Vakfıkebir'de, Çanakkale Şehitleri Anma Programı
Grup Sayfamız için

"Vatan için canlarını seve seve verenlere bir sabah namazında, hep birlikte dua için buluşuyoruz" sloganıyla programı önceden vatandaşlara duyuran İlçe Müftülüğü'nün şehitler anısına icra ettiği program, sabah namazının cemaatle kılınmasıyla başladı.

Din görevlileri eşliğinde cemaatin de katılımıyla hep birlikte okunan tesbihât, salavat-ı şerife ve tekbirler gönülleri coşturdu.

"Mukaddesatın korunması ancak bir vatan ile mümkün olabilir...

" Günün mana ve önemi ile ilgili bir konuşma yapan ve sözlerine, "Çanakkale Şehitlerimizin 100. yıl dönümünde canlarını bu vatan için feda eden şehitlerimize bir sabah namazında dua için tertiplediğimiz programımıza teşrif ettiğiniz için hepinize teşekkür ediyorum." diyerek başlayan Vakfıkebir İlçe Müftüsü Hüseyin Köksal, mukaddesatın korunmasının ancak bir vatan ile mümkün olabileceğini belirterek şunları söyledi: "İnsanoğlunun varlık sebebi Yüce Allah'a kullukta bulunmaktır. Bu kulluğun göstergeleri ise; dünyayı imar etmektir. Biraz açarsak; yaşam alanında gerekli olan ve ahiretin kazanılmasına vesile olan şeylerdir aslında insanın dünyada varlık sebebi. Biz buna kısaca "mukaddesat" diyoruz. Mukaddesatın korunması ancak bir vatanla mümkün olabilir. İnsanlığın bidayetinden bu güne gelinceye kadar, özellikle de Allah Resûlü (s.a.v)'nün dünyaya teşriflerinden ve peygamber olarak gönderilişlerinden itibaren bu hakikat açıkça görülmektedir. Bedir Savaşı, Uhud Savaşı, Ahzap Savaşı ve diğerleri aslında mukaddesatın korunmasına yönelik verilmiş olan mücadelelerin adıdır. Merhum Akif'in Çanakkale Savaşında hayatını kaybeden şehitlerimizi, "Bedr'in Aslanları" olarak nitelemesinin sebebi de budur." Bedir'de savaşanlar nasıl o gün Tevhîd'i kurtarmışlarsa, Çanakkale'de savaşanlar da mukaddesatın düşman çizmesi altında ezilmemesi adına o günün Tevhîd'ini kurtarmışlardır." "Allah Cenneti veriyor, canlarını ve mallarını satın alıyor..." Tevbe Sûresinin 111. âyetine atıfta bulunan İlçe Müftüsü Köksal, "Şüphesiz Allah, mü'minlerden canlarını ve mallarını, kendilerine vereceği cennet karşılığında satın almıştır..." buyrulmaktadır. Allah Cenneti veriyor, canlarını ve mallarını satın alıyor. İnsanın canını, malını, neslini, dinini ve aklını korumak; ki, bunlar mukaddesattır, değerlerimizdir, korunmaya muhtaçtır. Geçmişte ecdadımızın yaptığı gibi bu günün nesli de bu mukaddesatı korumakla mükelleftir. Ecdadımız bir imtihandan geçmiştir. Değerlerimizin, mukaddesatımızın çiğnenmemesinin bedelini canlarıyla kanlarıyla ödemişlerdir. O nedenle Merhum Akif Çanakkale Şehitleri için; 'Bedr'in arslanları ancak bu kadar şanlı idi' diyor" "Tarih bilinci ve şuuru oluşturmak bizim esas görevimizden bir tanesidir..." "Çanakkale'de ecdadımız yenilseydi, bu topraklarda Allah'ı anacak, O'na kullukta bulunacak kimse kalmayacaktı" ifadelerini kullanan Müftü Köksal, tarih bilinci ve şuuru oluşturmanın önemine vurgu yaptığı konuşmasında, "Yüce Mevlâ, kendi yolunda mücadele ederken öldürülenleri, ölüler zannetmeyin diyor. Evet bir can emaresi yoktur ancak; bunu siz anlayamazsınız buyuruyor. Burada bir mecaz yok hakikat var. Mecaz olsaydı Yüce Mevlâ siz anlayamazdınız buyurmazdı. Savaş zamanında savaşmak veya savaştan kaçmamak ne kadar gerekli ise; barış zamanında, rahat ve huzur içerisindeyken de o savaş anlarını hatırlayıp, yaşananlardan ibret alıp ders çıkararak bir daha böylesi günlerin yaşanmaması için gereken tedbirleri almakta bizim görevimizdir. O nedenle, tarih bilgisinden ziyade tarih bilinci ve şuuru oluşturmak bizim esas görevimizden bir tanesidir" hatırlatmasında bulundu.

"Allah şehitlerimize rahmet eylesin..."
İlçe Müftüsü Hüseyin Köksal, "Mevlâ'mız Çanakkale'de Tevhîd'i kurtaran, mukaddesatımızı çiğnenmekten kurtaran şehitlerimize rahmet eylesin. Bizlere de sağlık, afiyet ihsan buyursun" dualarının ardından İstiklâl Şairi Mehmet Akif'in, "Çanakkale Şehitlerine" adlı şiirinden okuduğu "... Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!... Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer. Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid´i... Bedr´in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi. Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? "Gömelim gel seni tarihe" desem, sığmazsın. Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb... Seni ancak ebediyyetler eder istiâb. ´Bu, taşındır´ diyerek Kabe´yi diksem başına, Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına; Sonra gök kubbeyi alsam da ridâ namıyle, Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle; ..." dizeleriyle sözlerini tamamladı.

Kur'an-ı Kerim tilavetinin ardından Merkez Eski Camii İmam Hatibi Osman Hacıahmetoğlu, Akif'in "Çanakkale Şehitlerine" şiirinden bazı dizeleri kaside edasıyla seslendirdi.

İlçe Vaizi Osman Öztürk'ün, başta Çanakkale Şehitleri olmak üzere, vatan için canlarını feda eden tüm şehit ve gazilerimiz, din ve devlet adamlarımız için; devletimizin ilelebet payidar olması, kahraman ordumuzun muzafferiyeti, milletimizin birlik, beraberlik, sıhhat ve afiyeti için yapmış olduğu dua ile program sona erdi.

Program sonrası cami çıkışında vatandaşlara Vakfıkebir Belediyesi tarafından ikramda bulunuldu.

Programa Kaymakam Yıldıray Malğaç, Belediye Başkanı Muhammet Balta, İlçe Müftüsü Hüseyin Köksal, İlçe Vaizi Osman Öztürk, bazı daire amirleri, din görevlileri ve çok sayıda vatandaşlar iştirak ettiler.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.