Vakfıkebir’de “Kutlu Doğum” Programına Yoğun İlgi
Peygamber Sevgisi Salona Sığmadı
 
Sabri Bahadır Kültür Merkezi’nde 16.04.2014 Çarşamba günü saat: 19.30’da icra edilen ve sunuculuğunu İlçe Vaizi Osman Öztürk’ün yaptığı program saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
 
Giresun Doğankent İlçe Müftüsü Mustafa Yıldız’ın Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından açılış konuşmasını İlçe Müftüsü Hüseyin Köksal yaptı. Köksal konuşmasında, 1989 yılından bu yana Diyanet İşleri Başkanlığı merkez ve taşra teşkilatlarında geleneksel olarak ve resmi bir formatla kutlanmakta olan Kutlu Doğum Haftasının özellikle son yıllarda farkındalık oluşturabilmek, toplum nezdinde Hz. Peygamberin daha iyi tanınmasına katkı sağlamak ve onun temsil ettiği anlayışı hayatın içine katabilmek için farklı temalarla işlenmeye başlandığını ve bunun bir yansıması olarak da 2014 Yılı Kutlu Doğum Haftası ana temasının “Hz. Peygamber Din ve Samimiyet” olarak belirlendiğini ifade etti.
 
Kutlu Doğum Haftası kapsamında İlçe Müftülüğü olarak gerçekleştirilen etkinliklere de değinen Müftü Köksal, “Geliri Kız Kur’an Kursu inşaatına harcanmak üzere kermes, ana program olarak konferans, hanımlara yönelik konferans, kamu kurum ve kuruluş ziyaretleri, esnaf ziyaretleri, sivil toplum kuruluşu ziyaretleri ve hastane ziyaretleri gerçekleştirdiklerini belirtti.
 
İlçe Müftüsü Köksal konuşmasının devamında ise, “Kur’an, peygamberlerin şehirlere gönderildiklerinden bahseder. Hz. Peygamber de "Ben ilmin şehriyim" ifadesiyle kendisini, şehir olarak tarif eder. Ruh sadece insanlara has değildir. Şehirlerin de ruhu vardır ve insanlarınkinden daha durudur. İnsanların ölen ruhuna karşın şehirlerin ruhları ölmez. Şehirleri kuranlar da bayındır hale getiren de yıkanlar da insanlardır. Şehirler, görevini unutan insana tepki olarak isyan hâline geçerler. İnsanın başından geçenleri yine insana hatırlatırlar. Bu nedenle insanlar ölebilir ama şehirler aslâ ölmez. Şehirleri öldüren şey, insanın unutma hâlidir, kendisine yüklenen emaneti terk etme, kendi ruhuna kastetme hâlidir. Şehrin ruhu ölünce de ortada sadece yığın kalır. Şehirlerin ruhunu dinç tutmak ve safiyetini korumak insanın hilafet ödevleri arasındadır. Bunun için maddi terakki kadar manevi terakki de önemlidir. Hatta önce ikincisinden başlamak daha doğrudur. Modern çağda her meslek grubu kendi çalışma alanında yükümlülüklerini yerine getirmeye çalışarak şehrin canlılığına katkı sağlamalıdır.

Biz de ilçe müftülüğü olarak şehrimizde eksikliğini çekmekte olduğumuz ve şehrin ruhuna dinamizm kazandıracağına inandığımız Kız Kur’an Kursu ve 
Pansiyonunun arsası ile ilgili tapu aşamasına kadar olan işlemleri bitirdiğimizi büyük bir mutlulukla bildirmek isterim. Büyük bir ihtiyacı ortadan kaldıracağına inandığımız bu eğitim kurumunun arsası ile ilgili 240 bin liralık maddi külfet, Vakfıkebirli yardımsever esnafımız ve kardeşlerimizin katkılarıyla karşılanmıştır. Bu vesile ile onlara ve maddi manevi emeği geçen herkese teşekkür etmeyi borç sayarım. Bugün itibariyle inşaat ile ilgili projelendirme çalışmalarımız devam etmektedir. İnşaat safhasında da eğitime başlandıktan sonra da şehrin ruhunu canlı tutmak için herkesin katkısını bekleyecek ve isteyeceğiz.” dedi.
 
İlçe Müftüsü Köksal konuşmasının sonunda, Hz. Peygamber (sav)’in 1443. Doğum yıldönümünü anmak, anlamak ve yaşama aktarmak için İlçe Müftülüğünce düzenlenen organizasyonlarda maddi-manevi desteklerini esirgemeyen tüm kamu kurum ve kuruluş amirleri ile çalışanlarına, ilçe müftülüğü personeline ve programa iştirak eden herkese teşekkür etti.
 
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, “Hz. Peygamber Din ve Samimiyet” konulu sinevizyon gösterisinin ardından Belediye Başkanı Muhammet Balta ve Kaymakam Sedat Sırrı Arısoy kısa birer selamlama konuşmaları yaptılar.
 
Balta, “İlçe müftülüğünün düzenlemiş olduğu etkinliğe hoş geldiniz” sözleriyle başladığı konuşmasında, “Bu gecenin onur konuğu olarak aramızda bulunan sayın il müftümüze şahsım ve ilçe halkım adına ayrıca hoş geldiniz diyor teşekkür ediyorum. Âlemlere rahmet olarak gönderilen sevgili peygamberimizin hayatı bizler için en güzel örnektir. O’nun sünneti ve ahlakı üzere bir hayat yaşamayı Allah hepimize nasip eylesin. Kalbinizden O’nun sevgisi hiç eksik olmasın. Bu duygu ve düşüncelerle kutlu doğum haftanızı tebrik ediyor, hepinize saygılar sunuyorum.” dedi.
 
Kaymakam Arısoy da programa iştirak eden tüm davetlileri sevgi ve saygı ile selamlayarak başladığı konuşmasında, sevgili peygamberimiz (s.a.v)’in doğum yıldönümünün tüm insanlığa barış huzur ve adalet getirmesi dileğinde bulundu. Kaymakam Arısoy, “Peygamberimiz insanlar arasından seçilmiş, insanlara karşı çok şefkatli ve merhametli bir peygamberdir. Sevgili peygamberimiz hayatı boyunca insanları aldatmaya yönelik hiçbir iş yapmamıştır. O hiç yalan söylememiş, insanların mallarına el uzatmamıştır. Bir hadisinde, Müslüman insanların elinden ve dilinden güvende olduğu kimsedir. Özü sözü bir olan peygamberimizin ağzından hiçbir zaman kaba bir söz çıkmamış, hiç kimsenin kalbini kırmamış, her davranışında merhameti ön plana çıkarmış ve bizlere de merhametli olmamızı öğütlemiştir. Sevgili peygamberimizin söylediği ve yaptığı işler hayatı boyunca uyum içinde olduğu için yaşadığı toplumda örnek bir kişi olarak gösterilmiş ve kendisine, “Muhammed’ül Emin” denilmiştir. Sevgili peygamberimizin örnek yaşantısının bizlere hatırlatılmasına ve anlamamıza yardımcı olacak, “Din ve Samimiyet’ konusunun işleneceği kutlu doğum haftası programının hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum” şeklinde konuştu.
 
Vakfıkebir Müftülüğü İlahi Korosunun seslendirdiği ilahilerin ardından konferans bölümüne geçildi.
 
“Hazreti Peygamber Din ve Samimiyet”
 
Trabzon İl Müftüsü Keramettin Demir’in Konferansı ilgi ile dinlendi
 
İl Müftüsü Keramettin Demir, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından bu yılki Kutlu Doğum Haftası etkinliklerinin ana teması olarak belirlenen “HZ. PEYGAMBER DİN ve SAMİMİYET” konulu konferansıyla konulu konferansta konuşandinleyenlere önemli mesajlar verdi.
 
İl Müftüsü Keramettin Demir konuşmasında, “Allah ve resulullah aşkıyla salonu dolduran hanımefendiler ve beyefendiler. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Allah’ın selamı ve bereketi hepinizin üzerine olsun. Kutlu Doğum Haftamızın bu yıl ki teması samimiyettir. Din samimiyettir. Kime karşı samimiyet? Allah’a, kitabına, peygamberine ve bütün müminlere, Müslümanlara karşı samimiyettir. O halde samimiyet nedir? Samimiyet ihlâstır. Samimiyet ihsandır. İhsan Allah’ı görüyormuşçasına ibadet etmektir. Samimiyet Allah’ın rızasını gözetmektir. Allah rızasının dışında başka bir rızayı kabul etmemektir. Samimiyeti bozan ise riyadır, gösteriştir, bencilliktir. Allah Resulü bizim için Allah’a imanda örnektir. O’nun mesajı hepimizedir. O bizim imanda örneğimiz, Allah’a karşı samimiyette örneğimizdir. Biz O peygamberi ne kadar seviyoruz? O’nun izinden ne kadar gidiyoruz? Herkes kendine bu soruları sormalıdır. Peygamberimiz şu an aramıza gelecek olsa; buyur ya resulallah diyebilecek durumda mıyız? Sevgiyi Allah’tan öğrenen Resul ashabını sevmiş, ashabı da O’nu sevmiş ve imanda kardeşlik ruhunu inşa etmişler. Bizler eğer Allah resulünün yolundan devam edersek Allah resulünün kardeşleri oluruz. Sahabe O’nu sadece sözde değil, hayatlarını feda ederek ödediler peygambere olan sevgi ve bağlılıklarını. Peki, biz O’nu nasıl seveceğiz? Sevgimizi, samimiyetimizi nasıl ispat edeceğiz? Allah’ın resulüne itaat etmeyen, Allah’ın resulünü saf dışı bırakan, Allah’ı kabul edipte peygamberi kabul etmeyen kesinlikle Allah’ı sevmiş olamaz. Allah tarafından sevilmek istiyorsak peygambere itaat edeceğiz. Peki, itaatte ölçümüz ne olacak, hangi konularda itaat edeceğiz? Onun da cevabını Kur’an’dan verelim. “Resulullah size neyi emrettiyse onu alın, neyi yasak ettiyse ondan sakının.” İşte itaatte ölçü budur. Sünnetini yaşayarak Allah resulünü sevdiğinizi izhar edeceğiz. İzini takip ederek itaatteki teslimiyetimizi göstereceğiz. Yine Kur’an-ı Kerim’de, “Eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın…” buyruluyor. O’na itaat etmekle Allah Teâlâ’nın emrine itaat edilmiş olunur. O’na itaat etmeyen ise Allah Teâlâ’ya da, gönderdiğine de iman ve itaat etmemiş olur. Bir konuda Allah resulü ne diyorsa kesin kes kabul etmek, sünnetini yaşamak O’nu sevmenin, sevgimizde samimi olduğumuzun ispatıdır.
 
“Allah’ın Kitabı Kur’an-ı Kerim’e karşı samimiyet”
 
Kur’an-ı Kerim evimizin en üst köşesinde asılı olmasaydı da masamızın üzerinde olsaydı. Keşke açıp baksaydık, açıp okusaydık. Keşke gönderilen bu mesajın ne olduğunu bilseydik. Keşke bildiğimiz anladığımız bu mesajları hayatımıza tatbik etseydik. Kur’an’a saygı, Kur’an’a teslimiyet, Kur’an’a karşı samimiyet budur işte. Ne diyordu Mehmet Akif, “İnmemiştir hele Kur'an şunu hakkıyla bilin. Ne mezarlıkta okunmak ne de fal bakmak için…” Kimileri falda, üfürükte kullanırlar, kimileri de maalesef sadece Yasin Suresi’nin mezarlıkta okunduğunu zannederler. Hayatında Kur’an’dan hiçbir eser olmayan insanın peşinden bile Kur’an okunur. Hayatta iken (sizleri tenzih ederim) yüzümüzü Kur’an’a ve kıbleye çevirmenin yoluna bakalım. Gelin olacak kızın çeyizine hediye olarak Kur’an-ı Kerim koyarlar. Peki, çeyizine Kur’an koyduğunuz o kızımız Kur’an okumasını biliyor mu? Biliyorsa ne mutlu. Ya bilmiyorsa, çeyizine Kur’an koymanın ne anlamı var?
 
”Bütün Müslümanlara karşı samimiyet”

 
Değerli arkadaşlar bizler kardeşiz, bizim kardeşliğimizi çekemeyenler var. Dün olduğu gibi bugünde var. Biz öyle bir coğrafyadayız ki, bizim memleketimiz o kadar güzel ki, bu güzellik olduğu sürece bizi rahat bırakmayacaklar. Haberiniz olsun, bizi başka türlü bölemediler. Çanakkale’de öldü dediler ölmedik. Çanakkale’yi geçip İstanbul’da rakı içeceğiz dediler, geçemediler. Ama şimdi başka türlü geçmeye çalışıyorlar. Kardeşliğimize ve bütünlüğümüze sahip çıkalım. Bir tarih bilgisidir sizinle paylaşayım. Bir zatı muhterem diyor ki: Siz Türkleri böyle yenemezsiniz. Ellerinde ki bu kara kitabı almadan onları yenemezsiniz. O kara kitap nedir? Hazreti Kur’an’dır. Onun için oyuna gelmeyeceğiz. Öyle bir kardeş olacağız ki Allah resulünün ifade buyurduğu gibi müminler birbirlerinin kardeşidir. Müminler merhametle, acımada, yardımlaşmada bir uzvun, vücudun azaları gibidir diyerek sözlerini tamamladı.
 
Vakfıkebir Kaymakamı Sedat Sırrı Arısoy, gecenin anısına İl Müftüsü Keramettin Demir’e çiçek takdim etti.
 
Programa Vakfıkebir Kaymakamı Sedat Sırrı Arısoy, Espiye Kaymakamı Osman Bilgin, Trabzon İl Müftüsü Keramettin Demir, İl Müftü Yardımcısı Ahmet Tokdemir, Vakfıkebir Belediye Başkanı Muhammet Balta, Vakfıkebir İlçe Müftüsü Hüseyin Köksal, Beşikdüzü İlçe Müftüsü Ömer Tütüncü, Tonya İlçe Müftüsü Ebubekir Bayrak, Çarşıbaşı Müftüsü Yahya Semiz, Yomra Müftüsü Hayrettin Kılıçbay, Giresun Doğankent İlçe Müftüsü Mustafa Yıldız, AK Parti İlçe Başkanı Enver İskenderoğlu, Daire Amirler, Sivil Toplum Kuruluşlarının Temsilcileri, din görevlileri ve çok sayıda vatandaşlar katıldılar.
 
Haber: Mithat GÜDÜ
 
 

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.