Vakfıkebir’de “Aile içi şiddet” konulu konferans düzenlendi
Mithat GÜDÜ'nün Haberi / VAKFIKEBİR

Vakfıkebir İlçe Müftülüğü’nün organize ettiği, 14.05.2014 Çarşamba günü saat 13.30’da Vakfıkebir Gençlik Merkezinde düzenlenen, “Aile İçi Şiddet” konulu konferansa konuşmacı olarak KTÜ Fatih Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölüm Başkanı Doç. Dr. Mustafa Şahin katıldı. Programa ayrıca aynı bölümün Başkan Yardımcısı ve Öğretim Görevlisi Harun Kahveci de misafir dileyici olarak iştirak etti.
 
Sunuculuğunu İlçe Vaizi Osman Öztürk’ün yaptığı program, Toki Camii İmam Hatibi Rıdvan Açıkgöz’ün Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı.
 
Açılış konuşmasını İlçe Müftüsü Hüseyin Köksal yaptı. Köksal, “İslam; barış, sevgi, kardeşlik esasları üzerine kurulmuştur ve aynı atadan gelmiş olan insanların kardeşlik esası üzerinde birleşmelerini emreden bir dindir. Kur’an bunu zaman zaman insan anatomisine yaptığı göndermelerle hatırlatır. Kur’an-ı Kerim şiddeti hiçbir zaman benimsememiş, insanları öldüren Firavun’a bile yumuşak sözle hitap edilmesini emretmiştir. Eğer ki Müslümanlar şiddetle anılıyorsa İslam’ı anlama konusunda problem yaşanılıyor demektir” dedi.

İlçe Müftüsü Köksal ayrıca, programa katılımlarından dolayı KTÜ Fatih Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Başkan ve Başkan Yardımcısına teşekkür etti.
 
Aile içi şiddet konulu konferansını sunmak üzere davet edilen Eğitim Bilimleri Bölüm Başkanı Doc. Dr. Mustafa Şahin, “Değerlerimizi, inancımızı dikkate aldığımızda şiddetin hayatımızdaki yeri nedir? Yaşadığımız problemler çocuklukta aldığımız bazı travmalar sebebiyle ortaya çıkmaktadır. Tokat yiyen bir çocuk zamanla utanma duygusunu kaybeder, topluma böyle bir birey olarak kazandırılmış olur ve şiddet gören ve uygulayan fertler ortaya çıkar. Sadece fiziksel değil psikolojik şiddette bireylere büyük zararlar verir. Örneğin bir çocuğun kapasitesi bellidir ve imkanlar kullanılır ancak sonuç beklediğimiz gibi olmazsa psikolojik olarak çocuğu rencide edici, başkasıyla karşılaştırarak aşağılayıcı ifadeler kullanmak ona şiddet uygulamaktır. Bunun birey üzerinde özgüven kaybı, kendini değersiz hissetme, güven duymama gibi daha birçok olumsuz etkileri vardır. Oysa Yaratan her canlıyı yetenekli yaratmış ve onu değerli kılmıştır. İnsan yetki alanının dışına çıkarılmaya çalışılırsa stres ortaya çıkar ve olumsuzluklar meydana gelir. Şiddet ortamında büyümüş çocuk kendini çaresiz hissedecektir ve dolayısıyla her an suçluluk duyguları içinde kalmaya mahkum olacaktır” dedi.
 
Konuşmasını görsel sunumla destekleyen Şahin, resmi kayıtlardan edinilen istatistiksel bilgilere değindi ve dünyada en az 3 kadından 1 inin, Türkiye de ise her 5 kadından 2 sinin şiddete maruz kaldığını ve bunların sadece resmi kayıtlara yansıyanlar olduğunu ifade etti.
 
Sunumunun devamında, “Kadınlara yönelik fiziksel, psikolojik, ekonomik birçok şiddet örneği vardır. Eşi tarafından bir ortamda küçük düşürülen, çalışmasına izin verilmeyen, harcamaları kısıtlanan, sağlık hizmetlerinden yeterince yararlanamayan kadınlar yaşadıkları bu travmalar sebebiyle mutsuz bir yaşam sürerler. Mutsuz insan mutlu olunabilecek birçok şey varken bunları göremez. Mutsuzluğu insanın gözlerinden okunur. Şiddet insana insan olduğunu unutturur” diyen Doç. Dr. Şahin, toplumdaki bazı yanlış inanışlara da değinerek, “Sadece fiziksel şiddet, şiddet olarak görülür. Ancak en büyük şiddet duygusal olanıdır. Toplumun her kesiminde şiddet görülebilir, bunu yalnız eğitimsiz kesimle sınırlandırmak mümkün değildir” dedi.
 
Şiddetin zamanla bireyler arasındaki sevgi bağlarını kopardığını, güven duygularını yok ettiğini, bu yüzden iletişimin zorlaştığını belirten Eğitim Bilimleri Bölüm Başkanı Doç. Dr. Mustafa Şahin, şiddet olaylarına duyarsız kalmamanın görevlerimiz içinde olduğunu hatırlattı.
 
Sunumunda şiddetin sebeplerine de yer veren Doç. Dr. Mustafa Şahin,  “Sebep olarak sadece alkolden bahsetmek olmaz, aynı zamanda kişi kendini egemen kılmak için bu yola başvurur” dedi.
 
Toplumda bozulmalara sebebiyet verecek olan bu olumsuz durumların yaşanmamasının yolunun insanların vicdanlarına hitap edebilmek, sevgi ve hoşgörünün yollarını bulabilmekten geçtiğini ifade eden Şahin, bu konuda toplumun eğitimcileri durumunda olan din görevlilerine ve öğretmenlere büyük sorumlulukların düştüğünün altını çizdi ve Efendimizin hayatını yaşamımıza yansıtmamız onun uygulamalarını bilip göz ardı etmememiz gerektiğini, kültürümüze de baktığımızda Anadolu erenlerinden Yunus’tan, Hacı Bektaşi’den bahsederken bu kişilerin yaşamlarından öğütler almak gerektiğini vurguladı.
 
Şahin konuşmasının sonunda konu ile ilgili kitap tavsiyelerinde de bulundu.
 
Programın sonunda kısa bir değerlendirme konuşması yapan Kaymakam Sedat Sırrı Arısoy ise, konferansın konusunun gündemin en önemli konularından biri olduğunu belirtti. Arısoy, “Söylediğimiz şeyler sözde kalmamalı, yeri geldiğinde kadınlarımızı yere göğe koyamıyoruz ancak neticede sıkıntıyı çeken onlar oluyorlar. Çocuklarımızın başına bir kaza gelmesini istemeyiz ama bizden gelen musibet konusunda da yorum yapmayız” dedi.
 
Konuşmasının sonunda katılımcılara teşekkür eden Kaymakam Arısoy, programa katkılarından dolayı da KTÜ Fatih Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölüm Başkanı Doç. Dr. Mustafa Şahin ve Öğretim Görevlisi aynı zamanda Başkan Yardımcısı Harun Kahveci’ye birer çiçek takdim etti.
 
KTÜ Fatih Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölüm Başkanı Doç. Dr. Mustafa Şahin’in konuşmacı, Başkan Yardımcısı ve Öğretim Görevlisi Harun Kahveci’nin ise misafir dinleyici olarak katıldığı konferansa Kaymakam Sedat Sırrı Arısoy, İlçe Müftüsü Hüseyin Köksal, İlçe Vaizi Osman Öztürk, din görevlileri ve Kur’an kursu öğreticileri katıldılar.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol