İslam Dini, yatıp kalkmamızdan, oturup konuşmamıza kadar her şeyde ve her konuda orta yolu emr eden bir dindir. Ancak biz insanlar, Kur’an-ı Kerimin diğer emirlerinde olduğu gibi itidali emreden emri karşısında da haddimizi bilmedik. Hep uçlarda dolaşıp durur olduk. Severken abartır, yererken de yerin dibine sokar olduk. Bir büyüğün ifadesi ile; ” Ya sırtımıza alıp taşıyoruz, ya ayağımızın altına alıp çiğniyoruz. Öğrenemedik bir türlü yan yana yürümeyi”

Kasas suresi 77. ayet-i kerimede Yüce Mevla’mız;“Allah’ın sana verdiği şeylerde ahiret yurdunu ara, dünyadaki nasibini de unutma”  buyururken, Bakara suresi 201. ayet-i kerimede ise; “Allah’ım! Dünya’da da, ahirette de bize iyilik ver” diye dua etmemizi öğretmektedir. 

Sevgili Peygamberimiz [s.a.v] de: “İşlerin en hayırlısı, orta halli olanıdır.” 

“Orta yolu tutun ki, kurtuluşa eresiniz.”

“Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için çalış, yarın ölecek gibi de ahiret için çalış” buyurmaktadır.

Zikrettiğimiz ayet-i kerime ve hadis-i şeriflerden, aşırıya gidilmemesi, bilakis orta yolun tutulması gerektiğini anlıyoruz. 

İslam’da ifrat (aşırılık) olmadığı gibi, tefrit dediğimiz ihmalkârlık da yoktur. Her iki tutum ve davranış yasaklanmıştır. Mü’min, orta yolun adamı olmalıdır. Mü’min kişiye aşırılık yakışmadığı gibi işlerin durmasına vesile olacak kadar ihmalkârlık da yakışmaz. Sözünü ettiğim bu kural, bütün ibadetler için geçerli olduğu gibi beşeri münasebet ve davranışlarımız için de geçerlidir. Mü’min, her zaman dengeli, ölçülü, disiplinli ve programlı olmak zorundadır. Bu sadece dünya işlerinde muvaffak olması bakımından değil, ahiret işlerinde de başarabilmek, başarmak için geçerlidir. Al-i İmran suresi 110. ayet-i kerimede; “Siz, insanlar için çıkarılmış hayırlı ümmetsiniz” buyurulurken; Bakara suresi 143. ayet-i kerimede de; “Böylece sizi vasat (orta, mutedil) bir ümmet kıldık” buyrulmuştur. Her iki ayet-i kerimedeki ümmet tabirini birleştirecek olursak ortaya çıkacak olan   “vasat ümmet, hayırlıdır” mesajıdır. 

Hz. Selman-ı Farisi [r.a.] bir gün Hz. Ebu Derda’yı [r.a.] ziyaret eder. Gece olup istirahata çekildikleri anda, Hz. Ebu Derda’nın [r.a.] hemen gece ibadetine kalkıştığını görünce, Hz. Selman-ı Farisi [r.a.]  müdahale eder ve seher vaktine kadar uyumasını söyler. Bilahare birlikte kalkıp sabah namazına camiye giderler. Namaz çıkışı Hz. Ebu Derda [r.a.]  durumu Resulullah [s.a.v.] Efendimize arz eder. Hz. Peygamber [s.a.v.] Efendimiz; “Selman’ın tutumu doğrudur. Zira Allah’ın sende hakkı vardır, nefsinin ve ailenin de hakkı vardır” buyurmuşlardı. 

İbadetlerde aşırı davranışlarda bulunma makul görülmediği gibi, gündelik işlerden sayılan alma, satma, yeme, içme, giyinme, konuşma, temizlik ve çalışma gibi konularda da aşırılık makul görülemez. Normal olanı yapmamak da uygun değil normalin üzerinde bir davranış sergilemek de doğru değildir. Gündelik hayatın içerisinden olan düğün, nişan, hayır yapma, çocukları sevme/yerme, ödül ve ceza gibi konularda da çok dikkatli olmalıyız. Zira bu konulardaki yanlışlık, insanı telafisi güç durumlara düşürebilir. Özellikle çocuklarımız arasında kız erkek ayrımı yapmak, erkeğe fazla ilgi gösterip, kızları ihmal etmek son derece yanlış bir davranıştır. 

Hayatın her alanına İslam, bir denge koymuştur. Hayat, ölçülü ve dengeli yaşanmalıdır. Kâinat içerisinde her şey, bir plan ve programa göre hareket etmektedir. Bu vesileyle Kur’an bizi;  “Sakın ola, ölçü ve dengeyi bozmayın” [Rahman suresi/8] diye ikaz etmektedir. Zira biz, ölçüyü kaçırdığımız için, birçok konuda sıkıntılar yaşamaya başladık.

Konu ile ilgili birkaç örnek vermek istiyorum:

-Allah ve Resulünün koyduğu ölçüler bozulunca, ortaya bir sürü bid’at, hurafe ve inanç bozuklukları çıktı.

-Aile ve ahlaki konulardaki ölçüler bozulunca, fuhuş yaygınlaştı ve boşanmalarda artış kendisini gösterir olmuştur.

-Yemek ve beslenme konusunda denge bozuldu, kalp, şeker, kolesterol, obezite ve tansiyon gibi hastalıklar çoğaldı.

-Tabiatın dengesini bozduk, iklimler değişti, küresel ısınma tehdidi ile karşı karşıya geldik.

Konu hakkında misalleri çoğaltmak mümkündür. Ancak bu kadarı bile siz okuyucu kardeşlerime konu ile ilgili bir fikir vermiştir sanıyorum.

Öyle ise geliniz, her türlü aşırılıktan sakınalım. Yapılması icab eden hususlarda da asla ihmalkâr davranmayalım. Önemli, önemsiz ayrımı yapmadan, her işimizde ölçülü, dengeli olalım, en hayırlı olan orta yoldan ayrılmayalım.

Selam ve dualarla…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
zekeriya koçak 2017-02-09 14:04:59

hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için çalış..... sözü hadis değildir . dikkatinize

Avatar
adil hoca 2017-02-09 21:23:28

zekeriya kocak tahsilin ne saygılar

Avatar
pirifani 2017-03-10 12:21:38

alimler cogaldi kitaplar cogaldi cehalet cogaldi