Kur'an baştan sona kadar katıksız ve katışıksız kul şahsiyetinin temel niteliklerinin hayat düzeni olarak benimsenmesini öngörür. Bu hususun gerçekleştirilmesinde önceliği, iman esaslarına vererek ilahi terbiyenin ruhi incelmeyi gerçekleştirmesini amaçlar. Bu şekilde gerçek özgürlüğün insanı her türlü manevi esaretten kurtarmasını ister. Allah'a iman özgürlüğünde rahatlayan ruhların bedensel davranışlarının ahlaki ilkelerle uyumlu olmasını ahiretteki mutluluk için zorunlu kılar.
           
Müminlere ait olmakla birlikte ebedi kurtuluşun; namazlara duyarlılık göstermek, boş ve anlamsız şeylerden uzak durmak, öz benliği arındırmak, saygınlığı korumak, evlilik akdiyle sahip olunan meşru eşin haricinde hiç kimseye iştah kabartmamak, emanet ve ahide sadakat göstermek, Allah'a kulluk istikrarını, gayretini ve önceliğini tüm dünyevi kaygılardan uzak tutmak, gibi birtakım şartların yerine getirilmesi de zorunlu kılınmış, düşünce yapısının dahil olduğu hayat tarzının uhrevi sonuçlarına dikkat çekilmiştir.
           
Bilgi öncülüğünde Allah'a inanarak bu imanı başka bir şeyi karışımıyla ihlal etmemek, sadece imanla yetinmeden İlahi buyruklara uymak, yasaklardan sakınmak ve yaratanın sahipliğini benimsemek, O'nun rızasını kazanmak için her iyi işe tevessül ederek O'na kullukta bulunmak, en büyük özleme ulaşmada yaratılış gayesini bir ömür sürdürmek nitelikli kulluğun kaçınılmaz unsurlarıdır.
           
Müslümanlık, salt sosyal aidiyetin kimlik belirtisi değil, insanın Allah'a gönüllü teslimiyetinin ifadesi olmalıdır.  Çünkü, Kur'an öğretilerine göre imanla amel birbirlerinden ayrılamayan iki unsurdur. Buna göre imanla ibadet arasındaki bağın kopmasına neden olan ibadet ihmalkarlığı ve gevşekliği Hakk'a vasıl olmaya ve hidayeti bulmaya engel olur. Hidayetin bulunması ise İslam'ın icrası ile mümkündür.
           
Kur'an, Allah kelamı, insanlar için bir hidayet rehberi, mü'minler için de yaşantılarını tanzim eden bir hayat kitabı, şifa ve rahmet kaynağı olması yönüyle iman dolu sinelerin gönül ışığı ve hayat düsturu olmalı, hayatın içinde yer alarak onu düzenlemesine imkan verilmelidir.  Bunun için mümin, onun belirleyici ve birleştirici ilkelerine, doğruluk ve değer ölçülerine imanı tam olmalıdır.
           
Hayatın istikamet üzere yaşanmasına vesile olması için eylem ve söylemlerle yapıp etmelerin hesabının verileceği ve karşılığının görüleceği bir günün varlığına inanılmalı, sahip olunan her şeyin emanet olduğu bilinciyle teslim edilecekleri güne kadar korunmalıdır. Emanetin muhafazası ise İslâm'ın öğretilerine uygun yaşamakla, ve bu durumun ölümden sonrasına taşınmasına yardımcı olması için Allah'a yalvarmakla gerçekleşebilir.
           
Allah Teala'dan aldığı mesajları tebliğ ederek beşerin hidayetine vesile olmada hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan Hz. Peygamber (sav), bütün sevgilerin üstünde bir sevgi ile sevilmelidir. Allah'a ve Resulüne olan baskın sevgi; arzu ve özlemlerin, önünde olmalıdır.
           
Allah'a iman ve İslam'a teslimiyetten sonra başka bir din arama macerasına kalkışılmamalı, insanın gerçek değerini Allah'a bağlılıkta bulacağı, İslâm'ın inanç ve yaşayış sistemi bir bütün olarak benimsenmelidir. Kur'an ve sünnetin belirlemede bulunduğu alanlarda başka bir tercihte bulunulamayacağı kabullenilmelidir.
           
Kulluğun kişisel planda yaşanmasıyla yetinilmemeli, her bir ferdin toplumsal ödevleri bulunduğu; İslâm'ın, diğer beşer hayatlarının kurtuluşu için hayatın egemen din olmasına gayret edilmelidir. İslam'ın toplumsal huzur ve mutluluğun ikamesine yönelik olan iman, ahlak, adalet ve kardeşlik ve daha birçok yüce değerine sahip çıkılmalıdır. Bu bağlamda cesaretle, sabırla ve sistemli insancıl bir yöntemle iyiliği teşvik etmeli, kötülükten sakındırmalı, her şeyin karşılığında ücret beklenmemelidir.
           
Bütünüyle ahlak güzelliğinden ibaret olan Kur'an'ın ilke ve esasları, Allah'a, peygamberine, müminlere ve bütün insanlara samimiyetle bağlanmada temel yaşam kıstasları bilinmelidir. İslâm'ın toplumsal tezahürleri gericilik olarak değerlendirilmemelidir.
               
Hepimiz ve hepiniz için Yüce Allah'ın hoşnut olduğu kulluğun toplumumuzda karşılık bulmasını diliyorum. Dualarda buluşmak dileğiyle.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol