğini bir tarafa bırakarak Allah’ın gücendirilmesinin söz konusu olduğu düşünülmelidir. Hz. peygamberle ilgili samimiyet anlayışı ise Hz. peygamber yüzlerce sıkıntıya, meşakkate katlanarak bize bir şey bıraktı ama biz bugün keyfimize, onun yaşantısını bir tarafa bırakıyorsak o zaman burada samimiyet aranmaz. Akşam geç yattım sabah namaza kalkmıyorsam bu keyfiliktir, burada samimiyet aranmaz. Bugün çarşıya gittim eve gidişimde abdest alıp yeniden namaz kılmaktansa akşam kılarım veya kılmasam da olur, burada samimiyet aranmaz, böyle bir samimiyet anlayışı olmaz. Çocuğum 7 yaşına geldi, 10 yaşına geldi, ben onu namaza kaldırmayayım, ilerde kılar, burada samimiyet arayamazsınız. Kitaba karşı olan samimiyet nedir? Sadece kitabı okumak ona samimiyeti ifade etmez. Ben Hümeze Suresini okurum; bu sure insanlarla alay etmemeyi, taklit yapmamayı anlatıyor. Onu okumama rağmen ben insanlarla alay ediyorsam o zaman bana bir faydası olmaz. Peki, Müslümanlara ve diğer insanlara karşı olan samimiyet nedir? Mesela arkalarından konuşmamaktır. İnsanlara samimiyet Allah’a samimiyetin bir sonucudur. Allah’a samimiyette sıkıntı yaşayanlar peygambere de, kitaba da, insana da samimiyette sıkıntı yaşarlar.” ifadelerini kullandı.

Ardından il müftü yardımcısı ve Vakfıkebir’in eski İlçe Müftüsü Ahmet Tokdemir ise yaptığı konuşmasında: “Peygamberimizi anlamadan İslam dinini anlamak mümkün değildir. Cenab-ı Allah Kur’an’ı peygamberimize indirdi ve onu elçi olarak gönderdi. Onun için peygamberimizi her Müslümanın iyi anlaması gerekir. Kutlu doğum haftaları, mevlit kandilleri peygamberimizi anma zamanları oluyor ancak her zaman peygamberimizi anmamız gerekiyor. Doğumunu, çocukluğunu, gençliğini, vahyin inişini, Mekke dönemini, hicreti, Medine dönemini, savaşlarını, İslam’ı nasıl uyguladığını bilmemiz gerekiyor. Kur’an-ı Kerim de, “Rasulullah’da sizin için güzel bir örnek vardır. Onu örnek alacaksınız” buyrulur. Bazılarına peygamberimiz şöyle yapardı dendiğinde, “ben peygamber değilim ki” der. Bu düşünce yanlıştır çünkü Allah O’nu örnek olarak göndermiştir.
Peygamber sevgisi çok önemlidir. Efendimiz bir hadisinde “Bir kimse, ben ona annesinden, babasından, evlatlarında, diğer insanlardan daha sevimli olmadıkça kâmil bir mü’min olamaz.” buyurmuştur. Bu hadise bakarak bizdeki ölçüyü belirlememiz gerekir. Kur’an-ı Kerim’de Allah açıkça beyan ediyor: “Ey peygamberim söyle ki eğer Allah’ı seviyorsanız bana tabi olunuz…” Biz o nasıl söylemişse, nasıl yapmışsa o şekilde yapacağız ki Allah’ı sevdiğimizi ispat edelim. Bu yüzden peygamber kavramı çok önemlidir. Bir kimse “La ilahe illallah” demekle tam iman etmiş olmaz. Kelime-i şahadet-i de söyleyerek Hz. peygamberin Allah’ın kulu ve elçisi olduğunu kabul etmemiz gerekir.”
şeklinde konuştu.
Konuşmaların ardından bayanların kendi aralarında devam ettirdikleri programda Kur’an Kursu öğreticileri, Kur’an-ı Kerim tilaveti ve meali, ilahiler, hadis-i şerifler ve şiirler okudular.

Daha sonra Trabzon İl Vaizesi Nuray Özben, “HZ. PEYGAMBER DİN ve SAMİMİYET” konulu konferansını sundu.

Vaize Nuray Özben, “Din ve Samimiyet” konulu konferansında, İbadetlerde samimiyet, Peygamber Efendimizin hayatından samimiyet örnekleri, insanların birbirleriyle olan ilişkilerinde samimiyet, riya ve gösteriş konuları üzerinde durdu. Müminin niyetinin amelinden hayırlı olduğunu hatırlatan Vaize Nuray Özben, “Yapılan işler niyetlere göre değerlenir. Herkes yaptığı işin karşılığını niyetine göre alır. Gönülleri temizlemenin adıdır samimiyet. İbadetin çokluğundan hoşlanılmaz, Hakk ondan hoşnut olmadıkça insana yük olmaktan başka bir işe de yaramaz. Dinin özü samimiyettir. Samimiyet, insanların olduğu gibi görünmesi ve göründüğü gibi olmasıdır. Samimiyetin hayatın merkezine oturtulması, ailede mutluluğun, iş yerinde huzurun, mahallede sükûnun oluşmasının temel şartıdır. Bunun içindir ki Hz. Peygamber dini samimiyet olarak tanımlamıştır. Samimi olmayan iman, ibadet ve amellerin Allah yanında hiçbir değeri olmaz. Müminler bütün söz ve fiillerinde Allah (c.c)'ın rızasını gözetmek zorundadırlar. İhlâs ve samimiyetle yapılan ibadet kumlu bir yolda ayağına kum dolması gibidir. Samimiyetin zıttı olan aldatma, kandırma, iki yüzlülük gibi davranışlar, zaten İslam ahlâkıyla asla bağdaşmayan niteliklerdir. Bu bakımdan samimiyet ve ihlâs, Müslümanlığın özünü oluşturmaktadır. İhlâsın zıddı riya ve gösteriştir. Bu da insanı şirke sürükler. İhlâs Kalbin temizliğinin ve sağlamlığının bir delilidir. Kişinin bütün varlığı ve benliği ile Allah'a kulluk etmesi ve bu kulluğun da ondan başkasını düşünmemesidir. İhlâsta Hakkın rızası talep edilir, yapılan işlerde, riya, gösteriş, menfaat ve şöhret gayesi güdülmez. Mümin kendisi için istediğini din kardeşi için de istemedikçe gerçek manada iman etmiş olamaz.” dedi.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol